Sebze Bahçesi Tesisi | Hobi Bahçeleri | Peyzaj

Sebze Bahçesi Tesisi

Floridada bir sebze bahçesi:

Floridada bir sebze bahçesi.

Sebzelerin Sınıflandırılması

Kültüre alınmış olan sebzelerin incelenmesinde kolaylık olması amacıyla sebzelerin sınıflandırılması değişik şekillerde yapılmaktadır. Ülkelere göre değişik sınıflandırma sistemleri kabul edilmiş olmasına rağmen sebzeler;

  • Yetişme mevsimlerine göre,
  • Kültürlerine (yetiştirme sistemlerine) göre,
  • Yenilen kısımlarına göre,
  • Botanik özelliklerine göre sınıflandırılmaktadır.

Sebzelerin Yetişme Mevsimlerine Göre Sınıflandırılması

Sebze bahçe tesisi:

Sebze bahçe tesisi.

Bu sınıflandırma sisteminde, sebzenin soğuk koşullara dayanma özelliği esas alınmaktadır. Çünkü çoğu sebzenin yetiştiği mevsim ve soğuklara dayanma gücü farklıdır. Kışlık sebzeler diye tanımlanan lahana, ıspanak, havuç vb. gibi sebzeler Ege ve Akdeniz Bölgelerinin kış soğuklarına dayanabilmelerine rağmen domates, hıyar, biber ve fasulye gibi yazlık sebzeler düşük sıcaklıklardan büyük oranda zarar görmektedirler. Sebzeleri yetişme mevsimlerine göre aşağıda verildiği şekilde iki ana grupta toplamıştır.

Serin İklim sebzeleri:

Serin İklim sebzeleri.

Sıcak İklim Sebzeleri:

Sıcak İklim Sebzeleri.

Yetiştirme mevsimlerine göre yapılan bu gruplandırmada yer alan serin iklim sebzelerinin aylık ortalama sıcaklığın 15-18 °C olduğu ortamlardan en iyi gelişmeyi gösterdiği, maksimum 27-30°C, minimum ise 2-4 °C sıcaklık sınırları arasında bitki gelişmesinin devam ettiği belirtilmektedir.. Buna karşılık sıcak iklim sebzelerinin optimum 25–30°C ve minimum 9-10°C sıcaklıklarda gelişme gösterdiği ifade edilmektedir.

Sebzelerin Kültürlerine (Yetiştirme Sistemlerine) Göre Sınıflandırılması

Bu sınıflandırma sisteminde ise sebzenin yetişme döneminde uygulanan değişik işlemler esas alınmaktadır. Tohum ekiminden sonra bitki gelişim dönemi ve hasat dönemine kadar yapılan işlemleri aynı olan sebzeler genelde aynı grupta toplanmaktadır. Bu sınırlandırma sistemi familyalarına göre yapılan sınıflandırmaya benzerlik göstermesine rağmen pratik bir sınıflandırma olması nedeniyle bugün çoğu literatürdeki sınıflandırmalarda esas alınmaktadır. kültürlerine göre sebzeleri aşağıdaki şekilde sınıflandırmıştır.

Sebzelerin Kültürlerine (Yetiştirme Sistemlerine) Göre Sınıflandırılması:

Sebzelerin Kültürlerine (Yetiştirme Sistemlerine) Göre Sınıflandırılması.

Yetiştirilen sebzeler:

Yetiştirilen sebzeler.

Sebzelerin Yenilen Kısımlarına Göre Sınıflandırılması

Bu sınıflandırma sisteminde de sebzeler değerlendirilen kısımlarına göre sınıflandırılmaktadır. Sebzelerin değerlendirilen kısımları ve değerlendirilme şekillerinin ülkelere göre bazı farklılıklar göstermesi bu sınıflandırma sistemini zorlaştırmaktadır. Ayrıca sebzeleri yenilen kısımlarına göre kesin bir çizgi ile ayırmak da oldukça zordur. Çünkü fasulye ve bakla hem taze hemde kuru, biber ve patlıcan yine hem taze hem kuru, kereviz ve pırasanın hem toprak altı hemde toprak üstü kısımlarının değerlendirilmesi gibi özellikler bu sistemde zorluklar çıkarmaktadır. Bu zorluklara rağmen Bayraktar (1981) sebzelerin ülkemizdeki değerlendirme şekillerini de esas alarak sebzeleri yenilen kısımlarına göre aşağıdaki şekilde sınıflandırmıştır:

Sebzelerin Yenilen Kısımlarına Göre Sınıflandırılması:

Sebzelerin Yenilen Kısımlarına Göre Sınıflandırılması.

Sebzelerin Botanik Özelliklerine Göre Sınıflandırılması

Bitkilerin sınıflandırılmasında kullanılan en yaygın sistem sistematik bilimcisi Linne tarafından geliştirilmiş olan botanik sınıflandırmadır. Botanik sınıflandırmada türler daha çok çiçek yapıları dikkate alınarak sınıflandırılmaktadır. Tür isimleri ise latince olarak verilmektedir. Botanik olarak sınıflandırılmış bir tür, dünyanın her yerinde aynı isimle bilinir. Botanik özellikleri esas alınarak yapılan bu sınıflandırma sisteminde, ıslah çalışmaları ve eğitim programlarında çalışan bazı araştırıcılar ve bu konuda ün yapmış botanikçiler, kültüre alınmış sebzeleri:

  • Familyalarına göre
  • Çiçek ve döllenme biyolojilerine göre olmak üzere iki başlık altında sınıflandırmaktadırlar.

Ekolojik Faktörler

Bir sebze bahçesi için, bol ışık alan, yağışı en az 600 mm civarında bulunan ve yıllık yağışın büyük bölümü yağmur şeklinde geçen ve özellikle sebzelerin yetiştiği vejetasyon dönemine eşit olarak dağılmış olan, ilk ve son donlar arası en az 6–8 ay gibi uzun bir süreyi içeren, ortalama senelik sıcaklığı 15°C, ayrıca yetiştirme döneminde ortalama sıcaklığı 15-30°C arasında değişen % 60-80 civarında nemi bulunan kuru sıcak ve soğuk, kuvvetli rüzgâr esmeyen, kuytu, fakat havalanabilen yerler seçilmelidir. İklim, değiştirmeye fazla olanak olmadığı için özellikle ele alınması gereken faktörlerden birisidir. İklim uygun olduğu zaman, böyle bir yerde ikinci koşul topraktır. Toprağın kısmen başlangıçta iyi seçilmesi, sonradan ıslahı ve gereksiz para harcamaya meydan vermez. İdeal bir sebze bahçesi toprağında şu 5 özellik bulunmalıdır.

1. Toprak sıcak olmalı,
2. Toprak biraz nemli ve süzek olmalı,
3. Toprak derin ve gevşek olmalı,
4. Toprak yumuşak ve humusça zengin olmalı,
5. Toprak besin maddelerince zengin olmalıdır.

Bu 5 özelliği içerisine alan ideal bir sebze bahçesi toprağı, yıllarca düzgün bir şekilde işlenmiş, gübrelemiş, ekim nöbetine uygun yetiştiricilik yapılmış, içerisinde kum bulunan nemli, sıcak, humuslu, tınlı ve % 4 kireç içeren bir topraktır.

Suyun Önemi: Suyun bulunmadığı yerde hayat yoktur. Sebzeler %85-95 arasında su içeren bitkiler olduğundan ve kısa süreler içinde yetiştirilmesi gerektiğinden suyla olan ilişkileri, diğer kültür bitkilerinden daha fazladır. Suyun azalması, istene zamanda verilmemesi ve suyun kalitesinin iyi olmaması, verimi büyük ölçüde düşürür ve sebzeciliğin başarı derecesinin azaltır. Bu bakımdan sebze bahçesi kurulan yerlerde olabilirse tek olmadığı zaman, kullanımı esaslara bağlanmış bir su kaynağı bulunmalıdır. Bu su kaynağı göl, nehir, kuyu suyu veya devletin getirdiği sulama kanalları olabilir. Ayrıca yağış suları, belli bir gölette, havuzda toplanarak bütün bir yetiştirme döneminin sulama suyu ihtiyacını karşılayabiliyorsa, bu yerlerde sebze bahçesi kurulur.

Ekonomik Faktörler

Sebze Bahçesi Pazara, Kalabalık Yerleşim Merkezlerine ve Yola Yakın Kurulmalıdır

Taşıma ücretlerinin gittikçe arttığı ve sorun olmaya başladığı günümüzde, sebze bahçelerinin pazara yakın yerlerde kurulması, taşıma giderlerini en az düzeye indirir. Ayrıca pazara en önce gelen bir malın, kolay alıcı bulacağı da bir gerçektir. Pazar isteğinin büyük olması, kalabalık şehir kenarlarında sebze bahçesi kurulmasını şart koşar. Fakat şehirler devamlı büyüdüğü için, sebze bahçeleri zamanla şehir içinde kalır ve alanın tarım dışı amaçlarda kullanılmasıyla zamanla yok olur veya devamlı şehir kenarına doğru yer değiştirir.

Sebze işlemleri fazla yatırım yapan kuruluşlardır. Kuruluş, giderlerinin karşılanmadığı süre ve yerlerde sebze bahçesinin kurulmasını şart koşar. Sebze bahçesi en az 25 yıl bir yerde kalabilmeli, bu süre içinde, gerekli genişlemeyi gösterebilmelidir. Bu süre ne kadar uzarsa işletmenin geleceği, o kadar güven altına alınmış olur.

Pazara ve yola yakın olmak, şehir halkasının en içinde olmak olasıdır. Fakat yukarıda belirtilen tehlike de o kadar fazladır. Pazar başlangıçta üretilen mal için yeterli olabilir. Fakat aynı çevrede işi yapanları artması ile ve dışardan bulunduğumuz pazara mal göndermesiyle daralabilir. Yeni Pazar arama durumu ortaya çıkabilir
.
Şehre yakınlık malzeme alışverişini de kolaylaştırır. Sebze bahçelerinde girdi fazladır. Gübre, kimyasal mücadele ilaçları, alet, makine ve bunların yedek parçaları şehirden sağlanır. Bakımlar, tamirler orada en iyi şekillerde yaptırılır. Bu açıdan da şehre ve pazara yakınlık söz konusudur.

Yol; deniz, hava ve kara yoludur. Günümüzde hava taşımacılığı dış ülke pazarları açısından giderek önem kazanmaktadır. Karayolu daha çok ülke içi ve yakın pazarlar için düşünebilir. Deniz taşımacılığı, taze sebzeler için en son başvurulacak yoldur. Çünkü deniz taşımacılığında sebzenin pazara ulaşması için geçen gün sayısı artar. Bu ise pazarda yüksek fiyat olduğu dönemlere istenen anda ulaşmayı kısıtlar. Sebze pazarlamasında en seri ulaşım aranmalıdır.

Sebze Bahçesi Köye Yakın Kurulmalıdır

Sanayi için sebze üretimi bir kenara bırakılırsa, sebzecilik ülkemizde ve diğer bir çok ülkede (Amerika dışında) kısmen küçük işletmelerde ve küçük alanlar üzerinde yapılır. Bu yüzden makineleşme oldukça güçtür. Daha çok insan gücüne gereksinme duyulur. Yakın pazarlara ürün hazırlamada, kalitenin artırılması ve yüksek fiyatın temin edilmesi için de, insan gücüne dayalı çalışma zorunludur. İşletmede aile fertleri yanında, işin çok olduğu dönemlerde ucuz çalışan, işi bilen yabancı işçi bulmak, ancak köye yakın olmakla sağlanabilir. Şehirdeki işçinin ücreti oldukça yüksektir ve istenen kalite işçi bulmak da zordur.

Sebze bahçesinde organik gübre fazla kullanılır. Hayvansal gübreler, köye yakın olmakla istenen miktarda bulunur.

Sebze Bahçesi Büyük Fabrikalar Yanında Kurulmamalıdır

Endüstri kesiminde, bacalardan çıkan gazlar çevre kirlenmesine neden olur. Çıkan gazlar ve tozlar sebzelerin yetişmesine zarar verir. En azından atmosferde tutulan küçük zerreler güneşlenmeyi azaltır. İklimin şeklini değiştirir.

Ülkemizde çimento fabrikaları yanındaki bahçelerde toz zararı, kükürt gibi kimyasal maddeler üzerine çalışan fabrikalar çerçevesinde gaz zararı (Murgul çevresi) ve atık suları nehirlere, göllere karıştıran fabrikaların bulunduğu yerlerde, bu nehir ve göl sularını kullanan bahçelerde sulama suyu zararı, son yıllarda giderek artmakta ve yayılmaktadır. Çevre kirlenmesinin olduğu yerlerde sebze bahçesinin kurulmasından kaçınılmalıdır.

Sebze Bahçesi Kredi Bulunabilen Yerde Kurulmalıdır

Yatırımın fazla olması, kısa sürelerde yapılan yetiştiricilik, para kullanılmasını arttırır. İşin zamanında yapılması paranın istenen zamanda ve miktarda bulunmasına bağlıdır. Sebze bahçesi kurulan yerde özel ve resmi kuruluşların sebze yetiştiricilerine uzun vadeli, ödeme şartları kolay, faizleri düşük kredi vermeleri gerekir.

Sebze Bahçelerinin Kurulduğu Yer Ambalajlama, Depolama Tesisleri Kurulmuş Olmalıdır

Bu tesisler fiyatın düşük olduğu dönemlerde malın belli süreler saklanmasını sağlar. İyi bir ambalajlama günümüzde satışı gerçekleştiren en önemli şarttır.

Sebze Bahçesinin Etrafının Çevrilmesi

Sebze bahçeleri şehirlere ve köylere yakın olarak kurulduğundan insan ve hayvanların yapacakları zararları önlemek bakımından etrafının çitler ile korunma altına alınması şarttır. Bahçe, o yerin şartlarına göre işe yarayan ve aynı zamanda ucuza mal olan materyalle çevrilmelidir.

Çevrelenmede kullanılacak materyal seçilirken aşağıdaki konular göz önünde bulundurulur:

1. Çevrelemede kullanılan materyal ucuz olmalı,
2. Yapılan gider karşılığı, sürekli dayanmalı,
3. Yabancı insan, hayvan ve çeşitli zararlılara karşı bahçeyi koruyucu olmalı,
4. Çevrelemede kullanılan materyaller bitkilere zarar vermemeli,
5. Gerektiği anda rüzgârlara karşı rüzgâr kıran görevi yapmalı,
6. Etrafı kapalı yerlerde bahçenin havalanmasına engel olmamalıdır.

Çevrelemede kullanılan çitler kuru ve yeşil olmak üzere iki gruba ayrılır.

Cansız Çitler

Kuru çitler çeşitli duvar ve tel gibi materyallerle yapılır. Duvarlar, harçlı taş, tuğla briket ve kerpiç, harçsız taş yığma olarak kısımlara ayrılır. Bu çitlerin dayanma güçleri diğer çit şekillerine göre en fazladır. Fakat maliyetleri oldukça yüksektir. Bu bakımdan tercih edilmezler. Taş duvarların 50-100 yıl, tuğla duvarların 25-50 yıl, briket duvarların 10-20 yıl ömürleri vardır. Dayanama sürelerine dış şartların büyük etkisi olmaktadır.

Teller dikenli, dikensiz ve kafesli şekildedir. Bu çitleri kurarken ayrıca kazıklara gerek vardır. Kazıklar, beton, demir ve ağaç direklerdir. Direkler birbirinden 3-5 m aralıkla dikilir. Boyları 150–200 cm arasındadır. Demir direkler ( T,L,O ) şeklinde olur. Ağaç direkler 5×5 veya 10×10 cm kalınlığında dört köşe, dikdörtgen, yuvarlak, kesitlidir. Demir direkler, dayanma güçlerini artırmak, çürümelerini, paslanmalarını önlemek için kırmızı kurşun boyası ile astarlanır. Gerekirse yağlı boya ile de boyanır ( 1 litre boya 6-8 m2’lik yeri boyar).

Tahta direklerin, özellikle toprak altı kısımlarının çürümesinin önlemek için %5’lik bakır sülfat eriyiği, katran içine batırmak veya uç kısımlarını hafif yakmak gerek. Yukarıda belirtilen işlemlerin yapılmayanları 5-6 yıl dayanmasına karşın yapılanlar 20-24 yıl ömürlüdür. Direkler üzerine tellerin çekilmesinde telgrafçı manevelası, makara ve makas kullanılır. Telle önce 20-25 cm aralıkla birbirine paralel olarak çekilir. Daha sonra direkler arasına çapraz gerilir. Çapraz teller, paralel tellere bağlanır.

Ağaç kazıklar üzerine, ağaçları örtmek, dikenli çalıları, otları koymak ve kapak tahtalarını çakmak suretiyle kuru çitler yapılır. Ayrıca bu iş için güneyde kargı denilen kuru kamışlar kullanılır.

Canlı Çitler (Yeşil Çitler)

Çeşitli bitkilerle yapılan çitlemedir. İklim şartlarına ve sulama durumuna göre türlü bitkiler kullanılır. Çit bitkilerinde aranacak özellikler şunlardır:

1. Bitkiler dikenli ve sık taçlı olmalı,
2. Gelişme kuvvetli olmalı ve budanmaya uygun olmalı,
3. Bahçede yetişecek sebzelere zarar vermemeli ve böceklere barınak olmamalı,
4. Kışın yaprağını dökmemelidir.

Çit bitkisi olarak kullanılacak bitkiler: Maklura, gladiçya, mimoza, selvi, mazı, idris, kızılcık, ligistrum, üç yapraklı, limon, acı badem, akdiken, iğde, dut, defne, taflan, ladin, gürgendir.

Çit olarak bu bitkiler ya tek sıra halinde veya iki sıra halinde üçgen şeklinde 30-40 cm aralıkla dikilir. Bahçe yerini saptarken mümkün olduğu kadar rüzgâr tutmayan yerler aranmalıdır. Rüzgârlı yerde bahçe kurma zorunluluğu varsa, belirli uzunlukla ve sıklıkta ağaç ve çalılar dikerek rüzgâr kıranlar tesis edilmelidir. Rüzgâr kıranlar rüzgârın tesirini azaltır. Yalnız % 50 hava geçirgenliğine sahip olmalıdır. Tamamen kapalı tesisler iç kısımda anafora neden olur. Bir rüzgâr kıranın faydalı alanı şu şekilde verilmiştir. Rüzgâr kıran kendi yüksekliğinin 10 katı uzaklıkta ve genişliğinin 2/3’ü kadar genişlikteki bir yeri rüzgârdan korur. 6 m yükseklikte ve 50 m uzunlukta bir rüzgâr kıran, 60 m uzunlukta ve tabanı 30 m’den başlayarak gittikçe daralan üçgen şeklinde bir alan etkilidir.

Rüzgâr kıranın gölgeleme yoluyla bitkiler üzerine olumsuz etkisi bulunmamalıdır. Bu olumsuz etkiyi ortadan kaldırmak üzere bitkiler, rüzgâr kıranın boyuna 1/3 kadar eklenecek uzaklıktan itibaren yetiştirilir. Rüzgâr kıran 5 m boyda ise bitkiler ile rüzgâr kıran arasında 5+1.5=6.5 m uzaklık olmalıdır.

Sebze Bahçesinin Yerinin Seçilmesi

Kış aylarında bitkinin ihtiyaç duyduğu minimum sıcaklık 10 °C derecedir. Kasım ayından ocak ayının sonlarına kadar bu sıcaklığın altında olmamak kaydıyla hiç sulanmadan dinlendirilmelidir.

Ekim Dikim Yerleri

Tohumlar, sıcak yastıklara ekilir ve yastıklar içerisinde çimlendirilir, fideler 3-4 yapraklı olduktan sonra tüplere şaşırtılır ve Nisan ayının sonlarına doğru fideler esas dikim yerlerine dikilir. Sebzeler genelde sıra arası 80 cm, sıra üzeri 30-50 cm olacak şekilde dikilir. Dikim esnasında fideler çapa ile açılan yeterli büyüklükteki çukura olduğu gibi yerleştirilir ve çukurun boş kısımları toprakla doldurularak hafifçe bastırılır. Açılan bu çukurlar sedde üzerinde olmalıdır. Dikimden hemen sonra can suyu verilir.

Yetiştirilen sebzeler:

Yetiştirilen sebzeler.

Ekim – dikim yerleri:

Ekim - dikim yerleri.

Örtü altı sebzeciliği:

Örtü altı sebzeciliği.

İklim İsteği

Sebzeler Soğuklara karşı çok hassastır. Yetiştirme devrelerinde sıcaklık sıfırın altında 2-3 dereceye düştüğünde tamamen ölür. Bu nedenle yastıklarda yetiştirilen fidelerin açıktaki yerlerine dikimi ilkbaharda don tehlikesi tamamen kalktıktan ve toprak ile hava sıcaklık şartları uygun bir hal alınca yapılmalıdır.

Meteoroloji tespiti ve sulama:

Meteoroloji tespiti ve sulama.

Sebze Bahçesi Ne Büyüklükte Olmalıdır

Bahçemiz küçük veya büyük olabilir. Ancak sebze için ayıracağımız yer ihtiyaçlarımızla orantılı olmalıdır. Esasen iyi bir planlama, iyi bakım, bol gübre ve su kullanıldığında küçük bir alanda bile fazlasıyla ürün alınabilir. Sebze bahçesinin eve yakın olması da kolaylık sağlar.

  • Bahçeden yararlanacak kişi sayısı nedir?
  • Sebzeleri sadece taze mi tüketeceğiz?
  • Yoksa ürünleri ilerisi için değerlendirmeyi planlıyor muyuz?
  • En önemlisi bu iş için ne kadar vakit ayırabiliyoruz veya gücümüz yeterli mi?

Gücümüzü aşan gayretler içine girerek bunalmamak ya da lüzumundan fazla yetişen ürünle ne yapacağımızı şaşırmamak için kendimize bu soruları sormalıyız.

Yetiştirilecek çeşitler tesbit edilirken de ailemizin tercihleri göz önüne alınmalıdır. Mesela evde kimse fasulye sevmiyorsa bu sebzeyi ekmenin bir manası yoktur.

Yer yeterli değilse balkabağı, karpuz ve kavun gibi çok yayılan ürünleri ekmek de iyi bir fikir değildir.

Küçük bahçelerde sebze yetiştirilmesi:

Küçük bahçelerde sebze yetiştirilmesi.

Planlama

Sebze bahçesinin yerini tesbit ettikten sonra ilk işimiz kağıt üzerinde bir planlama yapmak olmalıdır. Daha sonrasında ise yaptığımız bütün işleri tarih atarak kaydedersek çok faydasını görürüz. Özellikle ilaçlama zamanları kaydedilmelidir.

Sebze Yetiştirme Tekniği

Sebze yetiştiriciliği, toprak işleme ve tohum ekimi ile başlar; gübreleme, çapalama, sulama ve diğer bakım işlemleri ile devam eder. Bu işlemlerin sebze türlerinin isteklerine göre zamanında yapılması gerekir. Bu derste sebze yetiştiriciliğinde oldukça önemli olan kültürel işlemlerden toprak hazırlığı, gübreleme, sulama ve diğer bakım işlemleri hakkında bilgi verilecektir.

Sebze Toprağı Nasıl Olmalıdır?

Üzerinde tarımsal üretimin gerçekleştirildiği toprak canlı bir varlıktır. Sebze türlerine göre ufak tefek farklılıklar göstermekle birlikte ideal bir yetiştiricilik için toprakta bulunması gereken özellikler şunlardır:

1. Toprak sıcak olmalı,
2. Toprak nemli ve süzek olmalı,
3. Toprak derin ve gevşek olmalı,
4. Toprak yumuşak ve humusca zengin olmalı,
5. Toprak besin maddelerince zengin olmalıdır.

Bu beş özelliği içeren ideal bir sebze bahçesi toprağı; düzgün ve düzenli şekilde işlenmiş, ihtiyaca göre gübrelenmiş, münavebe uygulanmış, kumlu-tınlı ve %4 kireç ihtiva eden topraklardır.

Başlangıçta toprak ne kadar iyi hazırlanacak olursa sonradan alınacak neticeler de o kadar iyi olur. Zira ekilecek tohumların çimlenmesi ve sürmesi, dikilecek fidelerin tutması, toprağın keseksiz ve yumuşak olarak işlenmesine bağlıdır. Erkencilik için kumlu topraklar seçilmelidir.

Sebze yetiştiriciliğinde erkencilik söz konusu olduğunda, hafif bünyeli, kumlu ve milli topraklar tercih edilmelidir. Böyle topraklar kolay ısınıp havalandıkları için, ilkbaharda istenen dengeyi kısa sürede sağlarlar. Ancak, bu toprakların besin maddesi içeriği nispeten az olduğu için üretilecek sebzenin ihtiyacı dikkate alınarak gübreleme yapılmalıdır. Erkencilikten ziyade yüksek verim alınmak isteniyorsa biraz daha ağır bünyeli, tınlı ve killi-tınlı, alüvyonlu topraklar tercih edilmelidir. Bu toprakların, bitkileri besleme gücü fazla olup, su tutma yeteneği yüksektir. Özellikle yazlık yetiştiricilikte bu tip topraklar su tutma yetenekleri nedeniyle tercih edilmelidir.

Hangi Sebze Hangi Toprakta Yetişir

Taşlı topraklar: Sebze tarımı açısından uygun olmayan topraklardır. Çünkü su tutamazlar ve besin maddelerince fakirdirler. Bununla beraber içinde %50’den fazla toprak bulunan taşlı topraklarda erkenci domates, kabak, hıyar, biber ve patlıcan tarımı yapılabilir.

Kumlu topraklar: İçinde %60’dan fazla kum içeren topraklardır. Besin maddelerince fakirdirler ve su tutma kabiliyetleri azdır. Ancak yanmış çiftlik gübresi ile gübrelenerek sebze yetiştiriciliği için uygun hale getirilebilir. Bu topraklarda kuşkonmaz, kökleri yenen sebzelerden havuç, turp, pancar, kereviz ve ayrıca kavun, karpuz ile hıyar yetiştirilebilir.

Tınlı topraklar: Sıcak ve hafif topraklardır. İyi su tutar ve havalanırlar. Tınlı topraklar sebzecilik açısından en ideal topraklardır. Bu topraklarda bütün sebzeler özellikle ıspanak, hıyar ve bezelye iyi yetişir. Killi topraklar: İçinde %50 oranında kil bulunur. Su ve besin maddesi tutma kabiliyetleri yüksektir. Ancak, ahır gübresi, kireç ve kum verilerek yapıları uygun hale getirilebilir. Bu topraklarda lahana, pırasa, domates ve enginar gibi çok su ve azot isteyen bitkiler yetiştirilebilir.

Gübre ve Çeşitleri

Toprağın yapısını düzeltmek ve bitkilerin gelişmeleri ile verimlerini artırmak amacıyla, yetiştirme ortamlarına verilen maddelere gübre, yapılan bu işleme ise gübreleme denir. Tarımsal yetiştiricilikte kullanılan gübreler 2 gruba ayrılır.

1. Organik gübreler (ahır gübresi, kompost, kent atıkları, kan tozu, yeşil gübre, biyo gübre)
2. Sentetik gübreler

Organik Gübrelerin Faydaları Nelerdir?

  • Toprağın işlenmesini kolaylaştırır.
  • Toprağın su tutma kabiliyetini artırır.
  • Toprağın havalanmasını sağlar.
  • Toprakta yaşayan canlıların faaliyetini artırır.
  • Çok ağır veya çok hafif toprakların yapısını düzelterek daha elverişli hâle getirir.
  • Toprağa besin maddesi sağlar.

Ahır gübresi: Ahır gübresi muhtelif hayvanların sulu ve susuz artıkları ile altlarına serilen yataklık karışımından ibarettir. Bu gübrenin değeri hayvanlara verilen yemin cinsine ve miktarına, hayvanın sindirme gücüne ve yaşına bağlıdır. Ahır gübresi ile yapılacak gübrelemede toprağın yapısına dikkat edilmelidir. Hafif, kumlu topraklara gübre azar azar ve sık sık, ağır, killi topraklara bol fakat seyrek uygulanmalıdır. Ahır gübresinin içindeki besin maddelerinin kaybolmaması için mümkünse üstü kapalı yerlerde muhafaza edilmesi gerekir. Özellikle yağmur ve kar suları gübrenin içindeki besin maddelerinin yıkanarak kaybolmasına neden olur. Ahır gübresi miktarı, toprak tahlilleri sonucunda önerilen dozlarda olmalıdır. Ahır gübrelerinin verilme şekli ise; sonbaharda hasadı bitmiş olan tarlaya gübreyi serpmek ve daha sonra pulluk ve kültivatör geçirerek toprağa karıştırmak şeklinde yapılmalıdır. Bu gübrelerin beklenen faydayı sağlamaları için mutlaka iyice ayrışmaları ve toprağa karışmaları gerekir.

Kompost: Çeşitli bitki artıkları ve hayvan menşeli besin artıkları bir araya toplanarak ve çürümeye terk edilerek elde edilen gübredir. Bu amaç için ağaç yaprakları, sebze artıkları (kök, yaprak, gövde), bozuk yemler, mutfak artıkları, mezbaha artıkları (kan, deri, tırnak, kemik, et) kullanılır. Toprağa besin maddesi verir ve organik maddece zengin tutar.

Yeşil gübre: Fiğ, bakla, soya fasulyesi, taş yoncası gibi bitkilerin çiçek döneminde iken toprağa gömülmesi işlemine yeşil gübreleme ve bu amaçla kullanılan bitkilere de yeşil gübre denir. Yeşil gübre olarak kullanılan baklagil türleri, köklerinde bulunan nodoziteler ile toprağa bol miktarda azot bağlanmasını sağlayarak toprağı besin maddelerince zenginleştirirler. Bunun yanında toprağın yapısını düzelterek daha iyi havalanmasını sağlarlar.

Yeşil gübreler azot kaynağıdır.

Şerbet: Sulu hayvan atıklarının bir kuyuda toplanması ve daha sonra bunlara yağmur sularının ilave edilmesi ile elde edilen sıvı bir hayvan gübresidir. Özellikle salma ve karık sulama sistemleri ile bitkilere verilir.

Sentetik gübreler: Bitkilerin ihtiyaç duydukları besin maddeleri kimyevi olarak sentetik gübreler ile de sağlanabilir. Sentetik gübreler, ihtiva ettikleri besin maddelerinin miktarına göre azotlu, fosforlu, potasyumlu, kireçli ve birden fazla kimyasal maddeyi birlikte içinde bulunduran kompoze gübreler olarak isimlendirilirler.

Azotlu gübreler: Amonyum sülfat, amonyum nitrat, sodyum nitrat, potasyum nitrat, amonyum klorür, kalsiyum cyanamit’dir.

Fosforlu gübreler: Süper fosfat, renaniye fosfat, tomas unu fosforlu gübreler grubunu oluşturur.

Potasyumlu gübreler: Bu grupta, potasyum klorür, potasyum sülfat, potasyum nitrat yer alır.

Kompoze gübreler: İçinde birden fazla besin maddesi bulunan gübrelerdir.

Fazla gübre fazla ürün getirmez
Unutulmaması gereken bir nokta da aşırı gübre kullanımının fazla ürün elde edilmesini sağlamadığıdır. Fazla gübre, toprağı çoraklaştırmakta, bitkilerde birikim yaparak bunları tüketen insanların sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca içme sularına karışarak insanlar ve hayvanlar için zehirli etkiler göstermektedir.

Gübreleri ne zaman verelim?
Gübrelerin verilme zamanına etki eden faktörler şunlardır:

1. Toprak Tipi: Toprağın yapısı ve geçirgenliği önemlidir. Kumlu ve hafif, geçirgenliği fazla topraklarda, gübre; ekim veya dikimden sonra verilirken ağır bünyeli, geçirgenliği az olan topraklarda ekim veya dikimden önce verilmelidir. Hafif bünyeli topraklarda yıkanma ile besin kaybı hızlı olduğu için, gübreler partiler halinde birkaç seferde; ağır bünyeli toprakların besin maddelerini tutma gücü fazla olduğu için, gübrelerin tamamı bir seferde verilmelidir.

2. İklim: Yağış ve sıcaklık, gübre verilme zamanını etkileyen bir diğer faktördür. Yağışı fazla ve sık sulama yapılan yerlerde besin maddeleri çabuk yıkanıp kaybolacağı için gübreler partiler halinde ekim veya dikimden sonra, yağışın ve sulamanın az olduğu yerlerde, ekim veya dikimden önce toprağa verilerek karıştırılmalıdır.

3. Gübre Çeşidi: Gübre verilme zamanları gübre çeşitlerine göre de farklılıklar göstermektedir. Azotlu gübreler 2-3 parti halinde verilmelidir. İlk parti ekim veya dikimle beraber, ikinci ve üçüncü partiler ise sebze türüne ve gelişme durumuna göre sonraki dönemlerde verilir. Fosforlu gübreler bir seferde son toprak işlemesinde pulluk altına, potaslı gübreler ise; ekim veya dikimle birlikte bir seferde veya iki seferde verilmelidir.

Sebzede Sulama

Sebzeler bünyelerinde türlere göre değişmekle beraber %60-97 arasında su ihtiva ederler. Bu nedenle sulama sebzecilikte çok önemlidir. Ancak önemli olan suyun bitkilerin ihtiyaç duyduğu dönemlerde ve ihtiyaçları kadar verilmesidir. Susuz sebzecilik yapılamaz. Başarılı sebzecilik yıllık yağış miktarı 700-900 mm olan yerlerde yapılır. Bitkiler, verilen besin maddelerinden ancak suda erimiş olarak faydalanabilirler.

Sulamada her türlü su kullanılmaz
1. Bir su kaynağının sulama suyu olarak kullanılıp kullanılmayacağının bilinmesi gerekir. Sebzelerde kullanılacak suda aranan vasıflar şunlardır: 1. Sulama suyu soğuk olmamalıdır.
2. Sulama suyu havalanmış olmalıdır.
3. Sulama suyunun içinde bitkilere zarar verecek yabancı maddeler ve madensel tuzlar bulunmamalıdır.

Sulama Çeşitleri

Salma sulama: İklimi sıcak, suyu bol ve toprağı kumsal olan yerlerde uygulanır. Bu sulama yönteminde sebze bahçesi tavalara ayrılır. Tavaların genişlikleri 3-5 m olmalı ve tavalar birbirinden 25-30 cm yüksekliğinde yapılan setlerle ayrılmalıdır. Tavadaki suyun yüksekliği bitkinin gelişme durumuna göre ayarlanmalıdır. Eğer bitki yeni çimlenmiş ise, su bir uçtan diğer uca ulaşınca kesilmelidir. Şayet bitkiler büyümüş ve boylanmış ise, tavalar 10 cm yüksekliğe ulaşıncaya kadar su ile doldurulmalıdır. Bu sulama şekli soğan, ıspanak, maydanoz ve dereotu bitkilerinde uygulanabilmektedir.

Karık sulama: Ülkemizde en çok kullanılan sulama yöntemidir. Bu yöntem domates, biber, patlıcan gibi yazlık ve suya gereksinimi fazla olan sebzelerin yetiştirilmesinde kullanılır. 100-150 cm genişliğindeki tahtaların arasına 40-60 cm genişliğinde ve 15-30 cm derinliğinde karıklar açılır. Karıkların uzunluğu 10-20 m olmalıdır. Karık uzunluğu arttıkça sızma şeklinde meydana gelen su kayıpları artmaktadır. Karıkların uzunluğuna, yetiştirme şekli ve toprak yapısı etki etmektedir. Ayrıca karıklar meyilli arazilerde, meyile dik olacak şekilde yapılarak düzenli bir sulama ve erozyon kontrolü sağlanmalıdır.

Yağmurlama sulama: Bu sistem, özellikle suyu bol olan işletmelerde ve suya hassas olmayan bitkilerde kullanılır. Yağmurlama sulama, yaprağı ve kökü yenen sebzelerin verim ve kalitesine olumlu etki yapmaktadır. Ancak yağmurlama, sıcakta yapılmamalıdır. Yağmurlama sulama ile topraktaki potasyum ve azot yıkanarak kaybolduğundan gübrelemede bu husus göz önünde bulundurulmalıdır.

Damla sulama: Ülkemizde son yıllarda geniş ölçüde kullanılmaya başlanan en iyi sulama sistemidir. Özellikle sulama suyunun kısıtlı olduğu ve toprak yüzeyindeki fazla suya hassas olan bitkilerin yetiştirilmesinde idealdir. Bitkilerin bulunduğu sıraların üzerinden geçirilen çeşitli çaplardaki borulara açılan küçük deliklerle bitkilerin kök bölgesine damlalar şeklinde su verilmektedir. Bu yöntemin en büyük faydası suyu çok tasarruflu kullanması ve hastalıkların sulama yolu ile yayılmasını önlemesidir. Bitkinin istediği miktardan fazla su verilmesi ile ortaya çıkan çeşitli problemler (çoraklaşma, tuzlanma) engellenmektedir. Ayrıca bu sistemle sentetik gübrelerin sulama suyu ile verilmesi de mümkündür.

Sebzede Ekim-Dikim Faaliyeti

Sebzelerin yetiştirilmesinde doğrudan tarlaya tohum ekilebildiği gibi, fide ile üretim de mümkündür. Bu tercihte bazı faktörler etkili olmaktadır. Bunlar yetiştirilecek türün ekolojik istekleri, tohumun pahalı olması, tarlanın uzun süre bir türe tahsis edilip edilmemesi, çimlenmede problemi olan türlerin seçilmesi, yoğun bir yetiştiricilik yapılması gibi faktörlerdir. Soğuk ve sıcağa hassas olmayan sebzelerin tohumları, ekim zamanı düşünülmeden doğrudan tarlaya ekilerek yetiştirilebilir. Bu sebzeler havuç, maydanoz, ıspanak ve bezelyedir. Diğer grupta yer alan sebzeler iklim isteklerine göre ancak uygun şartlar oluştuğunda ekilirler. Bu sebzeler soğan, salata ve marul, fasulye, bakla, hıyar, kavun, karpuz, turp gibi sebzelerdir.

Hibrit çeşitleri fideden yetiştir
Günümüzde hibrit çeşitlerinin yaygınlaştığı domates, biber, patlıcan, hıyar, salata, marul, kavun, karpuz, ve soğan türlerinde tohumların pahalı olması nedeni ile fide ile üretim zorunludur. Domates ve biberin sanayi için üretiminde doğrudan tarlaya tohum ekim yöntemi uygulanabilir.

Doğrudan ekimi sıraya veya ocaklara yapılır
Sıraya ekim sisteminde, tohumlar türlere göre belirlenen sıra üzerlerine sık bir şekilde ekilir. Tohumlar genellikle boylarının 3-4 katı derinliğe ekilirler (iri tohumlar 3-5 cm, küçük tohumlar 1-3 cm). Ekimden sonra toprak bastırılır ve can suyu verilir. Bitkiler çimlenip sürdükten sonra istenilen sıra üzeri mesafede seyreltme yapılır. Sebze tür ve çeşitlerine bağlı olarak verilecek ekim derinliği ve mesafeler Tablo da verilmiştir. Tarlaya doğrudan ekimi yapılan hıyar, kabak, kavun, karpuz ve fasulye gibi sebzeler sıraya veya ocaklara ekilir. Ocaklara ekimde bitki tür ve çeşidine bağlı olarak saptanan derinlik ve mesafelere göre açılan çukurlara yanmış ahır gübresi konularak 3-5 tohum atılır. Ocaklara atılan tohumlardan, daha sonra kuvvetli gelişen 1-2 bitki bırakılarak diğerleri sökülür.

Çeşitli sebze türleri için tohum ekim derinliği ve ekim-dikim mesafeleri:

Çeşitli sebze türleri için tohum ekim derinliği ve ekim-dikim mesafeleri.

Fide dikiminde nelere dikkat edilir?
Fideler, türlere göre değişmekle beraber tohum ekiminden 30-70 gün sonra dikilecek büyüklüğe erişirler. Fidelerin dikimi, elle ve makine ile yapılabilir. Dikimde, gövde ve kökler zarar görmemelidir. Mümkünse fideler topraklı olarak dikilmeli, böylece strese girmeleri önlenmelidir. Dikim serin ve kapalı havalarda yapılmalıdır. Fidelik, dikimden bir gün önce sulanırsa söküm işlemi daha kolay olur.

Yetiştiricilikte zamanlama önemlidir
Sebzelerin ekim ve dikim zamanları türlere ve bölgelere göre değişiktir.

Bakım işleri ihmal edilmemelidir
İster tarlaya doğrudan ekilsin, isterse fide olarak dikilmiş olsun, belli bir büyüklüğe erişen sebzelere bir takım bakım işleri gereklidir. Genel olarak sebzelere sulama, boğaz doldurma, budama, çapalama, mücadele gibi işlemler yapılır.

Can suyu bol verilmelidir
Fide olarak dikilen sebzelerde ilk bakım işlemlerine can suyu verilerek başlanır. Daha sonra mevsim çok kurak geçmediği takdirde ilk meyveler görülene kadar bir daha su verilmez.

Fidelerde destekleme gerekir
Domates, bezelye, fasulye ve hıyar gibi türlerin sırık çeşitlerini herekle destek vermek gerekir. Domates bitkileri uzadıkça her 30-35 cm’de bir hereğe bağlanmalıdır. Diğer türler sarılıcı olduklarından dolayı böyle bir uygulamaya gerek kalmaz. Bu türlerde bitkiler tek tek hereklere sardırılabildiği gibi, belli mesafelerde dikilen hereklerin arasına gerilen tellere bağlanan iplere de sardırılabilirler.

Budama, kalite ve ürün artışı demektir
Domateste budama, yaprak diplerinden çıkan ve koltuk adı verilen sürgünlerin bitkiden koparılması ile yapılır. Örtü altında yetiştirilen hıyar çeşitlerinde de budama, tepe alma ve sürgün koparılması şeklinde uygulanır. Çapalamanın faydalarını şöyle sıralayabiliriz:

1. Sulama ve yağmurdan sonra oluşan kaymak tabakasının kırılması,
2. Toprağın gevşetilip havalandırılması,
3. Topraktaki nemin muhafaza edilmesi,
4. Yabancıot kontrolünün sağlanmasıdır.

Dikimden sonraki ilk çapalama ile beraber boğaz doldurma işlemi de yapılır. Böylece bitki köklerinin gelişmesi teşvik edilerek, kuvvetli ve sağlıklı bitki gelişimi sağlanmış olur.

Münavebe toprağı dinlendirir, bitkiyi güçlendirir
Münavebe (ekim nöbeti), aynı tarlada çeşitli bitki türlerinin belli bir sıra ileyetiştirilmesidir. Uygulanacak münavebe sisteminin faydalı olabilmesi için kullanılacak bitkilerin iyi seçilmesi gerekir. Bilinçsiz yapılan münavebe faydadan çok zarar getirir. Bitkilerin kök yapıları, tarlada kalma süreleri, hassas ve dayanıklı oldukları hastalık ve zararlı türleri, topraktan kaldırdıkları besin maddesi miktarları, hasattan sonra tarlada bıraktıkları bitki artıklarının miktarı ve içeriği gibi birçok faktör, bitki seçiminde dikkat edilmesi gereken noktalardır.

Aynı tarlada 2 yıl üst üste aynı ürün olmaz
Aynı familyadan sebze türleri (örneğin; domates, biber, patlıcan aynı familyadan sebzelerdir) aynı tarlada 2 yıl üst üste yetiştirildiğinde verim düşüklüğü olmaktadır. Bunun en önemli sebepleri topraktan aynı besin maddelerinin fazla miktarda alınması sonucu toprağın o besin maddelerince zayıflaması ve o türe ait hastalık ve zararlı miktarındaki artışlardır. Bu olumsuzlukların ortaya çıkmaması için mutlaka bilinçli ve faydalı bir münavebe programı uygulanmalıdır. Aynı tarlada aynı familyadan bir sebze türü 4-5 yıl ara ile yetiştirilmelidir.

Münavebede buğday ve baklagiller önemli
Sebze yetiştiriciliğinde özellikle tarla bitkileri münavebeye sokulmalıdır. Buğdaygil bitkilerinin toprakta bıraktıkları anızlar toprağa organik madde kazandırmanın yanında toprağın havalanmasını da sağlamaktadır. Böylece kendilerinden sonra gelen sebzeler için iyi bir gelişme ortamı sağlamış olurlar. Baklagil bitkileri ise, toprağa azot bağlamaları nedeniyle münavebede çok değerli bitkilerdir.

Münavebe bitkilerini neye göre seçelim?

1. Bitkinin ekonomik durumu nedir?
2. Bitki hangi amaçla kullanılacaktır?
3. Bitkinin iklim ve toprak özellikleri nelerdir?
4. Verimi nasıldır, insan beslenmesindeki değeri nedir?
5. Bakım ve hasat üretim işlerinde kolaylık getirilebilir mi?
6. Makinalı tarıma uygunluk derecesi nedir?
7. Hastalık ve zararlılarla mücadelesi ve dayanıklılığı fazla mıdır?
8. Hasat zamanı nedir, hasat sonrası işlemlere gereksinim duyar mı sorularına cevap veren bitki tür ve çeşitleri seçilmelidir.

Şaşırtmanın önemi
Şaşırtma fidenin bir yerden sökülüp başka yere dikilmesi demektir. Fideleri değişik şartlara alıştırarak kuvvetlendirmek için yapılır. Bu fideler sarsıntı geçirmelerine rağmen, tohumdan çıkan fidelerden daha erken gelişir ve meyve verirler. Bazı çiçek ve sebzeler buna ihtiyaç duyarken bir kısmı bu işlemden hiç hoşlanmazlar.

Şaşırtma yapılırken:

Şaşırtma yapılırken.

Malçlamanın önemi
Yabani otları ve su kaybını önlemesi açısından sebzelere malç yapılması çok iyi olur. Malç topraktaki su kaybını ve yabancı ot çıkışını önlemek için, toprağın saman, koyu renkli naylon veya kâğıtla örtülerek kaplanmasıdır. Kışında malçlama yapılarak toprak ısısının muhafaza edilerek topraktaki canlı popülasyonun devam ettirimesi çok faydalıdır.

Sebze bahçesindeki malçlama:

Sebze bahçesindeki malçlama.

Sebzede Görülen Hastalık ve Zararlılar

Sebzelerde görülen en önemli hastalıklar; kök ve kök boğazı solgunlukları, erken yaprak yanıklığı, Domates bakteriyel kanser ve solgunluğudur. En önemli zararlılar ise; bitki paraziti nematodları, yaprak bitleri, tripsler, kırmızı örümcekler, bozkurtlar, tel kurtları, yeşilkurt, patates böceği ve lahana kelebeğidir.

Hastalık ve Zararlılarda Mücadele

Hastalık ve zararlılar ürünün miktarını ve kalitesini önemli oranda düşürmekte ve zaman zaman ürün kaybına neden olabilmektedir. Zirai mücadelede öncelikle iç ve dış karantina yönetmeliklerine uyularak sağlıklı üretim materyali kullanılmalıdır. Kültürel ve hijyen önlemler alınarak hastalık, zararlı ve yabancıotların bulaşması veya yayılması önlenmelidir. Sağlıklı bitki yetiştirilerek bitkilerin zararlılara karşı direncinin arttırılması sağlanır. Bir yörede devamlı sorun olan hastalık veya zararlı etmenlerinin yoğunluğunu azaltacak münavebe sistemi uygulanmalıdır. Mücadelede öncelikle çevre dostu mücadele yöntemleri kullanılmalıdır. Kimyasal mücadelede çevreye en az yan etkisi olan ilaçlar seçilmelidir. İlaçlar hastalıklara karşı hastalığın ilk belirtisi görüldüğünde, zararlılara karşı ise zararlı yoğunluğu mücadele eşiğine ulaştığında uygulanmalıdır.

Fazla ilaç çevre ve insan sağlığına zararlıdır
Zirai ilaçların hastalık ve zararlıları yok etmesi yanında toprakta ve bitkide kalıntı yapmaları nedeni ile çevre ve insan sağlığı açısından tehlikeli yönleri de vardır. Bunun için hastalık ve zararlı teşhisleri mutlaka konu uzmanlarına yaptırılmalı, önerilen ilaçlar uygun dozlarda ve zamanında tekniğine uygun olarak kullanılmalıdır. Fazla ilaç vermenin tıpkı fazla gübrelemede olduğu gibi bitkisel üretime hiçbir faydası yoktur. Aksine çevre ve insan sağlığına olumsuz etkileri yanında milli ekonomiye büyük zararları vardır.

Başarılı üretim için:

1. Sertifikalı tohum kullanınınız.
2. İklim ve toprağa en uygun ürünü seçiniz.
3. Bölgeye uygun üretim zamanını planlayınız.
4. İyi işlenip drenajı yapılmış toprak kullanınız.
5. Münavebe programı uygulayınız.
6. Hastalıklara dayanıklı sebze tür ve çeşitlerini kullanınız.
7. Yabancı otlarla mücadeleyi ihmal etmeyiniz.
8. Hasattan sonra kalan bitki artıklarını yakarak yok ediniz.
9. Toprak tahlili yaptırmadan gübre atmayınız.
10. Sebze hastalık ve zararlılarını öğreniniz.
11. Hastalık ve zararlılar ile bulaşık bitki artıklarını, hasadı tamamlanan bitkileri toplayıp imha ediniz.
12. Hastalık ve zararlıların bulaşmasını engelleyen hijyen önlemlerini alınız.
13. Sebzelerde bulunan zararlıları yiyen doğal düşmanları öğreniniz ve onları koruyunuz.
14. Hastalık ve zararlılara karşı mücadele yöntemlerini öğreniniz.
15. Mücadele yöntemleri içerisinde insan sağlığı ve çevreye en az zarar veren mücadele yöntemlerine önem veriniz.

Aylara Göre Yapılacak İşlemler Aşağıdaki Tabloda Belirtilmiştir:

Aylara Göre Yapılacak İşlemler Aşağıdaki Tabloda Belirtilmiştir Sayfa:1
Aylara Göre Yapılacak İşlemler Aşağıdaki Tabloda Belirtilmiştir Sayfa:2
Aylara Göre Yapılacak İşlemler Aşağıdaki Tabloda Belirtilmiştir Sayfa:3
Aylara Göre Yapılacak İşlemler Aşağıdaki Tabloda Belirtilmiştir Sayfa:4
Aylara Göre Yapılacak İşlemler Aşağıdaki Tabloda Belirtilmiştir Sayfa:5

Bahçe örneği:

Bahçe örneği.

İlk yorumu siz yazın

Lütfen yorum bırakın.

E-mail ve isim zorunlu değildir.