Meyve Bahçesi Tesisi | Hobi Bahçeleri | Peyzaj

Meyve Türleri

Meyvelerin Meyve Özelliklerine Göre Sınıflandırılması

Meyve türleri meyvelerin özellikleri (meyve ve çekirdek yapısı) yönünden 7 grup altında toplanmaktadır.

  • Yumuşak çekirdekli meyveler: (elma, armut, ayva, alıç, muşmula, üvez, kuşburnu vb.)
  • Sert çekirdekli meyveler: (kiraz, vişne, kayısı, şeftali, erik, kızılcık, iğde)
  • Sert kabuklu meyveler: (badem, ceviz, kestane, fındık, Antep fıstığı)
  • Üzümsü meyveler: (üzüm, çilek, ahududu, böğürtlen, dut, incir)
  • Turunçgiller: (limon, portakal, altıntop, mandarin, turunç)
  • Akdeniz meyveleri: (muz, zeytin, hurma, incir, Trabzon hurması, yenidünya)
  • Keyif bitkileri: (çay, kakao, kahve)

Meyvelerin İklim Özelliklerine Göre Sınıflandırılması

Meyve türleri iklim isteklerine göre 3 gruba ayrılmaktadır.

  • Ilıman iklim meyve türleri: (Elma, armut, ayva, erikşeftali, kayısı, badem, vişne, kiraz, ceviz, kestane, üzüm, çilek, ahududu, fındık, Antep fıstığı
  • Subtropik iklim meyve türleri: (Limon, portakal, altıntop, mandarin, çay, nar, zeytin, incir, hurma)
  • Tropik iklim meyve türleri: (Hindistan cevizi, muz, mango, papatya, ananas)

Bahçe Tesisi

Meyve ağaçları dikildikleri plantasyonlarda toprağın tür ve çeşit özelliklerine bağlı olarak çok uzun yıllar muhafaza ederler. Kurulurken yapılacak hatalar, uzun yıllar sonra ortaya çıkacağından, kaybolacak ürün hem üretici hem de milli ekonomi yönünden önemlidir. Bu sebeple bir yerde meyve bahçesi kurarken hataya düşmemek için şu hususları göz önünde bulundurmamız gerekir.

  • Meyve bahçesi kurulacak yerin seçimi
  • Meyve türlerinin döllenme biyolojileri
  • Ekonomik ve kültürel şartlar
  • Fidanların dikim işlemleri
  • Dikilecek çeşitler ve anaçlara göre dikim mesafeleri

Bahçe tesisinin kurulumu:

Bahçe tesisinin kurulumu.

Meyve Bahçesi Kurulacak Yerin Seçimi

Herhangi bir yere dikilen meyve fidanının tutması, gelişmesi ve meyveye yatması, her yıl muntazam ürün vermesi, çeşit özelliklerini göstermesi ve her yönüyle başarılı bir meyvecilik yapılması için etkili temel faktörler; İklim, yer – yöney ve topraktır.

Meyve bahçe tesisi örneği:

Meyve bahçe tesisi örneği.

İklim

Meyve tür ve çeşitleri, iklim istekleri bakımından oldukça önemli farklar gösterirler. İklim faktörlerine yeterince müdahale yapılmadığı için, yetiştirilecek meyve tür ve çeşitlerini o yerin iklim isteklerine göre tespit etmek gerekir. Meyvecilikte dikkat edilecek iklim özellikleri şunlardır:

  • İlkbaharda meydana gelen geç donların tarihleri
  • Kış aylarında meydana gelen en düşük sıcaklıklar ve süreleri
  • Yaz aylarında meydana gelen en yüksek sıcaklıklar
  • Yıllık sıcaklık ortalaması
  • Yıllık yağış toplamı ve yağışların mevsimlere göre dağılımı
  • Nem
    • Toprakta Nem: Meyvenin şekil, irilik, kalite ve rengi üzerine etkilidir.
    • Havada Nem: Düşük ise dişicik tepesindeki sıvının kurumasına sebep olur ve polen tozları çimlenemez. Ayrıca meyvelerde silkmeye sebep olur. Yüksek nispi nem meyvelerde paslanmaya ve mantari hastalıkların yayılmasına sebep olur.
    • Hâkim Rüzgârlar ve Korunma: Rüzgârların bilhassa döllenme ve toprağın havalanması yönünden faydaları vardır. Rüzgâr döllenme desteklemesine rağmen rüzgârdan meyve ağaçlarımızı da korumamız lazım bundan dolayı yapılacak rüzgâr kıran tesislerinin etki derecesi, bu tesisin yüksekliği ve hava geçirgenliğine bağlıdır.

      Meyve bahçesi örneği:

      Meyve bahçesi örneği.

Toprak

Toprak meyve ağaçlarının büyümeleri, verimlilikleri, kalitesi ve depolama özellikleri üzerine etkili olan bir faktördür. Genel olarak derin, nemli ve geçirgenliği iyi olan kolay işlenebilir, humusça zengin olan topraklar en uygun bahçe topraklarıdır. Meyve bahçesi kurarken özellikleri yönünden üzerinde durulması gerekli hususlar şunlardır:

  • Toprak tipleri
  • Toprak tipleri ve taban toprağının özellikleri
  • Taban suyunun yüksekliği
  • Toprak reaksiyonu (pH) ve tuzluluk
  • Toprak yorgunluğu

Toprak Tipleri

  • Kayalıklar: Meyveciliğe pek uygun değildir.
  • Taşlı ve çakıllı topraklar: Fazla toprak ihtiva ediyorlarsa iyi sulama ve kuvvetli gübreleme ile meyvecilik yapılabilir.
  • Kumlu topraklar: Kolay işlenebilir, su tutmayan topraklarıdır. Tamamen kumdan ibaret oldukları zaman meyveciliğe yaramazlar.
  • Killi topraklar: İyi drene edilen organik gübreleme ile meyvecilik yapılabilir.
  • Kireçli topraklar: Killi toprağın özelliklerine çok benzer, kireç oranına göre farklı meyveler yetiştirilebilir.
  • Tınlı topraklar: Meyvecilikte en makbul topraklardır.
  • Humuslu topraklar: Kolay işlenebilirler. Meyveciliğe çok uygun topraklardır.

Toprak derinliği ve taban toprağının özellikleri: Meyve ağaçlarının kökleri tür ve çeşit özelliğine bağlı olarak 1-8 m arasında uzar. Ancak en az 1 m aynı profile sahip toprak meyvecilik için gereklidir.

Taban suyu yüksekliği: Toprak yüzeyine yakın kök yapan meyve ağaçları için 1 m, diğerleri için ise 2 m’den daha yukarı çıkması istenmez.

Toprak reaksiyonu ve tuzluluk: Toprak reaksiyonu pH ile gösterilir. Meyve ağaçlarının önemli bir kısmı pH 6-8arasında başarı ile yetiştirilirler. Tuzların toprakta yığılmaları tuzlulaşmaya sebep olur.

Toprak yorgunluğu: Uzun yıllar aynı bahçede bir tek meyve türünün yetiştirilmesi sonucu, her türlü teknik ve kültürel şartlar yerine getirilse de iyi gelişmedikleri görülür.

Gelişmekte olan bir bahçe:

Gelişmekte olan bir bahçe.

Yer ve Yöney

Yer: Bazen yerel iklim şartları o derece büyük değişikliklere sebep olur ki, içinde bulundukları ana iklim bölgesinde yetişmeyen meyve tür ve çeşitleri bu yerel iklimde normal olarak yetiştirilebilirler. Topografik bakımdan meyve bahçesi tesisi için en uygun yerler, etraftaki araziden kısmen yüksek ve hava drenajı iyi olan yerlerdir. Soğuk hava yukarıdan aşağıya doğru aktığı için, böyle yerlerde don tehlikesi çok azdır.

Meyve Seçimi ve Kültürel Bakımı

Meyve Tür ve Çeşit Seçimi

Bir bahçede farklı türlere yer verilecekse her tür için ayrı parseller oluşturulmalıdır. Türlerin sulama, gübreleme, ilaçlama gibi bakım tedbirleri farklıdır. Bu nedenle türlerin karışık dikilmesi sakıncalıdır. Meyve bahçesi tesisinde tür içinde de farklı çeşitlere yer verilmelidir. Örneğin; elmada Golden delicious yanında Starking delicious ya da Grany Smith’e de yer verilmelidir. Bahçede farklı çeşitlere yer vermenin birçok yararı vardır. Bilhassa kiraz, erik, kayısı gibi meyvelerde, bahçede mutlaka uygun sayı ve düzende tozlayıcı çeşide yer verilmelidir. Tozlayıcı çeşidin sayısı 1/3 ile 1/9 oranında değişebilir. Bu oran tozlayıcı çeşidin kalitesine göre ayarlanır. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli konu tozlayıcı çeşidin asıl çeşitle uyuşmazlık göstermemesi ve aynı zamanda çiçek açmasıdır. Ayrıca, tozlayıcı çeşit bahçe içinde düzenli olarak dağıtılmalıdır. Bunun yanında çiçeklenme zamanında çiçeklerdeki çiçek tozlarının dişicik tepesine taşınarak döllenme olayının gerçekleşebilmesi için yoğun arı faaliyetinin olması gerekir. Bunun için çiçeklenme zamanında her 5 dekar için bir arı kovanının bulundurulması zorunludur. Bahçede tozlayıcı çeşit bulundurulmazsa veya tozlayıcı çeşitler bahçe içerisine düzenli dağıtılmazsa çeşitler çok çiçek açsa bile meyve bağlamayabilir. Bu durum çok kaliteli bir kiraz çeşidi olan Salihli (0900-Ziraat) kirazında, papaz eriğinde çok belirgin olarak görülmektedir. Bahçesinde bu çeşitler için yeterli sayı ve düzende tozlayıcı bulundurmayan yetiştiriciler çok az verim almaktadır. Meyve türlerinin çoğu çeşitlerinde tozlayıcıya yer verilmediği zaman benzer verimsizlikler görülmektedir.

Meyve Fidanının Dikilmesi ve Taçlandırılması

Ülkemizde meyvecilikte verimliliği azaltan, ağaçların ileriki yıllarda gelişmesini etkileyen en önemli faktörlerden biri de meyve fidanının seçimi, dikimi ve daha sonra şekil verilmesidir.

Ülkemizde birçok yetiştirici çok gelişmiş kalın gövdeli, yan dalları fazla olmayan, yüksek boylu fidanları tercih etmektedir. Bu tercih yanlıştır. En iyi fidan 2-2.5 cm gövde kalınlığında 1.5-2 metre boyunda yan dalları ve çok sayıda saçak kökü olan fidandır. Çok büyük fidanlarda saçak kök az olduğundan, fidanın tutması zor olur. Ayrıca alt kısımlarında canlı tomurcuk veya dal bulunmayan yüksek boylu fidanlarda ilk yıllarda gövdede güneş yanıklığı da meydana gelir. Modern meyvecilikte ağaçların 40 cm civarında dallanması istendiğinden yüksek boylu fidanın alınmasının bir anlamı bulunmamaktadır. Bu nedenle 40-60 cm civarından dallanarak iyi bir şekil oluşturmaya uygun olan saçak köklü fidanların tercih edilmelidir.

Yukarıda özellikleri belirlenen fidanların dikiminde iki konuya dikkat edilmelidir. Fidan dikiminde; çukurun derinliği ne olursa olusun fidan, fidanlıktan söküldüğü yere kadar dikilmelidir. Hatta ağır topraklarda, toprağın sonradan oturacağını ve kök boğazı seviyesinin aşağı ineceğini düşünerek toprak seviyesinin 3-4 cm üstünde dikilir. Birçok zaman söylenen, aşı noktasına kadar dikim de derin dikim sayılır. Çünkü aşı noktası, aşının yapılış yerine bağlı olarak yüksekte olduğunda, bu noktaya kadar dikimde kökler derinde kalır. Bu da köklerin gelişmesini engeller. İleriki yıllarda ağaç zayıf gelişir.

Köklerin iyi gelişmesi için su, sıcaklık ve oksijen gerekir. Bu faktörlerden ikisi, sıcaklık ve oksijen toprak yüzeyinde daha çoktur. Toprağın alt tabakaları oksijence fakirdir ve geç ısınır. Derin dikim, fidanın susuz kalmaması ve rüzgârdan yıkılmaması sebebiyle yapılmaktadır. Normal dikimin bu sakıncalarını ortadan kaldırmak için dikimden sonra bolca can suyu verilmelidir. Toprağın yapısına bağlı olarak, dikimi izleyen ilkbahar ve yaz aylarında, her 5-10 gün de bir sulanmalıdır. Mutlaka fidanın dibine kazık çakılmalıdır. Rüzgârdan devrilmemesi için fidan bu kazığa bağlanmalıdır. Bunun yanında dikiminden önce mutlaka kök ve taç budaması da yapılmalıdır. Dikimi izleyen aylarda ve yıllarda fidanın gelişmesi takip edilmelidir. Sürgünlerin yeri ve kuvvetine göre ağaca şekil verilmelidir. Bu amaçla yan dal oluşturmak için kuvvetli sürgün oluşturanlarda (sürgün uzunluğu 40-60 cm olduğunda) Mayıs-Haziran aylarında veya kış aylarında uç alınmalıdır. Aynı dönemlerde dallar bükülerek dal açıları genişletilmeli veya boşluklara yönlendirilmelidir. Bu işlem, ağaçlar verime yatıncaya kadar ve tam şekli oluşturuluncaya kadar her yaz ve kış aylarında yapılmalıdır.

Genel kural olarak; genç ağaçlarda şekil vermek için fazla dal çıkarmadan, daha çok dal bükülür. Yan dal oluşumu için uç alınır. Fidan, dikiminden itibaren iyi takip edilmeli ve ağaç dallarına yukarıda anlatılan müdahaleler yapılmalıdır. Bunlar yapılırsa ağaç, hem erken verime yatar ve hem de çok iyi şekil verilmiş olur.

Şekilderilmiş bir meyve hobi bahçesi-1:

Şekilderilmiş bir meyve hobi bahçesi-1.

Şekillendirilmiş bir meyve hobi bahçesi-2:

Şekillendirilmiş bir meyve hobi bahçesi-2.

Dikilecek Çeşitler ve Anaçlara Göre Dikim Mesafeleri

Uygun bir meyve fidanında (uygun bir anaç üzerinde) aranan özellikler şunlardır:

  • İsmine uyun olması
  • Uygun anaç üzerine aşılı olması
  • Fidanın bir yaşında olması
  • Çeşidin ve anacın gerektirdiği boyda ve kalınlıkta olması
  • Gövdenin düzgün ve pişkin, gözlerin iyi teşekkül etmiş olması
  • Aşı yerinin kapanmış olması
  • Bol saçak köklü olması ve her yöne dağılması
  • Hastalık ve zararlılardan ari olması

Fidanların Dikim İşleri

Bahçe Yerlerinin Dikime Hazırlanması
Meyve bahçesi kurulacak yer yeni bir arazi, diğer ürünlerin yetiştirildiği bir yer veya eski bir meyve bahçesi olabilir. Böyle yerleri tek tek incelersek ne zaman meyve bahçesi kurulacağını daha iyi anlarız.

  • Fundalık arazide meyve bahçesi kurmak: Bir yıl sürülerek tarla ekilir. O yıl meyvecilikte kullanılmaz.
  • Orman açmaları: Meyve bahçesi kurmak için iki yıl tarla bitkileri ekilir, üçüncü yıl meyvecilikte kullanılır.
  • Eski meyve bahçeleri: En az 2 yıl tarla bitkilerine ayrılır. Tür değiştirilerek meyvecilik yapmak faydalıdır.
  • Bataklık ve turbalar: Kurutulan arazi iyi drene edilirse, iki yıl tarla bitkilerinden sonra meyvecilik yapılabilir.
  • Tarla yerine meyve bahçesi kurma: Toprak hazırlığı yapılır. O yıl meyvecilik yapılabilir.

    Kullanılacak anaçlara göre meyve fidanlarının ortalama dikim aralıkları (m):

    Kullanılacak anaçlara göre meyve fidanlarının ortalama dikim aralıkları (m).

Toprak Tesviyesi
Sulama, toprak işleme, gübreleme, mücadele ve hasat işlemlerinin daha kolay yapılabilmesi için, tesviye edilmiş bir bahçeye ihtiyaç vardır. Tesviye edilecek yerin büyüklüğü ve tesviye işinin durumuna göre bel, döner pulluk, tesviye bıçağı veya skrayper ile tesviye yapılır. Böylece arazi istenilen şekle sokulmuş olur.

Armut fidanları:

Armut fidanları.

Bahçenin Çevrilmesi
Yeni dikilen fidanların hayvanlardan korumak, arazinin çevresini belirlemek ve rüzgârın etkisini azaltmak için arazi çevirmesi yapılır. Ekonomik durum veya amaca göre kullanılacak malzemeler şunlardır:

  • Dikenli teller,
  • Taş duvarlar,
  • Kuru veya yeşil çitlerdir.

Dikim Şekilleri
Düz arazilerde genellikle kare, dörtgen, satranç ve üçgen dikim uygulanır. Meyilli arazilerde terasların eğrilerine paralel şekilde kontur dikim uygulanır.

Belirli bir alana dikilecek fidan miktarının hesabı:

Belirli bir alana dikilecek fidan miktarının hesabı.

Fidan Yerlerinin İşaretlenmesi ve Fidan Çukurunun Açılması
Dikimden önce fidanların geleceği yerler dikim kazıklarıyla işaretlenir. Bu amaçla ilk olarak bir ip alınır. Bu ipin üzeri ağaçlara verilecek aralığa göre renkli bezlerle veya iplerle işaretlenir. Bundan sonra ip bahçenin üst kenarına düzgün bir şekilde gerilir. Bu hat çekilirken, sıra arası uzaklığın yarısı kadar olmak üzere bahçe sınırından içeriye girilir. İpteki işaret yerlerinin toprak üzerine düştükleri yerlere birer kazık çakılır. Bundan sonra ip kaldırılır ve daha önce çekilen ipe tam dikey gelecek şekilde tarlanın yan tarafına çekilir. Bu kısım da aynı şekilde işaretlenir.

Dikim tahtası ile fidan dikimi:

Dikim tahtası ile fidan dikimi.

Daha önce işlenmiş ve kirizma edilmiş topraklarda, dikimden bir hafta önce veya hemen dikim sırasında fidan çukurlarını açmak gerekir. Fidan çukurları açıldıktan sonra ikinci bir işaretleme yapmamak için, çukurlar açılmadan önce dikim tahtasıyla işaretleme yapılır.

Dikim tahtası 1.5 metre uzunlukta, birbirinden eşit aralıkta, üç kertiği olan bir tahta latadır. Çukur açılmazdan önce bu latanın ortadaki kertiği daha önce yapılmış olan işaretlemede çakılmış olan kazığın üzerine geçirilir. İki uçta kalan iki kertiğe birer kazık çakılır. Bundan sonra ortadaki kazık çıkarılarak çukur açılır. Dikim sırasında dikim tahtası başlardaki kazıklara göre yerleştirilince, ortadaki kertik fidanın dikileceği yeri gösterir.

Sık dikilmiş meyve bahçesi:

Sık dikilmiş meyve bahçesi.

Fidan çukuru açılırken üstten çıkan işlenmiş toprak çukurun bir yanına, alttan çıkan toprak ise karşı yanına konur. Fidan çukurları genellikle 50-70 cm genişliğinde ve 50-70 cm derinliğinde açılır. Büyük kuruluşlarda çukur açma giderlerini azaltmak için, traktöre monte edilen çukur açma burguları kullanılır.

Fidanların Dikimi
Fidanlar dikilmeden evvel budanırlar. Buna dikim budaması denir. Bu budama ile fidanların söküm sırasında ezilen, kopan, yaralanan kökleri kesilir. Birbirinin üzerine gelen kökler çıkarılır. Fidanda eğer dallanma varsa mutedil iklimlerde dikimde, karasal iklimlerde (yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlı iklimler) gözler şişmeden yere bakan ikinci göz üzerinden budanırlar. Bu, fidana ileriki devrelerde istenilen şekli vermeye yardımcı olur. Fidanı yerine dikerken, dikim tahtası daha önce çakılmış olan yan kazıklara oturtulur. Böylece tahtanın ortasındaki oyuk fidanın yeri olur. Fidanın aşı yerinden 10 cm kadar yukarıya gelen kısmı oyuğa çakıştırarak toprak doldurmaya başlanır. Önce üst toprak, sonra da alt toprak çukura doldurulur. Doldurma sırasında ve sonunda, tavsiye edilen dozda gerekli gübre atılır, iyice sıkıştırılır ve hemen sulama yapılır.

Fidanların Dikim Zamanı
Genel olarak fidanlar Aralık’tan Mart ayı sonuna kadar dikilebilirler. Kışları çok sert geçmeyen veya toprağın karla örtülü bulunması sebebiyle toprağın derinlerine kadar donmadığı yerlerde sonbahar dikimi yapılır. İlkbaharda yapılacak dikimler bilhassa geç kalınırsa çok tehlikelidir, fidanların tutma oranı düşer.

Fidan dikimden sonra gerekirse yapılan destekleme işlemi:

Fidan dikimden sonra gerekirse yapılan destekleme işlemi.

Meyvelerde Hasat

Meyvelerde Hasat Ölçütleri

Ülkemiz birçok meyvenin anavatanı ve üretim merkezidir. Birçok meyve türünde ürettiğimiz miktarlar ile dünya sıralamasında ilk sıralarda yer almaktayız. Ancak ne yazık ki bu üretimin % 30-40’lık bir kısmı tüketiciye ulaşmadan kaybolmaktadır. Gelişmiş ülkelerde bu oranın % 5’i geçmediği düşünülürse ülkemiz açısından kayıpların önemi açıkça ortaya çıkmaktadır. Bu kayıpların sebeplerinin başında her meyve tür ve çeşidin en uygun zamanda hasadının yapılamaması sonucu özellikle depolamada meydana gelen kayıplardır.

Hasatta kasalanan meyveler:

Hasatta kasalanan meyveler.

Erken Hasadın Sakıncaları

  • Erken toplanan meyveler henüz yeterli irilik, şekil ve ağırlığa ulaşmamışlardır. Bu nedenle meyveler küçük ve verim düşük olur.
  • Erken toplanan meyvelerde yeteri kadar şeker birikmediği ve bazı burukluk veren maddeler gereği kadar azalmadığı için tat ve lezzet iyi olmaz.
  • Erken toplanan meyvelerde zemin (taban) renginin yeşilden sarıya dönüşmesi iyi olmadığı ve çeşidin kendine has üst rengini yeterince oluşturmadığı için dış görünüş bozuk olur.
  • Zamanından önce toplanan meyvelerde kabuk yapısına bağlı olarak su kaybı hızlı olur ve bu meyveler çabuk buruşurlar.
  • Erken hasat edilen meyvelerde çeşitli fizyolojik bozukluklar meydana gelebilir.
  • Erken dönemde meyvelerin dala tutulmaları iyi olduğundan hasat zorlaşır.

Geç Hasadın Sakıncaları

  • Geç toplanan meyvelerde olgunluk ilerlemiş olduğundan hasat sonrası dayanma süreleri kısalır ve çabuk berelenirler.
  • Meyvede asit kaybı fazlalaştığı için tat ve lezzet bozulur, ürün yavan bir tat alır.
  • Geç hasat edilen meyvelerde de fizyolojik bozukluklar oluşabilir.
  • Hasat önü meyve dökümleri artar.
  • Geç hasatta ürün için daima bir risk vardır.

Meyvelerde Kullanılan Hasat Kriterleri

  • Kabuk alt (zemin rengi)
  • Kabuk üst rengi
  • Meyve eti sertliği
  • Nişasta miktarı
  • Meyve suyu miktarı
  • Suda çözünen kuru madde miktarı
  • Asit miktarı
  • Olgunluk oranı (Kuru madde/Asit)
  • İrilik ve şekil
  • Meyvenin daldan ayrılma durumu
  • Meyve etinin çekirdekten ayrılma durumu
  • Gelişme süresi ( tam çiçeklenmeyle hasat arası)
  • Tam çiçeklenmeden sonraki sıcaklık toplamı
  • Aroma (koku) durumu
  • Solunum hızı
  • Daldan kopma
  • Özgül ağırlık
  • İç etilen miktarı
  • Çekirdekten ayrılma durumu
  • Etli kabuk çatlaması

Meyve bahçelerinde hasat şekillerinden biri:

Meyve bahçelerinde hasat şekillerinden biri.

Nasıl Hasat Etmeliyiz?

  • Meyve koparılırken avuç içine oturtulur ve yandan yukarı kaldırılırken dala bağlandığı noktadan bir dönme verilir. Güç kopan meyvelerde, baş ve işaret parmağı bu noktaya bastırılır. Meyvenin basitçe çekilmesi veya döndürülmesi sapın kopmasına ve kabuğun sıyrılmasına neden olur.
  • Meyve daldan çekilirken dallara çarpılmamalı ve usulca toplama kabına konmalıdır.
  • Meyve parmaklarla sıkılmamalı, tırnak ve yüzüklerle çizilmemelidir.
  • Sert zemine 10 cm’den, meyve üzerine 20 cm’den düşen meyve kalıcı şekilde zararlanır.
  • Kullanılan toplama kapları ve bahçe kasaları pürüzsüz olmalıdır. Kaplar aşırı doldurulmamalı ve gölgeye bırakılmalıdır.

Depoya Taşıma

  • Hasat edilen meyve en kısa sürede, zararlanmadan depoya ulaştırılmalıdır. Hasattan sonra bahçede geçen her gün hatta her saat meyvenin hem ağırlığının azalmasına hem de depo ömrünün ciddi olarak kısalmasına yol açar. Meyveler güneş, yağmur ve rüzgârdan korunmalıdır; yükleme ve boşaltma sırasında hırpalanmamalıdır.
  • Hasattan sonra depo dışında geçen her gün 15–20 günlük depo ömrü kaybı demektir.

Meyve Yetiştiriciliğinde Hasattan Sonra Sonbaharda Yapılması Gereken İşler

Hasat ettiğin bahçenden gelecek yıllar ucuz, kaliteli ve bol mahsul almak istiyorsan aşağıda belirtilen işlemleri ihmal etmeden yerine getirmen gerekmektedir.

  • Hastalık ve zararlılara karşı sonbaharda alınacak kültürel önlemler
  • Sonbaharda gübreleme ve toprak işleme

Hastalık ve Zararlılara Karşı Sonbaharda Alınacak Kültürel Önlemler

Meyve bahçelerinde ve bağlarda zarar yapan hastalık ve haşereler (zararlılar) kışı çoğunlukla sonbaharda dökülen yapraklarda, ağaçlarda kalan mumyalaşmış meyvelerde, yere düşmüş çürük meyvelerde, kurumuş dallarda ve kavrulmuş kabuk altlarında geçirirler. İlkbahardaki zararlarını buradan kaynaklanarak yaparlar. Önemli hastalık ve zararlıların (haşerelerin) kışı nasıl geçirdikleri aşağıda belirtilmiştir.

Karaleke: Elma karalekesi mantarları kışın dökülen yapraklarda, armut karalekesi ise sıracalı dal uçlarında geçirirler.

Monilya mantarı: Elma, armut, ayva, erik, kiraz, kayısı ve şeftali monilyası ölü dal uçlarında, kurumuş ve mumyalaşmış meyvelerde geçirirler.

Yaprak delen (Çil) hastalığı: Ağaçlarda asılı kalan (mumyalaşmış) meyvelerde, dökülmüş yapraklarda, dal yaralarında ve özellikle ölü tomurcuklarda geçirirler.

Kabuklu bitler: Daha çok zayıf kurumuş ve hastalıklı ağaçlarda geçirirler.

Büyük armut piresi: Ergin böcek olarak ağaç kabuklarında kışlarlar.

Kırmızı örümcekler: Yumurta olarak tomurcuklarda, dalların çatlaklarında ve kabuk altlarında bulunur.

Elma iç kurdu: Kışı larva (kurt) olarak meyve ağaçlarının kabuk ve çatlakları arasında geçirerek ilkbaharda pup olurlar.

Bağ mildiyösü mantarı: Kışı yere düşmüş yaprakların içinde geçirir. Yaprakların çürüyerek yok olmasından sonra serbest kalır.

Asmalara arız olan kırmızı örümcek: Kışı omcanın yaşlı kabukları altında koloniler (topluluklar) halinde geçirir. Bu örümcekler omcaya destek olarak kullanılan kazıkların çatlaklarında ve yere dökülen bitki artıklarında da görmek mümkündür.

Bu durumda yetiştirici olarak yapılacak iş gayet açıktır. Bu da ertesi yıl yetiştireceğimiz ürüne ve ağaçlarımıza saldıracak bu zararlıların kışlık formlarının yok edilmesidir. Böylece yazlık ilaçlama masrafı azalmış olacağı gibi, insan ve hayvan sağlığına da olumlu yönde etki edilmiş olacaktır.

Yetiştiricinin kışa girmeden, bu konuda yapacakları işleri şöyle sıralayabiliriz:

  • Yere dökülen yaprakların toplanması,
  • Özellikle Ankara armutlarında sıracalı dalların ve sürgünlerin ayıklanması,
  • Bütün meyve ağaçlarında kuruyan dalların ve kurumaya başlamış ağaçların kesilerek bahçeden uzaklaştırılıp, yakılarak yok edilmesi,
  • Sıvama halinde kabuklu bit (koşnil) bulunan dalların kesilip, yakılması,
  • Özellikle yaşlı ağaçların çatlamış, mantarlaşmış ve kavlamış kalın kabuklarının toplanıp, yok edilmesi,
  • Ağaçta asılı kalmış (mumyalaşmış) meyvelerle, ağaç diplerindeki çürük meyvelerin bahçeden uzaklaştırılmasıdır.

Sonbaharda Gübreleme ve Toprak İşleme

Yetiştiricilerin ihmal ettikleri işlerden biri de sonbaharda hiç değilse üç yılda bir yapılması gereken çiftlik gübresi ve fosforlu gübre uygulamalarıdır. Bilindiği gibi çiftlik gübresi besin değeri yanında toprağın yapısını da ıslah eder. Yani toprağın ısınmasını, havalanmasını, su tutma kapasitesini artırmasını ve topraktaki mikroorganizma denilen canlıların faaliyetlerinin artmasını sağlar. Hayvan gübresi aynı zamanda kireçli topraklarda meyve ağaçlarında görülen sararmaları da bir ölçüde önler. Bu yüzden meyve yetiştiricilerinin üç yılda bir sonbaharda dekara 3 ton hayvan gübresi vermeleri gerekir. Çiftlik gübresi ya ağaçların dal izdüşümüne, ya da sıralar arasına verilerek, bahçenin sürülmesi ya da bellenmesi çok yararlı olur.

Fosforlu gübreler de etkinliklerini 2–3 yıl devam ettirdiklerinden ve toprakta çok yavaş hareket ettiklerinden yine 2–3 yılda bir ağaç başına 1- 1,5 kg triple süperfosfat verilmesi gerekir. T. Süperfosfat gübresi ağaçların taç izdüşümüne açılacak 20 cm derinliğindeki banda, pullukla açılacak karığa veya gövdesine göre 120 derecelik açılarla, üç değişik yönde belle açılacak çukurlara verilip, üzeri kapatılması gerekmektedir.

Gübrelemeden sonra toprağın her iki yönde pullukla derince sürülerek kışa bu şekilde girilmesi, yağacak yağmur ve kar sularının toprağa iyi işlemesine imkân verir. Bu uygulama sonunda bahçe toprağı baharda oldukça kabarır ve yumuşak olacağından havalanma, nem muhafazası ve mikroorganizma faaliyetleri teşvik edilmiş olur. İkinci sürümün mutlaka meyile dik sürülmesi gerekir. Böylece hem daha çok yağmur suyunun tutulması sağlanır, hem de aşırı yağışların toprağı sıyırması önlenir.

İlk yorumu siz yazın

Lütfen yorum bırakın.

E-mail ve isim zorunlu değildir.



Sayfa Başı