Toprak İşleme | Toprak Hazırlığı | Organik Tarım

Organik Tarımda Toprak İşleme

Organik Tarımda Minimum Toprak İşleme

Bitkisel üretim veya mevcut toprak koşullarında, işlenme gereksinimini karşılamak için toprağın en az düzeyde işleme tabi tutulmasına minimum toprak işleme denir.

Normal olarak, pullukla sürüm, minimum toprak işleme kavramı içinde yer almaz. Fakat makinelerle tarla yüzeyi amaca göre işlenebilir. Toprak işleme makinesinin üzerine ekim makinesi de ilave ederek toprak işleme ve ekiminin tek işlemde gerçekleştirilebilmesi bu sistemin avantajıdır. İşlem sayısı azaldığından toprak sıkışması en aza indirilmiştir. Ayrıca bu yöntem enerji ve insan iş gücü açısından tasarruf sağlamaktadır.

Azaltılmış toprak işleme uygulamalarında ürün verimleri, geleneksel toprak işletmeciliğinden elde edilen verime göre daha yüksek, düşük veya eşit olabilir. Kurak bölgelerde, korumalı toprak işleme sistemlerinin geliştirilmesi ve uygulanması ile tarımsal kararlılık ve üretkenliğin iyileştirilmesi için önemli bir fırsattır. Bununla birlikte, azaltılmış toprak işleme sistemlerinin genel başarısının böyle bir toprak işletmeciliği için toprağın kararlılığına, iklim koşullarına, yetiştirilen ürüne ve toprak işletmeciliği uygulamalarına bağlı olduğu görülmektedir.

Organik Tarımda Malçlı Toprak İşleme

Malçlı toprak işleme, ön bitkinin hasadı ve sonraki ürünün ekimi arasında toprak yüzeyinin saman, mısır sapları ve darı anızı gibi çeşitli ürün artıkları ile kaplanmasıdır.

Malçlı toprak işleme; toprağın işlenmeden ve sırta ekime yönelik toprak işleme dışında korumalı toprak işleme sistemidir. Toprak işleme çizel pulluğu, diskli aletler, tarla kültüvatörleri, kesme pulluklar veya ot yolucularla yapılır. Yabancı otlar, herbisit uygulaması veya ürünün çapalanması ile kontrol altına alınır.

Organik Tarımda Malçlı Toprak İşleme:

Organik Tarımda Malçlı Toprak İşleme.

Malçlama üzerindeki örtü, yağmur damlalarının darbe etkisini önleyerek yüzey akış suyunun ve rüzgârın hızını keser. Muhafaza açısından malç bitki örtüsünün vazifesini görür. Suyun iyi bir yüzey örtüsü meydana getirmeye yeterli olmadığı yerlerde ve kurak bölgelerde malçlama örtü bitkilerine karşı iyi bir alternatif olmaktadır. Malçlama toprak sıcaklığını düşürerek toprak suyunu artırır. Bu durum soğuk iklimlerde büyüme sezonunun uzamasına neden olur. Bunun yanında diğer problemler, malçın parçalanma-ayrışması esnasında azot bakımından ana ürünle rekabete girmesi, malçın altına ekim yapmak için özel aletlerin gerekli olması ve yabancı otların gelişiminin teşvik edilmesidir.

Toprak yüzeyine uygulanan malçın %70-75 bir örtü sağlaması gerekir. Saman ile yapılacak malçlamada 0,5 kg m2lik uygulama bu amacı sağlar. Daha az miktarlar toprağı korumakta yetersiz kalır. Buna karşılık fazla miktarda uyguladığında ise bitki gelişimi engellenmektedir. Yoğun malçlar ağaç altları için uygulanır. Belli bir olgunluğa erişen malç yabancı ot kontrolünü de başarı ile sağlar.

Tarım sahalarında erozyon korunmasında malç kullanımı bir takım problemleri de beraberinde getirir. Bu problemleri şöyle sıralayabiliriz;

  • Sürüm aletleri artıklarla tıkanır.
  • Yabancı ot ve hastalık kontrolü güçleşir.
  • Ürün artıkları altına ekim yapmak çoğunlukla başarısız olur.
  • Özellikle humid ve yarı humid sahalarda ürün miktarı azalır.

Malçlama tek başına her zaman uygun bir yöntem değildir. Ancak korumalı sürüm ile kombine edildiği takdirde başarıya ulaşır. Bununla birlikte malçlama erozyon kontrolünde etkili olan bir yöntemdir.

Organik Tarımda Şeritvari Toprak İşleme

Şeritvari toprak işleme, ekim işlemi sırasında tohum yatağının hazırlığı için toprak yüzeyinin yaklaşık 1/3’ünün işlenmesine izin veren korumalı toprak işleme sistemidir.

Şeritvari ekim yönteminde çapa bitkileri ve koruma etkili bitkiler eğime veya hâkim rüzgâr yönüne dik olarak birbirini takip eden şeritler halinde yetiştirilirler. Bu şekilde erozyon, çapa bitkilerinin ekildiği şeritlerin genişlikleri ile sınırlandırılır. Şeritvari ekim, yüzey akış suyunun hızını kestiğinden iyi drenajlı topraklar için çok uygundur.

Su erozyonuna karşı şeritvari ekim yöntemi %5-15 eğime sahip araziler için uygundur. Normal olarak %5’ten az eğimli arazilerde gerekli değildir. %15’ten fazla eğimli arazilerde de korumadaki etkinliği yetersizdir. Şerit genişlikleri erozyon tehlikesine göre değişmekle birlikte genellikle 15-45 m arasındadır. Bu amaçla eğime bağlı olarak aşağıdaki eşitlik kullanılabilir.

SG = [168 -(S x 7)] . 0, 3
Burada,
SG = Şerit genişliği (m)
S = Eğim (%) dir.

Çok dik eğimlerde bazı şeritlerin devamlı bitki örtüsü ile kaplanması gerekir. Bu şeritlere tampon şeritler denir. Genellikle bu şeritler 2-4 m genişlikte ve 10-20 m aralarla yerleştirilirler. Tablo 1.1’de şeritvari ekimde su erozyonu, tablo 1.2’de de şeritvari ekimde rüzgâr erozyonu için önerilen şerit genişlikleri verilmiştir.

Şeritvari ekimde su erozyonu için önerilen şerit genişlikleri:

Şeritvari ekimde su erozyonu için önerilen şerit genişlikleri.

Şeritvari ekimde rüzgâr erozyonu için önerilen şerit genişlikleri:

Şeritvari ekimde rüzgâr erozyonu için önerilen şerit genişlikleri.

Şeritvari ekim işleminin en önemli dezavantajı küçük sahalarda tarım yapma zorunluluğudur. Dar şeritlerde aletle çalışmak zordur. Bunun yanında yem bitkilerinin yetiştirildiği şeritlerde çapa bitkileri çeşitleri hasat edilinceye kadar otlatma yapılamamaktadır. Ayrıca yabancı ot kontrolü, böcek ve tarla faresi gibi zararlılardan korunma da çok güç olmaktadır.

Organik Tarımda Düşey Malçlama – Derin Toprak İşleme

Diğer yüzeysel toprak işleme yöntemleriyle etkili bir kök gelişmesi için gerekli ortam her zaman sağlanamamaktadır. Toprak sıkışması sorunu olan topraklarda su infiltrasyonu ve bitki kök gelişmesi bozulmaktadır. Düşey malçlama tekniğinde ekimden önce bitki sıraları altı dip kazanla işlenmektedir. Özel olarak hazırlanan bir sistemde dip kazanın açtığı çiziye malç malzemesi düşey olarak yerleştirilir. Bu işlem için pamuk tarımında kullanılmak üzere bitkiyi söken, parçalayan, düşey malçlama yapan ve düşey malçlama yapılan çizilerin üzerinde sırt oluşturan bir makine geliştirilmiştir. Bu işlem için 100-120 HP gücünde bir traktör kullanılmıştır.

Malç malzemesinin düşey olarak bir duvar şeklinde toprağa yerleştirilmensin faydaları şunlardır:

  • Bitki artıklarının toprağa gömülmesi haşere zararını ortadan kaldırır.
  • Organik maddenin toprağa iadesi ile toprağın durumu iyileşir.
  • Yerleştirilmiş elastik organik materyal toprak sıkışması sorununu ortadan kaldırır.
  • Toprağın su geçirgenliği artar, yüzey akışı azalır.

Organik Tarımda Kompost Kullanımı

Organik tarımda madde döngüleri genel anlamda ürün kaldırmakla sistemin kaybettiği maddeyi çeşitli organik formlarda toprağa geri vererek dengelenmeye çalışır. Hayvan gübreleri ve yeşil gübre ile birlikte organik tarımın en önemli bitki besleme girdilerinden birisi komposttur.

Organik Tarımda Kompost Materyalleri:

Organik Tarımda Kompost Materyalleri.

İşletme içi veya dışındaki organik yapılı materyallerin kompost haline getirilmesi işlemi, belli koşullarda ve materyale bağlı olarak değişik sürelerde gerçekleşebilmektedir. Gerekli olan süre materyale göre 6-24 ay arasında değişebilmektedir.

Küçük tarım işletmelerinde ve ev bahçelerinde eldeki materyal miktarı, kullanılabilecek yer, ayrılacak iş gücü (ortalama 10 ton kompost 30 iş/gün) gibi faktörlere bağlı olarak yığın yöntemlerinden birisi tercih edilir. Küçük yığınlarda materyaller kıyılıp karıştırıldıktan sonra yığılarak sulanıp kapatılır. Küçük yığınlarda yüzey alanı genişleyeceğinden nem ve sıcaklık kayıpları fazla olur. Yığın bol güneş, yağmur ve rüzgâr almamalıdır. Hava geçirgen olmalı ancak ısıyı ve nemi tutacak şekilde örtülmelidir.

Materyali toplarken taze materyalin özellikle mutfaktan çıkan sebze ve meyve atıklarının soğuk ve kapalı tutulması mümkünse sap saman gibi materyalle karıştırılarak bekletilmesi önemlidir. Böylece kızışmanın başlayıp koku yapması, böcek, kurtçuk bulundurması aynı zamanda azotun amonyak olarak kaybolması önlenmiş olacaktır. Elde edilmek istenen son ürün miktarı, başlangıç materyalinin ağırlık olarak yarısından az, hacim olarak ise daha da yüksek bir kayıpla meydana gelir.

Biçilmiş çim kullanılacaksa yığındaki miktarı %50’yi geçmemelidir. Çimler anaerobik solunuma neden olmamak için soldurularak ve diğer maddelerle iyice karışımı sağlanarak kullanılmalıdır. Eğer bahçe peyzaj alanlarındaki temizlikten gelen kuru yaprak komposta girecekse oranı %20’yi geçmemelidir. Aksi halde işlemi yavaşlatır. Karbon ağırlıklı materyalden oluşan kompost (bir yığında bileşimi %60 oranına kadar çıkabilir) yavaş olgunlaşır. Toprağa uygulandığında besin maddelerinin salınımı ve toprağın su tutma kapasitesi yönünden daha uzun yıllar hizmet verir. Bu tür odunsu materyalin parçalanmadan sonra ön işlem olarak bir süre su içerisinde bekletilerek bünyesine su çekmesi sağlanır. Böylece üretimi hızlandırmaya yardım eder. Hayvan ürünlerinden kaynaklanan kalıntılar kullanılırsa mümkünse asitli bir sıvıya batırıldıktan sonra yığın yapılıncaya kadar talaş, saman gibi kuru karbon ağırlıklı materyalle karıştırılıp bekletilmelidir.

Kompost yapımında kullanılan en yaygın yığın yöntemi İndore yöntemidir. Bu yöntem ile materyal + gübre + toprak şeklinde tekrarlanan katlarla yığınlar yapılmakta ve yığının nemli kalması sağlanmaktadır. Yığın yapacağımız yer besin ve suyun sızmaması için beton bir zemin olmalıdır. İhtiyaç duyduğumuz anda su kaynağı kullanılabilmelidir.

Uzunluğu yerin ve malzemenin durumuna göre 3 m’den az olmamalıdır. Tüm malzemelerin parçalama ve kıyma işlemi yapıldıktan sonra yığın hazırlığına geçilir.

İdeal bir komposta ait özellikler Tablo 1.3’te verilmiştir.

İdeal bir komposto ait özellikler:

İdeal bir komposto ait özellikler.

Beton zemin üzerine en alta sap, saman gibi kuru malzeme sererek sızmalarla su ve besin kayıplarını en aza indirme yoluna gidilmelidir. Bunun üzerine 15-20 cm kalınlıkta kompost malzemesi konulur. Daha sonra kalınlığı 2,5 cm’yi geçmeyecek şekilde bir miktar toprak ya da eski kompost serilir. Bir ton komposta 10-100 kg sınırları arasında toprak girebilir. Bundan sonra gerekiyorsa azotlu ve fosforlu gübre serpilebilir. C/N oranı yüksekse azotlu gübre ilave edilebilir. Kalsiyum fosfat %2 dolaylarında uygulanır. Azotobakterilerin nitratın nitrite çevirmesinde ve materyalin suda çözünmesinde yardımcı olur.

Yığın yapma işlemine yükseklik istediğimiz ölçüye gelene kadar devam edilir. En son sulama işlemi de yapıldıktan sonra yığın kapatılır. Aralara belli aralıklarla havalanma sopaları koyup yığın son şeklini aldığında bunlar çıkarılır. Son işlem olarak yığın sulanarak karıştırılır ve kapatılır. Örtü olarak havalanmayı kolaylaştıracak bir malzeme tercih edilmeli, eğer naylon kullanılacaksa hava delikleri açılmalıdır.

Kompost yapımında en yaygın olarak uygulanan İndore yöntemi:

Kompost yapımında en yaygın olarak uygulanan İndore yöntemi.

İklim şartları, yığına giren materyalin parça büyüklüğü, kimyasal yapısı, nem ve havalandırma durumuna göre kompostun oluşumu bu metotla 2 ay-2 yıl arasında değişir. Başlangıçta 7 – 15 günde bir havalandırma, karıştırma ve eksilen nemin ilavesinden sonra yığın yeniden kapatılır. Kompostlaşma işlemi 3 – 4 yığın açımından sonra gerçekleşmişse elenme işlemine geçilir. Bu aşamada nem %40’ın altına düşmüştür. Elek üstü materyal yeni kompostlarda kullanılır. Olgunluk şu şekilde anlaşılır;

  • Materyalin kahverengi siyah humuslu toprak görünümü ve kokusu alması,
  • Nötr veya hafif alkali pH’ta olması,
  • İçerisinde bazı toprak canlılarının görünmesi ile anlaşılır.
  • Son üründe C/N oranı 12-15/1 civarında yani topraktaki dengeli mikrobiyal faaliyet için ideal oranına yakındır.

Kompost; tarım, hayvancılık, fidancılık, peyzaj düzenlemesi, çiçekçilik ve ormancılıkta yaygın olarak kullanılır. Zirai ve bahçe bitkilerinin üretiminde, orman ve fidelerde, arazide veya saksılarda yetiştirilen bitkilerde, şifalı otların yetiştirilmesinde kullanılabilir. Aynı zamanda tarım topraklarının organik maddelerinin verimliliğini muhafaza etmek, peyzaj oluşturmak, terk edilmiş maden ocaklarını tarıma elverişli hale getirmek ve katı atık depo alanlarını örtmek için kullanılır.

Kompost sayesinde atık maddeleri değerlendirerek kaynak kazanılmış, organik çöplerin uygun olmayan koşullarda depolanmasıyla oluşan doğal kaynakların kirlenmesi ve bozulması önlenmiş olur.

Kompostun tarımda kullanımı doğrudan toprağa uygulama veya bitki yetiştirme ortamı olarak kullanma şeklinde olur.

Doğrudan toprağa uygulanan kompost bitkiye besin elementi sağladığı gibi toprağın fiziksel ve kimyasal özellikleri üzerinde de etkili olur. Bu nedenle sorunlu toprakların iyileştirilmesinde kullanılır.

Kompostun araziye uygulanması:

Kompostun araziye uygulanması.

Kompost ilavesi toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini iyileştirir. Kompost organik maddelerin kısmen stabil olan bir formudur. Kompostun toprağa ilave edilmesi ile ham yoğunluk azalır.

Kompost sıkı toprakların havalanmasını ve drenajını, kumlu toprakların ise su tutma kapasitesini iyileştirir ve bir arada tutar. Kompost ayrıca toprağın değiştirme kapasitesini artırır ve toprağı bir arada tutar. Saksı karışımlarında kompost, köklerinin kolayca büyüyebilmesi için gereken maddelerin çoğunu sağlar. Diğer maddeler ile beraber kullanıldığında kompost su ve toprağın değişme kapasitesini artırır. İlave olarak kök büyümesi için gereken hava boşluğu miktarını artırır. Kompostun pH’ı genellikle nötre yakındır. Bu, zirai ürünlerin çoğunda istenen bir pH değeridir.

Komposttaki bitkisel besin maddelerinin çoğu organik formdadır. Potasyum gibi bir kısmı hemen kullanıma hazır olup, bir kısmı ise zaman içinde elverişli forma mineralize olmaktadır. Tarla koşullarında kompost uygulamasını izleyen mevsimde azotun %25’inin elverişli durumda olduğu belirlenmiştir. Azotun mineralizasyonunun devam etmesi nitrat yıkanmasına neden olur. Çevre kirliliği ve ekonomik açıdan istenmeyen bir durum olan nitrat yıkanması örtü bitkisi yetiştirilmesi ile önlenir.

Kompostun bitkiye besin elementlerini doğrudan sağlaması dışında, birçok dolaylı etkisi de bulunmaktadır. En önemlisi bitki besin element döngüsünü iyileştirmesidir. Toprağın fosforu fiksasyon kapasitesi kompost uygulaması ile önemli ölçüde azalır. Bir diğer dolaylı etkisi ise toprağın katyon değişim kapasitesini (KDK)’ni artırmasıdır. Toprağın bu özelliklerinde görülen iyileşme gübrenin kullanım etkinliğini de artırmaktadır.

Kompostun toprak özellikleri üzerindeki etkileri kompostun verimsiz toprakların ıslahında kullanılabileceğini göstermektedir. Örneğin, asidik toprakta yetiştirilen bitkinin besin element içeriği üzerine olumlu etkisi, alkali ve tuzlu toprakların ıslahı ve ağır toprakların strüktürünün düzeltilmesi gibi nedenler söylenebilir.

Kompostun yetiştirme ortamı olarak kullanımı gittikçe artış göstermektedir. Bunun birçok nedeni vardır. En önemlilerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Gıda üretiminde kullanılamayan kompostun süs bitkileri ve ağaçlarının gübrelenmesinde kullanılması,
  • Torfun maliyetinin yüksek olması,
  • Doğal dengeyi koruma çabası ve çevre bilincinin gelişmesi,
  • Torfun teşvik ettiği toprak patojenlerini kompostun baskı altına almasıdır.

Kompostun yetiştirme ortamı olarak kullanımı tarlaya uygulanmasına göre farklılık göstermektedir. Bunun nedeni kompostun kök bölgesindeki miktarıdır. Doğrudan toprağa uygulamada kompost kök hacminin %1’ini teşkil eder. Yetiştirme ortamı olarak kullanıldığında ise kök bölgesinin %10-100’ünü teşkil eder.

Kompost olgunlaşmamış veya stabilize olmamış ise elverişli şartlarda parçalanma devam eder. Mikrobiyal aktivite, ortamdaki çözünmüş oksijen ve azotu geri alır. Tuzluluk, organik molekül ve fitotoksik iyonların konsantrasyonu, pH, fitopatojen organizmalar gözlenmeli, gerekliyse düzeltilmelidir. En önemlisi ortamın fiziksel özelliğidir. Yüksek hacim ağırlığı ve düşük poroziteye sahip kompostlar (örneğin şehir atığı ve lağım çamuru ) ortamın en az kısmını teşkil etmelidir. Büyüme ve verim daha az önem taşıyorsa bu oran artırılabilir.

İlk yorumu siz yazın

Lütfen yorum bırakın.

E-mail ve isim zorunlu değildir.