Bakla’ya Uygulanan Kültürel İşlemler | Sebze Yetiştirme

Bakla ve Sulama

Kışı ılık geçiren bölgelerde sonbaharda ekilen bakla bitkisine, kış ve ilkbahar mevsimlerinde sulama yapılmaz. Yağışlar bitkiye yeterli olur. Kışı soğuk geçiren ve bakla tanelerinin ilkbaharda ekilmesi zorunlu olan bölgelerde, tohumlardan çimlenen bitki çapalandıkça ayrıca havalar sıcak ve kurak gittiği sürece düzenli olarak sulama yapılmalıdır. Sulama yöntemi olarak bölgelere göre karık veya salma sulama sistemi kullanılır. Fazla kuraklık gibi fazla nem de bitkiye zarar verir.

Bakla ve İlaçlama

Bakla bitkisine dadanacak zararlı ve hastalıklarla uzmanlara danışılıp uygun ilaçlar kullanılarak zamanında, eksiksiz ve aksatılmadan mücadele sürdürülmelidir. Baklalarda görülen en önemli hastalık bakla antraknozudur.

Bakla Antraknozu Hastalığı

Hastalık ilk olarak yeni çıkan fidelerin ilk yapraklarında ve gövdelerinde koyu kırmızımtırak kahverengi, içe çökük lekeler halindedir. Böyle fideler gelişmeden ölürler. Daha sonra belirtiler yapraklarda, damarlarda yer yer uzunlukları değişik ölçülerde önceleri kırmızımtırak kahverengi sonraları siyah lekeler, şiddetli durumlarda da damarların birleştikleri yerlerde genellikle üçgenimsi kurumalar ve bu kısımların yırtılması söz konusudur. Dallarda uzunlaşmama, içe çökük, tek tek veya birbirleri ile birleşmiş kahverengi siyah lekeler vardır. Meyvede genellikle 1 – 5 mm. çapında etrafı başlangıçta kırmızımtırak kahverengi, iç kısımları siyah, orta kısmı açık kahverengi ve içe çökük yuvarlak lekeler halinde görülür. Tohumlarda ise beyaz danelerde siyah veya kırmızımtrak kahverengi, açık renkli danelerde kırmızımtırak kahverengi yuvarlak lekeler oluşturur.

Genç fidelerde ölüme veya gelişmenin yavaşlamasına neden olur. Yaşlı bitkilerin yeşil aksamlarındaki kurumalar ve meyvelerdeki lekeler sonucu üründe kalite yönünden büyük kayıplar olur.

Etmeni fungus (mantar) olup kışı tohum içinde veya tarladaki hastalıklı bitki artıklarında geçirir. Bulaşık tohumların tarlada çimlenmesi sonucu belirtiler önce ilk yapraklarda görülür. Hastalık fidelerden etrafa çeşitli yollarla yayılır, uygun iklim koşullarında yaprak, dal veya meyvelere bulaştıktan sonra 4–5 gün içinde leke oluşturur. Hastalığın gelişmesi için en uygun sıcaklık 17–23 C’ dir.

Bakla Antraknozu Hastalığı Mücadelesi

Bakla Antraknozu Hastalığı İçin Kültürel Önlemler: En ekonomik ve etkili yöntem sağlam tohumluk kullanmaktır. Hastalıklı bitkileri tarladan uzaklaştırmak, toprağın bulaşık olduğu düşünülen tarlalarda en az 3 yıllık bir münavebe uygulamak, iyi bir drenaj, yabancı otları ortadan kaldırarak bitkilerin iyi havalanmalarını sağlamak önemli kültürel uygulamalardır.

Bakla Antraknozu Hastalığı İçin Kimyasal Mücadele: İlaçlamaya, sıcaklığın ortalama 17–23 °C arasında olduğu, orantılı nemin de %92′ nin üstüne çıktığı, 2.inci ve 3.üncü yaprakların açtığı zaman başlamak gerekirse de hastalığın yörede görülmesi ile başlamak daha pratik bir yoldur. Birer haftalık aralıklarla ilaçlamaya devam edilebilir.

Bakla bitkisinde ilaçlama:

Bakla bitkisinde ilaçlama.

Baklada Antraknoz hastalığından başka, Çikolata leke hastalığı, Bakla pası gibi hastalıklar tüm üretim alanlarında görülebilir. Bakla pası havadan rüzgarla yayılır. Diğer iki hastalık ise tohumla taşındığından temiz tohumluk kullanılması veya tohumluğun ilaçlanması gerekir. Yetişme döneminde bakla afidi, bakla tripsi, baklagil hortumlu böceği gibi böcekler sorun olabilmektedir. Zararlının yoğun olduğu durumlarda uygun bir insektisit ile kimyasal mücadele yapılır.

Bakla ve Gübreleme

Bakla, Rhizobium bakterileri yardımıyla havanın serbest azotunu köklerindeki nodozite diye anılan yumrularda bağlar ve gelişme dönemindeki azot ihtiyacının büyük bir bölümünü (%80) buradan karşılar. Söz konusu bakteriler, daha önce bakla tarımı yapılmış olan topraklarda bulunmaktadırlar. Bu nedenle pratik bakla tarımında bakteri ile aşılama yapılmamakta ve önerilmemektedir. Baklanın havanın serbest azotundan yararlanabilme özelliğinden dolayı yüksek dozda azot uygulamasına ihtiyacı yoktur. Bununla birlikte özellikle zayıf topraklarda bakteri faaliyeti başlayıncaya kadar geçen dönemdeki azot ihtiyacını karşılamak üzere bir miktar azotlu gübrenin ekiminden önce toprağa verilmesi gerekebilir. Bunun için dekara 3 kg saf azot olacak şekilde hesaplama yapılarak azotlu gübre uygulanmalı, amonyum sülfat tercih edilmelidir.

Yeterli fosfor kök gelişiminin, nodozite sayısını ve ağırlığını arttırmaktadır. Kurak ve yarı-kurak bölgelerde fosfor uygulaması önemlidir. Fosforlu gübre ihtiyacı da yine saf madde üzerinden dekara 6 kg P205 olarak hesaplanarak karşılanmalıdır. Toprak analizi yapıldıktan sonra gübreleme yapılmalıdır.

Bakla ve Yabancı Otlarla Mücadele

Bakla filizleri çıkıştan yaklaşık 1 ay sonra veya bakla belli bir büyüklüğe geldiğinde (15- 20 cm), sıra arasının, genişliğine göre ayarlanmış kaz ayağı veya freze gibi aletlerle işlenmesi hem toprağın havalanması, su tutması hem de yabancı otlarla mücadele açısından yararlıdır. Sıra arası makina ile işlense bile otun çok fazla olduğu durumlarda sıra üzerinin ele alınması gerekebilir.

Kaz ayağı ile çapalama:

Kaz ayağı ile çapalama.

Freze ile çapalama:

Freze ile çapalama.

Denemeler iyi bir ot kontrolünün verim kayıplarını %19-75 oranında önlediğini ortaya koymuştur.

Baklada önemli bir sorun canavar otu olarak bilinen orabanştır. Parazit bir bitki olan orabanş, üzerinde yaşadığı bitkiye saldığı emeçlerle bitki özsuyunu emerek zarar verir. Bitkinin ölmesi ve verimin düşmesine neden olur.

Orabanş:

Orabanş.

İlk yorumu siz yazın

Lütfen yorum bırakın.

E-mail ve isim zorunlu değildir.