Yabancı Ot Regülasyonu | Organik Tarımda Mücadele | Organik Tarım

Organik Tarımda Yabancı Ot Regülasyonu ile Biyolojik Mücadele

Yabancı otun, herhangi bir hastalık etmeni veya böceklerle kontrol altına alınmasına biyolojik mücadele denir. Bu mücadele, herhangi bir pestisit kullanılmadığı için entegre savaşımda önemlidir. Ancak başarıya ulaşabilmek için; yabancı ot üzerinde elde edilen biyolojik ajanın mutlaka etkinliğinin saptanması gerekir. Marmara bölgesi sanayi domatesi üretim alanlarında sorun olan canavar otu (Orobanche) türlerinin doğal düşmanı Phylornyza orobanchia Kalt.’nın bulaşıklılığı üzerinde yapılan araştırmalarda yörenin tamamının parazit ile bulaşık olduğu fakat popülasyonun yeterli olmadığı saptanmıştır. Popülasyon; Balıkesir’de %6.1, Karacabey’de %32.2, Biga’da %7.8, Mustafakemalpaşa’da ise %25.8 olarak bulunmuştur. Popülasyonun yeterli düzeye çıkamamasının en önemli nedeni yörede yaygın olarak pestisit kullanılmasıdır. Bilinçsizce kullanılan pestisitler, canavar otunun mücadelesinde önemli bir yere sahip olan bu sinek türünü öldürmektedir. Organik tarım içerisinde pestisit kullanımı olmadığı için, sinek popülasyonunda önemli bir artış olacaktır. Bu da canavar otu kontrolünde önemli bir artış sağlayacaktır.

Pytomyza orobanchia:

Pytomyza orobanchia.

Beyaz çiçekli canavar otu:

Beyaz çiçekli canavar otu.

Karakavuk (chondrilla juncea), ülkemiz tarımı için fazla ekonomik değeri olmayan bir yabancı ottur. Fakat Avustralya’da buğday alanlarında çok fazla zarar vermektedir. Bu yabancı otu, bir pas türü olan Puccinia choudrillina etkili biçimde kontrol altına alabilmektedir. Ülkemizden toplanan pas fungusu sporları Fransa’da bazı elektroforez çalışmalarından sonra Avustralya’da biyolojik ajan olarak kullanılmaktadır.

Önemli bir yabancı ot olan Cirsium arvense (köy göçüren) ile biyolojik savaşımda Puccinia xanthii ve Puccinia punctiformis kullanılmaktadır. Kültür bitkilerinde çok önemli zararlara neden olmayan Hetiotrapeum europeum ile mücadelede Uromyces heliotropiiden yararlanılmaktadır.

Organik Tarımda Yabancı Ot Regülasyonu ve Allelopati

Bitkilerin köklerinden toprağa bıraktıkları kimyasallarla diğer bitkilerin çimlenmesi ve gelişmelerini engellemeleri olayına allelopati denir. Bu etkileşim iyice aydınlatıldığında kimyasal savaşımın yerini alacaktır. Bazı kültür bitkilerinin yabancı otlara allelopatik etki gösterdiği yapılan çalışmalarla saptanmıştır.

Turp ekstraktlarının, kanyaş rizomlarının sürmesine olan etkisinin 2 şekilde olduğu düşünülmektedir. Bunlardan biri, direkt olarak sürmeyi önleyen inhibitörleri içermesi, diğeri ise özellikle kanyaş rizomları üzerindeki toprak kökenli Fusarium spp. gibi patojenlerin çoğalmasını teşvik etmesidir. Turpun bağlı bulunduğu Brassicaceae familyasına ait türlerdeki hardal yağı ve bu gruba ait diğer bazı kimyasallar, toprak kökenli pek çok fungusun kontrolünde kullanılmaktadır. Kültür turpunun allelopatik etkisinin, yapısındaki hardal yağından kaynaklandığı sanılmaktadır. Bugüne kadar yapılmış çalışmalarda allelopatik etkisi saptanmış yabancı otlar aşağıda belirtilmiştir;

Allelopatik etkili yabancı otlar;

  • Agrostemma githago Eluisine indica,
  • Allium vineale Hemartia altissima,
  • Amoranthus retroflexus Lolium multiflorum,
  • Amarantus spinosus Lactuca scarioja,
  • Ambrosia artemisiifolia Matricarla inodora,
  • A. psilostachyta Poa spp.,
  • A. trifida Polypgonum aviculare,
  • Artemisia vulgaris Porientale,
  • Avena fatua P persicaria,
  • Brassica sp. Portulaca oleracea,
  • Carnelina alyssum Salsola kali,
  • Cynodon dactylon Setaria viridis,
  • Euphorbia esula Setaria faberi,
  • E. supina Stellaria media.

Yabancı otların, kültür bitkilerinin suyuna, ışığına, besinine, mineral maddelerine ortak olarak meydana getirdikleri zararları arasına bugün bir de allelopati eklenmiştir. Allelopatinin bu olumsuz etkisinin azaltılıp, kullanım sahasının geliştirilmesi beklenmektedir.

Kültür bitkileri ile yabancı otlar arasındaki allelopati, tarımımız için oldukça önemli gelişmelere neden olacak boyuttadır. Bu ilişkiden elde edilecek veriler sayesinde yabancı ot kontrol mekanizmalarına bir yenisi daha eklenebilecektir. Bu mekanizma kimyasal mücadeleye alternatif olarak düşünülmektedir. Kültür bitkilerinin allelopatik etkili kimyasallarından yapılacak preparatlarla herbisit kullanımının sınırlanacağı, doğal bir mekanizmayla yabancı otların kontrol edilebileceği düşünülmektedir. Bitkilerin kendi savunmaları için salgıladığı kimyasal bileşikler üzerinde bilgiler arttıkça, bunların pestisit olarak kullanılması çevre kirliliği bakımından da çok olumlu olacaktır. Çünkü bu bileşiklere gerek yabancı otların, gerekse diğer organizmaların bağışıklık kazanması oldukça güçtür.

Allelopatinin etkisi çevreye bırakılan kimyasal bileşiğe bağlıdır. Bu durum allelopatiyi rekabetten ayıran çok önemli bir noktadır. Bilindiği gibi rekabet; su, mineral maddeler, besin elementleri ve ışık gibi faktörleri aynı habitatı paylaşan bitkiler arasında bir çekişmeyle azaltılmasıdır. Yabancı ot kontrolüne yeterince önem vermeyen tarımımız dikkate alındığında bu ilişkinin önemi daha net ortaya çıkmaktadır. Çünkü zararsız görülen, bazen mücadele yapma gereği bile duyulmayan yabancı otlar, tarım için elverişli topraklarımızı sistemli bir şekilde zehirlemekte ve sadece rekabet gücüyle değil, allelopatik etkili kimyasallarıyla da kültür bitkisinin verimini azaltmakta, gelişimini engellemekte hatta daha tohum döneminde kültür bitkisinin çimlenmesine mani olmaktadır. Böylece yabancı ot mücadelesinin gerekliliği bir kez daha vurgulanmış olmaktadır.

Bu konuda yapılan diğer çalışmada, allelopatik etkiye sahip bazı kültür bitkilerinin organik tarım yapılan pamuk alanlarında bulunan yabancı ot, tür ve yoğunluğuna etkisini saptamak amaçlanmıştır. Bunun yanında yeşil gübre olarak tarlaya uygulanan bu bitkilerin pamukta verim ve kaliteye etkileri de araştırılmıştır.

Allelopatiyle ilgili yapılan ve uygulamaya aktarılabilen çalışmalardan en güzel örneklerden biri Çukurova’da yapılan ve pamuğun çok önemli bir yabancı otu olan kanyaşın

(Sorghum halepense (L. Pers.) mücadelesinde antep turpunun (Raphanus sativus L.) kullanılabileceğini ortaya koyan bir çalışmadır (Uygur ve ark.,1991).

Bu çalışma sonucunda; Çukurova’daki pamuk üreticilerinin bir kısmı, pamuktan önce tarlalarına Antep turpu ekerek bunu daha sonra toprağa karıştırmakta ve böylece tarlalarında kanyaşın çıkışını büyük oranda engellemektedirler.

Organik Tarımda Yabancı Ot Regülasyonu ve Tarımsal Mekanizasyon

Yabancı ot tohumlarının çimlenmesi veya vejetatif çoğalma birimlerinin sürgün vermesi ışık, sıcaklık ve toprak nemine bağlı olarak değişmektedir. Ayrıca toprak işleme şekilleri ve derinliği de çimlenmeyi teşvik etmekte veya engellemektedir. Özellikle dormansi süresi kısa olan yabancı ot tohumlarının, kısa süreli olarak bazı çimlenme isteklerinin kaldırılmasıyla popülasyonlarının bir ölçüde kontrol altına alınmasına olanak sağlamaktadır.

Özellikle pestisit kullanmanın çevre kirliliği sorununu beraberinde getirmesi nedeniyle, kullanımı minimuma indirilmeye çalışılmakta ve başka mücadele yöntemleri arayışına gidilmektedir.

İngiltere’de yapılan bir çalışmada geleneksel pullukla toprak işlemenin diğer farklı toprak işleme yöntemleriyle karşılaştırmalı olarak tahıllarda yabancı ot florasına etkileri incelenmiştir. Sonuçta derin toprak işleme ve pullukta çobandeğneği (Polygonum aviculare) ve ahtere (Fumaria officinalis) diğerlerine göre çok daha yoğun bulunmuştur. Yüzeysel toprak işlemede ise yabani yulaf (Avena falua) yoğunluk kazanmıştır. Buğdayda yapılan diğer bir çalışmada da direk ekim veya yüzeysel toprak işlemede tilkikuyruğu (Alopecurus myosuroides) pulluğa göre daha yoğun bulunmuştur.

Sıfır toprak işleme ile ekim uygulamaları erozyonun engellenmesi, bir yıl önceki artıkların oluşturduğu malçlama ile su kaybının önlenmesi ve organik maddelerin mineralize olmasını yavaşlatmak amacıyla uygulanmaktadır. Geleneksel pullukla toprak işleme yıllardan beri yapılmaktadır. Ayrıca yine toprak işlemede derin veya daha yüzeysel toprak işlemeyi sağlayan tarım aletleri kullanılmaktadır.

Yabancı otları kontrol etme amacıyla geliştirilen fırçalama aletleri:

Yabancı otları kontrol etme amacıyla geliştirilen fırçalama aletleri.

Buğdayda farklı toprak işleme yöntemlerinin bazı yabancı ot popülasyonuna etkileri konusunda yapılan diğer çalışmada dutzi, rototiller, pulluk ve amazon kullanılmıştır. Çalışma sonucu geniş yapraklı yabancı otlar, pullukla işlenmiş parsellerde yoğun çıkış gösterirken, dar yapraklı yabancı otlar direkt ekim ve minimum toprak işleme yapılan parsellerde fazla miktarlarda çıkışlara neden olmuşlardır.

Yabancı otları kontrol etmek amacıyla geliştirilen fırçalama aletleri:

Yabancı otları kontrol etmek amacıyla geliştirilen fırçalama aletleri.

Ancak yabancı ot florasındaki değişmeler bir yıl içinde izlenebildiği gibi birkaç yıl uygulama sonunda daha geniş ve çarpıcı sonuçlar elde edilebilir. Bu nedenle konunun daha da açıklık ve kesinlik kazanması için çalışmaların farklı ekoloji, toprak ve kültür bitkilerinde sürdürülmesi gereklidir.

İlk yorumu siz yazın

Lütfen yorum bırakın.

E-mail ve isim zorunlu değildir.



Sayfa Başı