Fındık Üretiminde Kültürel İşlemler | Meyve Yetiştirme

Fındık ve Sulama

Ülkemizde Karadeniz kıyılarındaki fındık bahçeleri, iklim çok yağışlı olduğu için genellikle sulanmaz. Bununla birlikte ilk üç büyüme sezonu boyunca sulanan bahçelerdeki ağaçların, verime yatacak büyüklüğe daha erken ulaşacağı bildirilmektedir. Ancak daha kurak alanlarda kurulan fındık bahçelerinde sulama, mutlaka gereklidir.

Fındık ve İlaçlama

Fındık Bitkisinde Görülen Zararlılar

Fındık Kurdu (Balaninus nucum L.)
Erginleri 6-9 mm boyda, kirli sarı veya kül renginde hortumlu bir böcektir. Kahverengi ve aşağı doğru kıvrık olan hortum dişilerde vücut boyuna yakın, erkeklerde daha kısadır. Bütün bahçelerde bulunmasına rağmen daha çok orman kenarlarına yakın ve kuzeye bakan bahçelerde bulunur. Fındık kurdunun fındıktaki zararı iki şekilde olur. Bunlar:

Fındık Kurdunun Beslenme Nedeni İle Yaptığı Zararlar

Fındık kurdu mart ayı başından itibaren sürgünleri ve yaprakları kemirerek zarar yapar. Böceğin esas zararı fındık taneleri üzerinde beslenmeye başladığı zamandan itibaren görülür.

Bu zarar şekli dönemlere göre değişir.

  • Sarı karamuk: Mercimek iriliği büyüklüğüne ulaşan fındık meyveleri fındık kurdu tarafından sokulup içersindeki etli kısım kemirilince (böcek bu etli kısımla beslenir) burada bir ölü tabaka meydana gelir. Yumuşayan bu ölü tabaka sarı bir renk alır. Kabuk içinde oluşan bu renk daha sonraları kabuk üzerine çıkar. Bu arada meyve beslenemediği için küçük kalır ve kabukta çüküntüler oluşur. Bu tip zarar şekline “Sarı karamuk” denir. Bu tip zararın çoğu mayıs ayında görülmektedir.
  • Kara karamuk: Fındık kurdunun beslenmek için yaptığı ikinci bir zarar şeklidir. Fındık meyveleri normal büyüklüğüne ulaştığı zaman zarara uğrarsa meyve içi kararır. Kabukta oluşan çatlaklardan dışarı sızan siyah sıvı zuruf ve kabuğu kirletir. Bu zarar şekline “Kara karamuk” denir. Bu tip zarar genellikle haziran ayında olur.

Fındık Kurdunun Yumurta Koymak İçin Yaptığı Zararlar

Hasattan sonra harmanda görülen delikli fındıklar bu tür zararın sonucu oluşmaktadır. Dişi fındık kurdu fındık meyvesinin kabuğunu delerek altına yumurtasını koyar. Yumurtadan çıkan larva veya kurtçuk iç fındığı yer ve onun bozulmasına sebeb olur. Böylece bir dişi böcek yumurta koymak suretiyle ortalama 42 meyveyi zarara uğratır.

Bir fındık kurdu beslenme yoluyla ortalama 200 meyveyi zarara uğratır. Buradan da anlaşılacağı gibi bir çift fındık kurdu ölünceye kadar ortalama 440 meyveyi zarara uğratır. Görüldüğü gibi fındık kurdunun beslenmek için yaptığı zarar yumurta koymak için yaptığı zarardan daha fazladır.

Fındık Kurdu Mücadelesi
İlaçlama, bahçedeki erkenci çeşitlerin yarıdan fazlası mercimek büyüklüğüne (3-4 mm) yaklaşınca yapılmalıdır. Ergin çıkışının tamamlanmak üzere olduğu bu dönem bölgede nisan ayı sonuna rastlar.

İlaçlamaya başlamadan önce bahçedeki zarar yoğunluğunun saptanması gerekir. Bu amaçla 1-10 dekar büyüklüğündeki bahçelerden 10 ocak, 1030 dekar büyüklüğündeki bahçelerden 20 ocak ve 30 dekardan büyük bahçelerden de 30 ocak bahçeleri temsil edecek şekilde işaretlenir. İşaretlenen bu ocaklar, sabahın erken saatlerinde veya akşamüzeri sakin, rüzgârsız ve yağışsız günlerde (Kapalı ve yağışsız havalarda bu işlem günün her saatinde yapılabilir.) 3*3,5 m boyutlarındaki beyaz bir bez üzerine silkelenmelidir. Bez üzerine 10 ocaktan 3 veya daha fazla fındık kurdu ergini düşmüşse bu bahçede mutlaka ilaçlama yapılmalıdır. Eğer 3’ten az veya hiç düşmemişse ilaçlama yapmaya gerek yoktur.

Fındık kurdu lavra çıkışı ve ergin fındık kurdu:

Fındık kurdu lavra çıkışı ve ergin fındık kurdu.

Fındık Filiz Güvesi (Gypsonoma dealbana FröhI.)
Erginler 4,5 mm boyunda, ön kanatları sütlü kahverengi olup beyazdır. Larvaları açık sarı renkte baş ve ense siyah kahverengi seyrek ve kısa kıllarla kaplıdır. Özel bir fındık zararlısıdır. Tırtılları yeni oluşan tomurcuk ve sürgünlerin özüne girerek onların kurumalarına sebep olur.

Fındık filiz güvesinin larvası ve yapmış olduğu zarar:

Fındık filiz güvesinin larvası ve yapmış olduğu zarar.

Fındık Filiz Güvesi Mücadelesi

Mücadeleye fındık toplandıktan sonra yapraklarda orta damarla yan damarların meydana getirdiği üçgen şeklinde tırtılların beslenme arazları iyice belirlenince başlanmalı, tırtılların erkek organlara (püslere) veya kozalaklara göç ettiği yaprak döküm başlangıcında (eylül sonları) son verilmelidir.

İlaçlamaya başlamadan önce bahçedeki zarar yoğunluğunun saptanması gerekir. Bu amaçla 1-10 dekar büyüklükteki bahçelerde 10, 10-30 dekar büyüklükteki bahçelerden 20 ve 30 dekardan büyük bahçelerden 30 Ocak işaretlenir.

Her ocaktan alt, orta ve üst kısımlardan olmak üzere toplam 30 yaprak alınır. Sonra bu yapraklar üzerindeki kahverengi tırtıl beslenme arazları sayılır. Buradan 100 yaprağa isabet eden ortalama araz bulunur.

100 yapraktan en az 15 veya daha fazla araz var ise o bahçede ilaçlama yapılmalıdır.

Fındık Kozalak Akarı (Eriophyes avellana Nal)
Zararlı çıplak gözle görülmeyecek kadar küçük, ortalama 0,09 mm uzunluğunda, ince, uzun silindir veya havuç şeklinde mat beyaz renkli bir akardır. Üreticiler tarafından mantar veya fındık gülü olarak da adlandırılan fındık kozalak akarı, fındıkların meyve ve sürgün gözlerine girerek onları şişirir, gal hâline sokar.

Fındık kozalak akarı tarafından gözlerde meydana gelen zarar:

Fındık kozalak akarı tarafından gözlerde meydana gelen zarar.

Fındık Kozalak Akarı Mücadelesi

Yapraksız dönemlerde kozalakların toplanıp imha edilmesi yoğunluğu azaltır. İlaçlı mücadeleye yeni sürgünler üzerinde dipten itibaren üçüncü yaprak, uçtaki yaprakcık grubundan ayrılıp arkaya devrildiği zaman başlanır. Ancak ilaçlanacak bahçedeki sürgünlerin çoğunluğu bu dönemde gelmiş olmalıdır. Sürgün diplerinde karşılıklı olarak bulunan ve gelişmeyen muhafaza yaprakcıkları dikkate alınmamalıdır. En uygun ilaçlama zamanı nisan ortalandır. İlk ilaçlamadan 15 gün sonra yapılacak ikinci bir ilaçlama ile daha iyi sonuç alınır.

İlaçlamaya başlamadan önce bahçedeki kozalak yoğunluğunun saptanması gerekir. Bu amaçla 1-10 dekar büyüklüğündeki bahçelerden 10, 10-30 dekar büyüklüğündeki bahçelerden 20 ve 30 dekardan büyük bahçelerden 30 ocak tesadüfen işaretlenir. İşaretli her ocağın birer dalındaki kozalaklar sayılır.

Bir dalda ortalama 5 veya daha fazla kozalak varsa o bahçede ilaçlama gereklidir.

Mayıs Böceği (Melolontha melolontha L.), Fındık Zararlısı
Erginleri 2,5-3 cm boyunda genellikle kızıl kahverengi görünüştedir. Larvalar karakteristik olarak karın etrafında kıvrık, tombul ve beyazdır. Tam gelişmiş larvanın boyu 4-4,5 cm’dir.

Mayıs böceği larvaları köklerin kabuk ve kambiyum tabakalarını kemirerek zarara uğratır. Ayrıca odun kısmında yarım silindir şeklinde oyuklar meydana getirir. 1-2 cm çapındaki kökleri kopararak dalların ve neticede ocakların kurumasına sebeb olur. Üreticiler tarafından ”Kadı lokmasu” veya ”Manas” olarak da adlandırılan mayıs böceklerinin erginleri nisan-mayı aylarında topraktan çıkarlar. Güneş battıktan sonra uçuşarak ağaçlar üzerine konar, yaprak ve çiçeklerle beslenirler.

Fındık zararlısı mayıs böceği lavrası ve ergini:

Fındık zararlısı mayıs böceği lavrası ve ergini.

Mayıs Böceği Mücadelesi

Mücadele larvaların zararını önlemek için yapılır. Erginler görüldükleri zaman toplanıp öldürülmelidir. Toprağın işlenmesi sırasında görülen larvaların toplanıp imha edilmesi yoğunluğun düşmesine katkıda bulunur. Larvalara karşı ilaçlı mücadele, sonbahar yağmurlarını müteakip hava sıcaklığının uygun durumda olduğu eylül başından itibaren ekim ayı ortalarına kadar yapılabilir. Bu devrede hem larvaların çoğu kolayca mücadele yapılacak ikinci dönemdedir ve hem de toprak ilacın karıştırılması için uygun durumdadır.

Dalkıran (xyleborus (Anisandrus) dispar fabr), Fındık Zararlısı
Dalkıran zararlısının dişileri 3-3,5 mm erkekleri 2 mm uzunluktadır. Yarım küre görüşündeki erkekler açık kestane renklidir. Dişilerin rengi erkeklerden daha koyudur. Ergin dişiler fındık dallarında galeriler (delikler) açarak zayıflamaya, kırılmaya ve yoğun saldırılarda kurumaya sebep olurlar.

Fındık zararlılarından dalkıran lavrası, pupası ve ergini:

Fındık zararlılarından dalkıran lavrası, pupası ve ergini.

Dalkıran Mücadelesi

Dalkıran mücadelesi ergin dişilerin galeri açmalarını önlemek gayesiyle yapılır. Bunun için de ergin böcek çıkışı döneminde dalları ilaçlı bulundurmak ve mekaniksel yollarla zararlı yoğunluğunu azatmak gerekmektedir. Dalkıran daha ziyade bakımsız, zayıf kalmış, budaması yapılmamış, toprağı işlenmemiş ve gereği gibi gübrelenmemiş fındık bahçelerinde zarar yapar.

Dalkıran ergin dişilerinin açtığı fındık dalındaki galeril (delik):

Dalkıran ergin dişilerinin açtığı fındık dalındaki galeril (delik).

Kış boyunca bulaşık, delikli, kuru ve zayıf dallar kesilerek yakılmalıdır. Zira dalkıran kesilip bahçede bırakılan dallarda daha iyi barınmaktadır. Ergin çıkışı genel olarak takriben haziran ayının ikinci yarısında başlar. Bu dönemde ilaçlama yapılacak bahçelerde taze odun talaşlarının varlığı ile görülebilen yeni galeriler aranmalı ve tespit edilince ilaçlamaya başlanmalıdır. Ayrıca kitlesel yakalama için kırmızı kanatlı yapışkan tuzaklar kullanılmalıdır.

Fındık zararlıları için kırmızı kanatlı yapışkan tuzaklar:

Fındık zararlıları için kırmızı kanatlı yapışkan tuzaklar.

Uç Kurutan (Obera Linearis L.), Fındık Zararlısı
Erginler 3-4 mm eninde, 11-16 mm boyunda, siyah renkli ve uzunca görünüşlüdür. Larvaları mum sarısı renkte 20-25 mm uzunlukta olup bacakları yoktur. 1-2 yıllık genç sürgünlerin özünde beslenen larvalar, uzunluğuna galeriler açarak sürgünlerin kurumalarına sebep olurlar.

Fındık zararlılarından uçkurutan ergini, larvası ve zararı:

Fındık zararlılarından uçkurutan ergini, larvası ve zararı.

Uç Kurutan Mücadelesi

Genç sürgünlerde kurumaların iyice belirdiği temmuz ortalarından yaprak dökümüne kadar olan süre içinde kurumakta olan tüm uç sürgünler kesilerek yakılmalıdır. Yoğunluk fazla ise ilaçlama yapılmalıdır.

İlaçlı mücadele, çıkan erginlerin yumurta bırakmalarının önlenmesini amaçladığından ilaçlamaya mayıs ayı ortalarından sonra başlanabilir. Bu zamandan itibaren ergin çıkışı izlenmeli ve çıkış başlayınca ilaçlama yapılmalıdır. Fındık kurdu ilaçlaması yapılan yerlerde ayrıca uç kurutan ilaçlamasına gerek yoktur.

Fındık Gal Sineği (Mikomyia coryl Kieffer)
Erginleri yaklaşık 2 mm boyunda, kırmızı renkli ve narin yapılı sineklerdir. Antenler her iki eşeyde de 14 parçalı olmasına karşın segmentlerin seyrek dizilmesi nedeniyle erkeğin anteni daha uzundur. Larvalar beyaz renkli 2,5-3 mm uzunluktadır.

Zararı yalnız larvalar yapar. Larvalar yaprakta damar boyunca, çotanakta yeşil zuruf üzerinde ya da sürgünlerin uç kısımlarında galler oluşturarak zararlı olurlar. Larva çıkışından sonra önce galler, sonra da galler arası kurumaya başlar. Fazla sayıda gal yaprağın tümünü kurutup dökebilir. Meyvelerde ise döküm olmaz. Ancak meyve gallerin basıncı altında gelişemez ve biçimsiz bir durum alarak zarara uğrar. Yine sürgün uç tomurcuklarında oluşan galler sürgün gelişmesini engeller. Bu bakımdan sürgün ucu ve özellikle meyve galleri yaprak gallerine oranla daha önemli olmaktadır.

Fındık Gal Sineği Mücadelesi

İlaçlamalar koruyucu olarak yapıldığında ilaçlanacak olan bahçelerin bir yıl öncesinden tespit edilmesi gerekir. İlaçlı mücadeleye ergin çıkışı ile birlikte, diğer bir deyimle o bahçedeki yeni fındık sürgünlerinin çoğunluğu iki yaprakcıklı olduğu dönemde (sürgün dibindeki iki koruma yaprakçığı dikkate alınmaz) başlanır. Yaklaşık mart ayı sonu nisan ayı başlarına rastlayan ilk ilaçlamadan 20 gün sonra ikinci bir ilaçlama yapılır.

Fındık Yaprak Bitleri (Myzzzocallis coryli Goeze)
Yaprak biti kışı yumurta döneminde geçirir. Yumurtalar mart başından itibaren açılmaya başlar ve 4-5 hafta kadar devam eder. Zararı, yaprak altında bitki öz suyunu emerek beslenmesi ile olur. Beslenme ağacın zayıflamasına ve verimin düşmesine neden olabilir. Bu zararlı aynı zamanda ballı madde salgılayarak fumajin (karaballık) oluşumuna da neden olur. Ayrıca virüs hastalıklarının taşıyıcılığını da yapabilmektedir.

Fındık zararlılarından, fındık yaprak bitleri:

Fındık zararlılarından, fındık yaprak bitleri.

Fındık Yaprak Bitleri Mücadelesi

Kışı dallarda yumurta döneminde geçirdiği için budama yapılmalıdır. Fındıklığın çok sık olmamasına dikkat edilmelidir. Popülasyon çok yoğun ise ilaçlama yapılmalıdır.

Virgül Kabuklu Biti (Lepidosaphes ulmi L.), Fındık Zararlısı
Ergin dişisinin kabuğu geniş virgül veya midye şeklindedir. Koyu kahverenkli ve 2,53 mm uzunluktadır. Daha ziyade yüksek rakımlı fındık bahçelerinde zarar yapan virgül kabuklu bitinin erginleri ve larvaları bitkinin öz suyunu emerek zayıflamasına, yoğunluğunun fazlalaştığı yerlerde kurumalara sebep olurlar.

Virgül Kabuklu Biti Mücadelesi

Bulaşmanın az ve sınırlı olduğu bahçelerde bulaşık dallar yumurtanın açılmasından önce kesilip bahçeden uzaklaştırılmalıdır.

İlaçlı mücadele zararlının kışlayan yumurtalarına karşı şubat-mart aylarında ve tomurcuklar patlamadan önce yapılır.

Tomurcukların patlamasından sonra yapılacak ilaçlamalar fındık yapraklarında yanmalar yapabileceğinden ilaçlamada geç kalınmamalıdır. İlaçlamada başarı bulaşık dal ve sürgünlerin ilaçlı su ile iyice ıslatılmasına bağlıdır. O nedenle bulaşık kısımların iyice ıslatılmasına özen gösterilmelidir. Yumurtadan çıkan larvalara karşı mayıs ayında ve çıkışın % 70-80’i bulduğu dönemde yapılabilecek yaz ilaçlaması zorunlu olmadıkça yapılmamalıdır. Fazla soğuk rüzgârlı veya don olma ihtimali olan günlerin kışlık yağışların yakıcı etkisini artırdığı göz önüne alınarak böyle zamanlarda ilaçlama yapılmamalıdır.

Fındık Bitkisinde Kahverengi Koşnil
Ergin dişinin kabuğu başlangıçta esmer kahverengi olup sonraları açık kahverengiye dönüşür. Yumuşak ve yarım küre biçiminde olan kabuğu boyu 3-4 mm, yüksekliği ise 1,5-2 mm’dir. Larvalar başlangıçta açık sarı sonraları kahverengi olurlar.

Kahverengi koşnilin larva ve erginleri yaprak ve sürgülerde emgi yaparak beslenirler. Ayrıca çıkardıkları tatlı madde ile karaballık (fumajin) oluşumuna neden olurlar. Böylece bitkilerin zayıflamasına, yoğun bulaşmalarda kurumalara ve neticede verimin azalmasına sebep olurlar.

Fındık zararlılarından, fındık koşnili ve yumurtası:

Fındık zararlılarından, fındık koşnili ve yumurtası.

Kahverengi Koşnil Mücadelesi

Zararlının yoğunluğunun az olduğu bahçelerde bulaşık sürgün ve dallar kesilerek bahçeden uzaklaştınlmalıdır. İlaçlı mücadele zararlının hareketli birinci dönemlerinde oluşan genç larvalarına karşı yapılır. Bu amaçla yumurta açılımının tamamlanmasına yakın haziran ayı sonlarında ilaçlama yapılır. Zararlının yoğunluğunun çok fazla olmadığı yerlerde ilaçlamaya gerek yoktur.

Fındık Kokarcası
Erginleri 11-14 mm boyunda yeşil-kahverengi, alttan koyu yeşil veya kırmızı renkli ve çürük yumurta kokulu bir böcektir. Fındık ürününün dökülmesine ve şekilsiz olmasına sebep olurlar.

Ergin fındık kokarcası:

Ergin fındık kokarcası.

Fındık Kokarcası Mücadelesi

Nimf çıkışının çok yoğun olduğu dönemlerde ilaçla mücadele yapılmalıdır.

Fındık yeşil kokarcasının meyvede yapmış olduğu lekeli iç zararı:

Fındık yeşil kokarcasının meyvede yapmış olduğu lekeli iç zararı.

Kır Tırtılı (Lymantria dispar L), Fındık Zararlısı
Ergin dişiler sarımtırak beyaz renkte olup kanatları üzerinde açık kahverenkli lekeler bulunur. Kışı yumurta hâlinde geçirirler. Mayıs ayı başında yumurtalardan larva çıkışı başlar.

Larvalar bitki yapraklarını yemek suretiyle zarar yaparlar. Temmuz ayı başlarında ağaçların gövdesi üzerinde pupa olurlar. Pupa süresi 10-15 gündür. Dişi kelebekler yumurtalarını ağaç gövdesi ve taş gibi yerlerin üzerine yapışık olarak bırakırlar.

Fındık zararlılarından kır tırtılı yumurtası, larvası ve fındıkta yapmış olduğu zarar:

Fındık zararlılarından kır tırtılı yumurtası, larvası ve fındıkta yapmış olduğu zarar.

Kır Tırtılı Mücadelesi

Bahçe kenarlarındaki yaşlı ağaçların kabukları üzerine bırakılan yumurta paketleri bulunarak ezilmeli, yazın yapışkan kuşaklarla yakalanan larvaları imha edilmelidir. Mayıs ayında larva çıkışı ile birlikte ilaçlama yapılmalıdır.

Fındık Bitkisinde Görülen Hastalıklar

Fındık Bakteriyel Yanıklığı (xanthomonas coryline dowson)
Bu hastalık tomurcuk, yaprak, dal, gövde ve arada sırada zuruf ve meyve üzerinde zarar yapar. Köklerde nadiren zarar yaptığı görülür. Yapraklar üzerinde oluşturduğu lekeler yuvarlak veya gayri muntazam bir şekildedir. Bu lekelerin çapları 1-2 mm civarındadır. Yeni oluşan lekeler donuk, sarımtırak yeşil renkte olup zamanla kırmızımtırak-kahverengiye dönüşür. Bakterinin esas belirtisi kabukla odun tabakası arasındadır. Hasta dalların epidermisi kesilerek kaldırıldığında iç kısımlarındaki dokuların küçük lekeler şeklinde kırmızımtrak-kahverengiye dönüştüğü görülür.

Bakteri bitkiden bitkiye yağmur, rüzgâr ve budama aletleriyle geçer. Hasta kısımlardan yağmurla yıkanan bakteri daha alt kısımlara bulaştığı gibi yağmur damlacığı basıncıyla sıçrayarak rüzgârlarla çevreye yayılır.

Budama sırasında hasta ve sağlam bitkiler beraber budandığından bitkiden bitkiye taşındığı gibi bahçeden bahçeye rahatça taşınabilmektedir.

Fındıkta bakteriyel yanıklık hastalığının verdiği zarar:

Fındıkta bakteriyel yanıklık hastalığının verdiği zarar.

Fındık Bakteriyel Yanıklığı Mücadelesi

Bu güne kadar bakteriyel yanıklığa karşı pratik, kesin ve etkili bir mücadele yöntemi bulunamamıştır. Buna karşın bakteriden zarar görmüş dallar ve sürgünler kesilip derhal yakılmalı ve budama yapılırken budama aletleri % 95’lik metil alkol ile dezenfekte edilmelidir.

Dal Kanseri, Fındık Hastalığı
Hastalığa neden olan etmen Nectria galligena Bres. adlı bir fungustur. Genellikle tomurcuk izleri, genç sürgünlerin etrafındaki çatlaklar, don, dolu, böcek veya diğer hastalık etmenlerinden dolayı oluşan çatlaklardan giren hastalık etmeni kabuk dokusunda enine ve boyuna ilerleyerek bu kısımlardaki hücreleri öldürerek küçük elips şeklinde kahverengi kanser yaraları meydana getirir. Daha sonra bu alanın merkezi çöker ve siyahlaşır. Bu durum hastalığın en tipik belirtisidir.

Fındık bitkisinde dal kanseri hastalığı:

Fındık bitkisinde dal kanseri hastalığı.

Dal Kanseri Mücadelesi
Hastalığın oluştuğu ince dallar, alt kısımlarındaki sağlıklı dokulardan kesilmelidir. Daha yaşlı dallarda veya gövdede ise hastalık dalı kuşatmadan kanserli doku sağlıklı dokuya kadar düzgünce oyulup temizlenmelidir.

Fındık Mozaik Virüsü Hastalığı
Hastalığa Elma Mozaik Virüsü (ApMV) neden olmaktadır. Hastalıklı ocaklarda herhangi bir belirti görülmeyeceği gibi bazen de belirtiler tek bir dalda ortaya çıkabilmektedir. Özellikle yaşlı yapraklarda klorotik halkalı lekeler, bant şeklinde veya çizgiler hâlinde sararmalar görülebilir.

Fındık mozaik virüs hastalığının verdiği zarar:

Fındık mozaik virüs hastalığının verdiği zarar.

Hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla yoğun bulaşıklı dallar kesilmeli, yaprak biti ve diğer emici böceklerin bahçede bulunması engellenmeli, yabancıot kontrolü yapılmalıdır.

Fındık Bitkisinde Gübreleme

Dikimden itibaren fındık fidanlarının sağlıklı olarak gelişebilmesi, iyi taçlanma gösterebilmesi ve verime yattıktan sonra da kaliteli ürün verebilmesi için fındık yetiştiriciliğinde gübreleme büyük önem taşımaktadır.

Fındık Gübrelemenin Esasları

Fındık kökleri ile her yıl topraktan devamlı besin maddesi almaktadır. Zamanla toprakta besin maddelerinin tükenmesi ile gelişim bozuklukları ve üründe azalmalar meydana gelir. Toprakta noksan olan besin maddelerinin tekrar toprağa verilmesi işlemine gübreleme, bu amaçla kullanılan materyale de gübre denilmektedir. Gübrelemeden beklenilen faydanın sağlanması, toprakta hangi besin maddesinin noksan olduğunun ve noksanlık derecesinin belirlenmesi ile mümkündür.

Gerek yeni dikim yapılacak gerekse de verim çağında olan bahçelerde fındığın normal bir gelişme gösterebilmesi için ihtiyacı olan besin maddelerinin belirlenmesinde mutlaka toprak ve yaprak analizlerinin yapılması gerekmektedir. Bahçelere analiz yapılmadan gübre verildiğinde birçok sakıncalar ortaya çıkmaktadır. Bu sakıncalar şunlardır:

  • Gereğinden fazla gübre kullanılabilir. Bu durumda hem ekonomik yönden çiftçi zarara uğrar hem de fazla miktarda verilen gübreden dolayı fındıkta gelişim bozuklukları olur. Ayrıca fazla verilen besin maddesi diğer elementlerin bitki tarafından alımını da engelleyeceğinden gübrelemeden beklenilen fayda sağlanamaz.
  • Fındığın ihtiyacı olan miktardan daha az gübre kullanılabilir. Bu durumda istenilen ürün alınamaz.

Kullanılacak gübrenin miktarı kadar gübrenin çeşidi, uygulama zamanı ve yöntemi de önemlidir. Toprak yapısına göre yanlış cinste gübre kullanıldığında toprağın fiziksel yapısında bozulmalar meydana gelir. Örneğin; asit karekterli bir toprağa asit karekterli gübre verildiğinde toprak daha da asitleşir.

Yeni Dikim Fındık Bahçelerinde Gübreleme

Arazi ve toprak hazırlığı yapıldıktan sonra dikilen fındık fidanlarının sağlıklı olarak gelişebilmesi ve verim yıllarında da bol ve kaliteli ürün verebilmesi için dikimden önce temel gübrelemenin yapılması gereklidir. Temel gübrelemenin de alınan toprak örneklerinde yapılacak analizler doğrultusunda olması zorunludur.

Toprağı organik maddece zenginleştirmek amacıyla dekara 3-5 ton çiftlik gübresi ve toprak analiz sonuçlarına göre tavsiye edilen miktarlardaki kireç, fidan çukurları açılmadan önce bütün arazi yüzeyine homojen olarak dağıtılmalı ve derince çapalanmalıdır. Ayrıca temel gübreleme olarak dikimden önce fidan çukurlarına tavsiye edilen çeşit ve miktarlardaki fosforlu ve potasyumlu gübreler karıştırılarak verilmelidir.

Dikimden önce yapılan bu temel gübrelemeden sonra birinci yıldan itibaren 5. yıla kadar her yıl fidan başına 40 g azotlu gübrenin yarısı mart ayı başında; diğer yarısı da mayıs sonu haziran başında olmak üzere fidanların etrafına muntazam bir şekilde verilmeli ve çapalanmalıdır. Bu şekilde ilk 5 yılda yapılan gübreleme ile fındık fidanlarında istenilen özellikte yıllık sürgün gelişmesi sağlanabilmektedir.

Verim Çağında Fındık Bahçelerinin Gübrelenmesi

Fındığın normal gelişebilmesi ve bol ürün verebilmesi topraktan aldığı besin maddeleri ile mümkün olmaktadır. Bu besin maddelerinden en önemlileri ise azot, fosfor, potasyum ve kalsiyumdur. Diğer besin maddeleri de fındık için çok önemli olmasına rağmen bunlar önceki besin maddeleri kadar önemli değildir.

Önemli besin maddelerinin noksanlık ve fazlalıklarında fındıkta görülen gelişim bozuklukları, noksanlığında verilmesi gereken gübreler ve uygulama yöntemleri bir bütünlük içinde ele alınmıştır.

Azotlu Fındık Gübreleme
Azot fındığın vegetatif gelişmesi ile direkt ilgilidir; noksanlığında ocağın gelişmesi zayıflar, sürgünlerin büyümesi gecikir, sürgünler kısa ve ince olup sürgün gelişmesi vaktinden önce durur. Yaprak ve meyve gözleri az olur, yaprak normalden küçük olup sarımsı-yeşil renk alır. Yapraklara elle dokunulduğunda sert bir his verir.

  • Azot noksanlığı; önce yaşlı yapraklarda sararma şeklinde kendini gösterir. Noksanlık ilerledikçe diğer yapraklar da sararmaya başlar ve vaktinden önce dökülür. Karanfillerin çok azı meyve bağlar. Meyveler fazla büyümez, küçük kalır ve dökülürler. Meyve zurufları kısa ve kıvrık uçlu olup açık yeşil renklidir.
  • Azot fazlalığında; ocakların gelişmesi çok kuvvetlidir. Sürgünlerin boyları uzun ve sağlıklı bir görünüşte, yapraklar büyük ve koyu yeşil renklidir. Buna karşılık dokuları yumşak ve fazla suludur. Sürgünler yeterince pişkinleşemezler. Bu da gerek kış soğuklarından ve gerekse hastalık ve zararlılardan fındıkların kısa sürede etkilenmesine sebep olur. Ürün fazla olmasına rağmen meyveler küçüktür. Meyvelerin kabukları kalınlaşır, iç meyvenin protein oranı artarken yağ oranı azalır. Dolayısıyla meyve kalitesi de düşer.

Fosforlu Fındık Gübreleme

  • Fosfor noksanlığında; fındık bitkisinin gelişmesinde genel bir durgunluk olur, sürgün gelişmesi gecikir, sürgünler kısa ve ince olur. Fosfor noksanlığı önce yaşlı yapraklarda görülür. Yapraklar önce koyu yeşil olmasına rağmen sonra yer yer morluklar görülür ve yaprakların alt yüzü boyunca kırmızılıklara rastlanır. Aşırı noksanlıkta morluklar bronzlaşır ve yapraklar dökülür. Yapraklar normal büyüklüğünü alamaz ve küçük kalır. Fındık mahsüle geç yatar, meyveler küçük kalır ve meyve olumu gecikir. Meyve dökümleri görülür, zuruflar kıvrık kenarlı ve kısa kalır.
  • Fosfor fazlalığında; toprakta bulunan azot, potasyum, demir ve aliminyum gibi önemli bitki besin maddelerinin alınması engellenir. Dolayısıyla bu besin maddelerinin noksanlıklarında meydana gelen arazlar ortaya çıkar.

Potaslı Fındık Gübreleme
Potasyum noksanlığında; sürgünler erken gelişmeye başlamasına karşılık gelişme yavaştır. Sürgün boyları kısa ve ince kalır. Potasyum noksanlığı önce yaşlı yapraklarda yaprağın küçük kalması şeklinde kendisini gösterir. Daha sonra yaprakların kenarlarında kavrulma meydana gelir ve genelde yaprak renkleri açık yeşile döner. Ayrıca yapraklarda kıvrılma görülür. Meyveler küçük kalır ve boş meyve oranı artar. Zuruflar kavruk ve zuruf uçları kıvrıktır. Bitki dondan ve hastalıklardan daha fazla zarar görür.

Fındık, Diğer Besin Maddeleri ve Uygulama Yöntemleri
Fındığın gelişmesi için ihtiyacı olan besin maddeleri sadece azot, fosfor ve potasyum olmayıp genel fonksiyonları ve yaptıkları işlem bakımından bunlar kadar önemli olan Ca, Mg, Fe, Mn. Zn, Cu, B gibi besin maddelerini de kapsamaktadır. Bu besin maddelerinin noksanlığı fındıkta son yıllarda yapraklarda sararma ve deformasyonlar, meyve dökümleri ve boş fındık oluşumunun artması şeklinde yer yer görülmeye başlamıştır. Yapılan yaprak analizlerine göre noksanlığı saptanan bu elementlerin uygulanması fındığın gelişmesi ve verimi üzerine olumlu etki yapacaktır.

Verim Çağındaki Fındık Bahçelerinde Kireçleme

Toprakta kireç noksanlığının fındıkta meydana getireceği zararlar diğer besin maddelerinin alınamaması ve toprak yapısının özelliği ile direkt ilgisi olup yaprakların vaktinden önce sararmaları, tepe sürgünlerinde kurumalar, zayıf kök teşekkülü ve azot, fosfor, potasyum noksanlığında görülen arazların meydana gelmesi şeklindedir.

Asit, toprakların kireçlenmesi ile toprakların fiziksel kimyasal ve biyolojik özellikleri düzeltilir. Toprağın havalanması, ısınma ve su tutma özellikleri de düzeltilmiş olur. Toprakta mikroorganizma faaliyetleri artar, bazı besin maddelerinin ayrışması ve bazılarının da topakta tutularak yıkanıp gitmesine engel olur. Özellikle asit karekterli olan toprak bünyesini de fındığın gelişmesi için istediği normal pH derecesine yükseltir.

Fındık bahçelerinin toprak analizleri sonucuna göre kirece ihtiyacı olup olmadığı ve ne kadar kireç verilmesi gerektiği tespit edilir.

Verim Çağındaki Fındık Bahçelerinde Çiftlik Gübresi Uygulanması

Toprağa verilecek çiftlik gübresi ve benzeri organik gübreler toprağın verimliliğinin artmasına, toprakta besin maddelerinin tutulmasına, su tutma kapasitesinin ve katyon değişim kapasitesinin yükselmesine, toprağın havalanma ve işlenmesine, toprağın erken tava gelmesine ve agregat teşekkülüne olumlu etki yapmaktadır.

Çiftlik gübresinin özelliğini kazanabilmesi dolayısıyla toprak ve fındık bitkisi üzerine olumlu etki gösterebilmesi için 6 ay veya 1 yıl kadar ihtimar yapmış olması gereklidir.

Çiftlik gübresinin bulunamadığı durumlarda toprağa organik madde kazandırmanın diğer bir yöntemi de yeşil gübrelemedir. Fındık bahçeleri için yeşil gübre bitkileri fiğ, yabani bezelye ve yulaf gibi bitkiler olup bunlar sonbaharda meyilli arazilerde dal iz düşümlerdeki 50-100 cm’lik halka şeklindeki banda, düz arazilerde ise tüm bahçeye ekilir, ilkbaharda çiçeklenmeden önce biçilerek toprağa karıştırılır.

Bu uygulamaya toprağın organik maddesi az olan yerlerde birkaç yıl üst üste devam edilmelidir. Ayrıca bahçelerdeki yaprak, mısır sapı vb. maddelerden elde edilecek çürüntüler de toprak verimliliğini artırmak için kullanılabilir. Bu artıkların çürümeleri yani yarayışlı hâle geçmeleri çiftlik gübresinde olduğu gibi bazı işlemlerin yapılmasını gerektirir. Çürüntü elde edildikten sonra fındık dal iz düşümlerine saçılarak toprağa 5-10 cm derinlikte karıştırılmalıdır.

Verim çağındaki fındık bahçelerine verilecek gübreler ve uygulama yöntemleri:

Verim çağındaki fındık bahçelerine verilecek gübreler ve uygulama yöntemleri.

Fındık Bitkisinde Budama ve Destek Sağlama

Fındık Budama Tekniği

Dikimde fidanlara şekil kazandırılması ile başlayan budama, fındıkta ekonomik verimlilik çağının sonuna kadar yıllık sürgün gelişiminin sağlanması, verimin artırılması ve ekonomik ömrün uzatılmasında olumlu sonuçlar sağlayan en önemli kültürel uygulamalardan bir tanesidir.

Budama ile:

  • Dikimde fidanlara şekil kazandırılmış ve bu şeklin muhafazası sağlanmış olur.
  • Her yıl çok sayıda uzun sürgünler oluşturularak bol ve kaliteli ürün alınması sağlanır.
  • Aşırı büyüme gösteren dalların birbirine girmesi önlenerek bakım, tarımsal savaş ve hasat işlemlerinin daha kolay yapılması sağlanır.
  • Hastalıklı, yaşlı, kuru, karacakart ve ocak içlerine yönelen dal ve dalcıkların çıkarılması ile ocakların yayvan bir taç kazanması sağlanmış olur.
  • Ocaklar arası mesafenin en az 4.5 m en fazla 6 m olmasını sağlamak için gerektiğinde ocakların çıkartılması ve ocaktaki ana dal sayısının 6-8’e indirilmesi ile güneşlenme, havalanma ve bitki besin maddelerinden en iyi şekilde istifade etmesi sağlanmış olur.
  • Fındıklık içersinden yabancı ağaçların çıkarılması ile gölgelenmeden meydana gelecek verim düşmesi önlenmiş olur.
  • Kök sürgünü verme eğilimi fazla olan fındıkta her yıl kök sürgün temizliği yapılmak suretiyle bunların besin maddelerini sömürmeleri önlenmiş olur.

Fındık Bitkisinde Budama Zamanı

Genel olarak fındıkta budama zamanı sonbahar aylarıdır. Fındıkta budamaya vegetasyonun durduğu ve büyük oranda yaprakların döküldüğü dönem dikkate alınarak başlanmalıdır.

Sonbaharda fındık budama işlemi:

Sonbaharda fındık budama işlemi.

Fındık Budamada Kullanılan Aletler

Budama testeresi: Ana ve yan dalların kesilmesinde kullanılır. Budamada kullanılan testerenin çeliği sert, ince, derin dişli ve keskin olmalıdır. Ayrıca fazla enli ve uzun olmamalıdır.

Fındık budama testeresi:

Fındık budama testeresi.

Budama makası: Yıllık sürgünler ile ince dalcıkların kesilmesinde kullanılır. Makasın keskin olması gereklidir.

Çepin: Bir tarafı keskin diğer tarafı çatal şeklinde olan çepinler kök sürgün temizliğinde kullanılır.

Fındık üreticisinin büyük bir çoğunluğu bu aletleri tanımadıkları gibi budama işlerinde yörelere göre ismi değişmekle birlikte ”Girebi” kullanmaktadırlar. Bu aletle dip sürgün temizliği, ana dal ve yan dalların kesimleri yapılmaktadır. Girebi ile yapılan budamada kesim yerleri yüksek olduğu gibi kesim yerlerinde yarılmalar meydana gelmektedir. Yarılan bu kesim yerleri de haşerelere yataklık teşkil etmektedir. Arzu edilmeyen bu durum nedeniyle budama işlemi testere, makas ve çepinle yapılmalıdır.

Girebi:

Girebi.

Terbiye Sistemine Göre Şekil Kazandırılmış Fındık Bahçelerinde Budama Tekniği

İlk beş yılda verilen terbiye sistemine göre şekil kazanan fidanlar, verim çağına girer ve bu verimlilik 12. yaştan sonra azami seviyeye ulaşır. Bu yüksek verimlilik genel olarak 20-25 yaşlarına kadar devam eder. Bu verim döneminde her yılın sonbaharında kurumuş, kırılmış, yaralanmış, hastalıklı, birbiri içersine giren dallar ile obur sürgünler ve verilen şeklin dışına taşan yıllık sürgünler budama makası ile kesilir. 20-25 yaştan sonra yan dallar üzerindeki dalcıklar sıklaşır ve yıllık sürgün uzunluğu da kısalarak verimde düşme başlar.

İşte verimin düşmeye başladığı fizyolojik dengenin bozulduğu bu dönemde yıllık sürgün miktar ve uzunluğunu artırmak için mümkün olduğu kadar verilen şekle bağlı kalmak kaydı ile 10 cm’den kısa yıllık sürgünler ve yan dallar üzerindeki dalcıklarda seyreltme yapılır. Dal içlerine ve tacın dışına taşan uzun sürgünler kısaltılarak vegetatif ve generatif gelişmeye hız kazandırılır. Dolayısıyle bozulan fizyolojik denge yeniden kurulacak şekilde yıllık budama işlemleri ağırlaştırılarak uygulanır.

Terbiye Sistemine Göre Şekil Kazandırılmamış Halk Bahçelerinde Budama Tekniği

Üretici bahçeleri tekniğe uygun dikim ve terbiye sistemine göre kurulmamış olduğundan gelişigüzel dallanma göstermektedir. Bu tür bahçelerde budama uygulaması da yapılmadığından her yıl düzenli olarak verim de alınamamaktadır.

Üretici bahçeleri:

  • Çok dikilmiş ve yaşlanmıştır.
  • Ocaktaki ana dal sayısı istenilen sayıdan çok fazladır.
  • Dikimde ana dallar arasında bırakılan mesafe çok dar tutulduğundan bir noktadan dallanma göstermekte, kökleri birbiri içinde gelişmekte, yüksekten dallanmakta ve dallar iç içe girmiş bulunmaktadır.
  • Ocak içleri kapalı olup havalanma ve güneşlenme yeterli değildir.
  • Ocaktaki ana dalların gelişmesi düzensiz ve dallar arasında yaş farkı bulunmakta olup hasat sırasında dalların birbirine sürtünmesinden dal ve dalcıklar kırılmakta, mahsul gözleri de dökülmektedir.
  • Fizyolojik denge bozulmuş, özellikle güneş görmeyen kısımlarda kısa, cılız ve birbiri içersine gelişme gösteren sıhhatsiz dallanma görülmektedir.
  • Hastalıklı, kuru, yaşlı dallar ile dip sürgünlerinin kesimi yüksek yapılmakta, ana kökler üzerinde bırakılan kök sürgünleri ile yıllardır üretime devam edildiğinden kökler kütükleşmiş ve fonksiyonunu yerine getiremez duruma gelmiştir.

Bu tür bahçelerde budamaya geçmeden önce ocaklar arsındaki aralık ve mesafeyi genişletmek amacıyla aralardan ocak çıkarılarak işe başlanmalıdır. Ocaktaki ana dal sayısının 6-8’e indirilmesi hedef alınmalı ve ocak içlerini açacak şekilde yanlara gelişme gösteren dallar bırakılmak suretiyle yaşlanmış, kurumaya yüz tutmuş hastalıklı dallar ve üstüste gelişme gösteren dallardan bir tanesi budama testeresi ile dipten kesilmeli ve kesim yerlerine aşı macunu sürülmelidir.

Ocak boşluklarında kök sürgünleri geliştirilerek ocağın boş kalan kısımları doldurulmaya çalışılır, geri kalan kök sürgünleri ana kökleri yaralamadan çepin ile dikkatlice temizlenir.

Ocakta bırakılan ana dallar tek tek elden geçirilerek budama makası ile iç içe girmiş, hastalıklı, kurumuş ve yaralanmış dal ve dalcıklar tırnak bırakılmadan kesilir. Ocak içlerine gelişen obur sürgünler alınır, yanlara fazla taşan sürgünlerde tepe vurması yapılır. Yan dallarda almaşıklı, uzun ve kuvvetli gelişen sürgünler bırakılır. Kısa gelişen sürgünler kesilerek seyreltme yapılır. Böylece gübreleme ile birlikte bozulan fizyolojik dengenin kurulmasına çalışılır.

Köklerde kütükleşme, ana dalların büyük çoğunluğunda karacakarta kaçma, sürgün gelişmesinde zayıflama ve dallarda çıplaklaşma varsa bu tür bahçelerin bozulan fizyolojik dengesini budama ve gübreleme ile sağlamak çok güçtür. Bu nedenle bu bahçelerin sökülerek 1-2 yıl dinlendirildikten sonra yenilenmesi gerekmektedir.

Fındık Bitkisinde Kök Sürgün Temizliği

Fındığın kök sürgünü verme temayülü çok fazladır. Ana dalların kökleri üzerinde her yıl bol miktarda gelişme gösterirler. Gelişen bu kök sürgünleri ocağın besin maddesine ortak olmakta, dalların sıklaşmasına sebep olmakta, havalanma ve güneşlenmeyi engellemektedir. Bu nedenlerle üretim süresi boyunca dikilen ana dal sayısı sabit tutularak gelişen kök sürgünleri sonbaharda ve mayıs sonu haziran başında olmak üzere yılda en az iki kez çepin ile temizlenmelidir. Ancak üretim süresi boyunca kurumuş, kırılmış, hastalıklı ve yaşlanmış dalların çıkarılması durumunda boşalan dal istikametinde büyüyen kök sürgünlerinden bir tanesi bırakılır ve geliştirilir. Böylece ocak içersinde boşalan dalların yeri doldurulmuş olur.

Fındık Üretiminde Yardımcı Kültürel İşlemler

Fındık yetiştiriciliğinde budama, gübreleme ve mücade uygulamaları yanında özellikle eski dikim bahçelerde alınması gereken birtakım kültürel önlemler vardır. Bunların başında çapalama, yabancı ot kontrolü, fındık ocaklarının arasında yetiştirilen meyve ağaçları, kızılağaç ve diğer ağaçların kesilmesi gelmektedir.

Böğürtlen bitkisi:

Böğürtlen bitkisi.

Yeni dikilmiş olan fındık fidanlarının besin maddesi ve suyuna ortak olmasını önlemek ve fidanların sağlıklı gelişmesini sağlamak için verim çağına kadar her yıl fidan çukurlarında sık sık ot temizliği yapılmalıdır.

Diken ve yabancı otlar mayıs ayı başı ve haziran ayı sonlarında yılda en az iki kez olmak üzere giribe veya tırpan ile temizlenmelidir. Bu şekilde yapılacak olan uygulamalar ile bahçe içersinde yetişen bitkilerin fındığın besin maddesi ve suyuna ortak olması önlenmiş olur.
Ayrıca büyük bir çoğunluğu % 40 meylin üzerinde olan fındık bahçelerinde yapılan uygun çapalama ile erozyona engel olunmakta ve fındık köklerinin kesilmesine de meydan verilmemektedir. Erezyon tehlikesi olmayan yerlerde sürüm yapılabilir.

Fındık bahçesi içersinde yetiştirilen meyve ağaçları, kızılağaç ve diğer yabancı ağaçlar fındık bitkisine gölge yaparak güneşlenmesini önlemektedir. Ayrıca besin maddesine ortak olmakta, gölgede yetişen fındığın yıllık sürgün gelişmesi cılız olmakta ve meyve tutum oranı da düşmektedir. Bu nedenle sonbaharda bahçe içerisinde yetişen bütün yabancı ağaçlar kesilerek bahçeden uzaklaştırılmalıdır.


İlginizi Çekebilir!
Facebooktwitterpinterestlinkedin

ilk yorumu siz yazın

Lütfen yorum bırakın.

E-mail ve isim zorunlu değildir.