Portakal Üretimi | Meyve Yetiştirme

Portakal Yetiştiriciliği

Portakal Bitkisinin Tanımı ve Önemi

Portakal (Citrus sinensis L. Osbeck); sıcacık turuncu rengi, parlak kabuğu ve yuvarlak formuyla gerçek bir güneşi andıran portakal, kış aylarının vazgeçilmez ve en bilindik meyvesidir.

Bugün elmadan sonra dünyanın en çok tüketilen meyvesi olan portakal, asırlar boyu az bulunması nedeniyle lüks lezzetler arasında yer almıştır. Hastalara şifa niyetine yedirilmiş, sofra dekorasyonunda kullanılmış, armağan olarak verilmiştir. İlk çağların “altın elma”sı portakal, türüne göre az ya da çok kalın ve içi keseceklerle dolu beyaz kabukla kaplı, etli, sulu, tatlı bir meyvedir. Navel portakal, çekirdekli veya hemen hemen çekirdeksiz sarı portakal, kan portakalı, ekşi olmayan portakal olmak üzere başlıca dört gruba ayrılır.

Özel kokulu bir yağ içeren ve turunçgiller ailesinden kabul edilen bu meyvenin anavatanı Çin’dir. Daha sonra başta İspanya ve tüm Akdeniz ülkelerinde, Güney Afrika ve Amerika gibi sıcak bölgelerde üretilmeye başlanmıştır. Portakalın yafa ( şamutu ), washington navel portakalı, ince kabuklu, karın kısmı geniş meme portakalı, valensiya gibi türleri Türkiye’de Akdeniz Bölgesinde özellikle Antalya ve Mersin’de yetiştirilmektedir.

Portakal, besin değeri yönünden zengin ve sevilen bir meyvedir. Önemli bir askorbit asit kaynağıdır. Vitamin, özellikle C vitamini yönünden oldukça zengin olan portakal, soğuk algınlıklarında, nezle ve griplerde birebirdir. Genelde kabukları soyularak yenilen portakalın suyu da kendisi kadar yaygın tüketilir. Doğal haliyle içildiği gibi alkollü ve alkolsüz kokteylerde de kullanılan meyve sularından biridir. Çok sayıda keseciklerle dolu olan kabuğundan parfüm, şeker sanayilerinde yararlanılır, serinletici içeceklerin yapımında uçucu yağları çıkarılır.

Fransızların portakallı ördeğini bilmeyenimiz yoktur. Çiğ haliyle tüketilmesinin yanısıra reçeli, konservesi yapılan portakal günümüz mutfaklarında çokça kullanılan bir lezzet halini almıştır. Pasta, tatlı, reçel yapımında kullanılan portakal, özellikle Fransız mutfağında ve kümes hayvanlarıyla pişen yemeklerde çokça tercih edilir.

Portakal:

Portakal.

Ülkemiz dünya turunçgil üretim alanının en kuzey sınırında yer almaktadır. Turunçgil üretimi ülkemiz ve bölgemiz açısından son derece önemlidir. 2004 yılında ürtetilen narenciyenin 850.000 tonunu portakal oluşturmuştur.

Türkiye, özellikle de Akdeniz ve Ege Bölgeleri, turunçgillerin üretim ve pazarlanması bakımından son derece elverişli ekolojik koşullara ve olanaklara sahiptir. 1994 verilerine göre, 1.928.000 ton olan Türkiye toplam turunçgil üretiminin 1.373.000 tonu iç tüketimde, 156.000 tonu endüstride kullanılmıştır. Toplam turunçgil meyveleri dış satımının da 129.000 tonunun portakal, 81.000 tonunun mandalina, 136.000 tonunun limon, 53.000 tonunun ise altıntoptan oluştuğu görülmektedir. Ülkemizde portakal üretimi en büyük payla (%92) Akdeniz Bölgesinde yer alan Antalya (%30), İçel (%27), Hatay (%15) ve Adana (%31) illerinden sağlanmaktadır. Akdeniz Bölgesinin Doğu Akdeniz bölümünün toplam portakal üretimindeki payı %65’tir.

Portakal Çeşitleri

Portakallar; turunçgil üretimlerinin yaklaşık %50’sini oluşturmaktadır. Önemli bazı portakal çeşitleri ve özellikleri aşağıda kısaca verilmiştir.

Washington Navel, Portakal Türü
Akdeniz Bölgesinde bilinen en eski göbekli portakal çeşididir. Göbekli portakallar grubunun temelini oluşturan bu çeşit, Brezilya’da doğal mutasyon sonucu ortaya çıkmıştır. 1945 yılında Kaliforniya’dan Antalya Narenciye İstasyonu’na getirilmiş ve Türkiye’ye buradan yayılmıştır.

Ağaç tacı yuvarlak ve orta büyüklüktedir. Meyveler ağaç üzerinde düzgün bir dağılıma sahiptir. Verimlidir ve genellikle periyodisite göstermez.

Meyve kabuğu; koyu portakal renginde, hafif pürüzlü, orta ince kalınlıktadır. Kabuk meyve etine sıkı bağlıdır. Muhafaza ve taşımaya elverişli bir çeşittir. Meyveler, yuvarlak ve yuvarlağa yakın şekilde olup stil ucunda değişen büyüklükte bir göbek bulunur. Meyve eti portakal renginde, gevrek, aromalı ve lezzetli bir çeşittir. Genelde çekirdeksizdir; ancak nadiren 1-2 çekirdeğe rastlanır.

Washington Navel, Portakal Türü:

Washington Navel, Portakal Türü.

Orta erkenci bir çeşittir. Kasım sonu-ocak ayı ortalarında olgunlaşır. Partenokarp olması nedeniyle, şiddetli soğuk, sıcak ve kuru rüzgârlar önemli meyve dökümleri meydana getirebilir. Ülkemizin çok lezzetli, standart sofralık çeşitlerinden birisidir. Parent Washington Navel, Atwood, Fisher ve Thomson gibi tipleri mevcuttur.

Navelina, Portakal Türü
Kaliforniya orijinli Navel türü portakallardan biridir. Ağaçları güçlü bir yapı ve gelişme özelliğine sahiptir. Verimli bir çeşit olup Washington Navel’den iki hafta daha erkencidir. İspanya’da ekim ayı ortalarından itibaren olgunlaşır. Göbekli portakallar içerisinde en erkenci çeşittir.

Meyveleri Washington Navel’den daha küçük ve oval şekillidir. İç olgunluğa, kabuk renginden önce ulaşır ve sarartma işlemi yapılmasında bir problem yoktur. Erken yaşlarda meyveye yatar. Çekirdeksizdir. İspanya’da yaygın olarak üretilmektedir. Avustralya ve Arjantin’de üretimi artmaktadır. Ülkemize İspanya’dan getirilmiş olan bu çeşitte henüz adaptasyon çalışmaları tamamlanmamıştır (bk. Fotoğraf 1.1.3).

Navelina, Portakal Türü:

Navelina, Portakal Türü.

Navelate, Portakal Türü
Ispanya’da Washington Navel’den mutasyon sonucu elde edilmiş bir Navel portakal çeşididir.

Güçlü ağaç yapısına sahiptir. Ağaçları Washington Navel’den daha büyük ve geniş fakat dikenlidir.

Meyveler orta büyüklükte olup Washington çeşidinden daha küçüktür. Meyve kabuğu daha ince, düzgün, fakat daha zor soyulabilir yapıdadır. Meyve iç kalitesi ve suyu oldukça iyi, tatlı ve aramalıdır.

Navelina, Portakal Türü:

Navelina, Portakal Türü.

Meyve ağaç üzerinde kalitesini kaybetmeden 4 ay süreden daha fazla kalmaktadır. Navel grubu içerisinde, geççi bir çeşit olması nedeniyle hasat dönemini zamana yaymak için kullanılabilecek çeşitlerden biri olarak düşünülmesine karşın, İspanya, Fas ve Güney Afrika’da verimin düşük olması, kabuğun zor soyulması ve ağaçların dikenli olması gibi olumsuz yönlerinin olmasından dolayı yetiştiriciliği fazla yaygınlaştırılmamıştır. Olgunlaşma zamanı ocak-nisandır. Lane late’den daha az verimlidir. Bu yüzden yerine Lane late ve Midknight tavsiye edilmektedir.Ülkemizde adaptasyon çalışmaları henüz tamamlanmamıştır. Çekirdeksizdir.

Lane Late, Portakal Türü
Avustralya’da 1950 yılında Washington Navel portakalının tomurcuk mutasyonu sonucunda elde edilmiş bir çeşittir. Ağaç özellikleri Washington Navel’e benzer. Göbekli portakal içerisinde geççi çeşitlerden biridir. Meyvede göbek, Washington Navel’e göre daha küçüktür. Meyve iç kalitesi ve usare miktarı iyi, tatlı ve cezbedicidir. Meyve suyunda az miktarda limonin bulunur.

Lane Late, Portakal Türü:

Lane Late, Portakal Türü.

Meyveler ağaç üzerinde kalitesini kaybetmeden uzun süre kalabilir. Göbekli portakallar içerisinde hasat dönemini geniş bir zamana yaymak için kullanılabilecek çeşitlerden birisidir. Hasat dönemi ocak-nisan aylarıdır. Washington Navelden iki ay geç, Valencia ile aynı dönemde hasat edilebilir. İspanya ve Avustralya’da bu çeşitten iyi ve kaliteli bir ürün alınırken, Güney Afrika’da meyvelerin yeşil kalması, düşük usare miktarı, kabuk yağının fazla oluşu ve meyve dilimlerinde beyaz albedo tabakasının fazla kalışı gibi istenmeyen özellikler göstermiştir. Avustralya’da yaygın olarak yetiştirilmekte olup Navel grubu portakalların %50’sini oluşturmaktadır. Ülkemizde henüz adaptasyon çalışmaları yapılmamıştır. Çekirdeksizdir.

Yafa ( Shamouti, Oval ), Portakal Türü
İsrail’de Beledy olarak isimlendirilen bir yerli portakaldan doğal mutasyon ile oluşmuş bir çeşittir. Meyve kabuğu sarı-portakal renginde ve pürüzlüdür. Ekolojiye bağlı olarak kabuk kalınlığı değişebilir. Meyvenin sap tarafındaki kabuk kısmı daha kalındır. Kabuğun meyve etine bağlılığı orta derecededir. Uygun ekolojik koşullarda çok üstün tat ve aromalı, sulu gevrek meyve etli, dilim zarları ince meyveler verir. Sofralık standart bir çeşittir. Muhafaza ve taşımaya elverişlidir.

Meyve şekli hafif oval ile oval arasında değişir (Şekil 6). Az çekirdeklidir (2-3 adet). Çok verimli fakat periyodisiteye eğimlidir. Meyveler ağaç üzerinde bir örnek dağılım gösterir. Ağacı iri ve piramidal taç oluşturur. Budamaya karşı oldukça duyarlılık gösterir. Orta mevsim portakalıdır. Ocak sonu – şubat ortalarında olgunlaşır. Genellikle İsrail, Kıbrıs ve Türkiye’de Mersin yöresinde üretimi yapılmaktadır.

Yafa ( Shamouti, Oval ), Portakal Türü:

Yafa ( Shamouti, Oval ), Portakal Türü.

Üstün kaliteli sofralık bir çeşit olmasına rağmen, periyodisite göstermesi, kaliteli meyve elde edilmesinde ekoloji seçici oluşu gibi olumsuz özelliklerinden dolayı, Navel grubu portakallar karşısında önemini kaybetmektedir.

Valencia, Portakal Türü
Doğal mutasyon sonucu oluşmuş İspanya kökenli bir portakal çeşididir. Türkiye’ye ilk defa 1936 yılında İtalya’dan getirilmiştir. Turunçgil yetiştiricisi ülkelerde en başta gelen portakal çeşidi olup son yıllarda ülkemizde de yetiştiriciliği hızla artmaktadır.

Meyve kabuğu sarı-portakal renginde, hafif pürüzlüdür. Kabuğun ete bağlılığı orta derecededir. Genelde dilim zarları kalıncadır. Muhafaza ve taşımaya elverişlidir. Usare bakımından zengin aromalı ve kalitelidir. Bu nedenle hem sofralık hem de sanayiye elverişli bir çeşittir. Meyveler hafif oval yuvarlaktır. Az çekirdeklidir.

Valencia, Portakal Türü:

Valencia, Portakal Türü.

Ağaçları dayanıklı, geniş, yuvarlak taçlı ve yüksek verimlidir. Ancak, periyodisite eğilimi vardır. Geçci olan bu çeşit mart, nisan ayında olgunlaşır. Meyveler ağaç üzerinde uzun süre kalabilir. Değişik ekolojik koşullara çok iyi uyum sağlayan bir çeşittir. Sıcağa en dayanıklı portakal çeşididir. Benny, Campbell, Cutter, Delicia, Delta, Frost, Hughest, Midknight, Olinda, Rohde Red, Valencia Late gibi birçok alt çeşidi vardır. Midknight ve Delta çeşitleri oldukça kaliteli olup, ayrı çeşitler olarak adlandırılmaktadır.

Moro, Portakal Türü
Sicilya kökenli bir İtalyan kan portakalıdır. Ülkemize 1936 yılında getirilmiştir. Meyve kabuğu hafif pürüzlü, kabuğun ete bağlılığı ve meyve et tesktür orta, kendine özgü kokusu olan çok lezzetli bir çeşittir. En erkenci renkli portakaldır. Verimli, az çekirdekli ve kolay soyulabilen bir çeşittir. Aralık ortalarından itibaren olgunlaşmaya başlar. Olgunlaştıktan sonra ağaç üzerinde uzun süre kalabilme özelliği yoktur.

Moro, Portakal Türü:

Moro, Portakal Türü.

Taracco, Portakal Türü
İtalya kökenli bir kan portakalıdır. Meyveler yuvarlak oval şekilli, orta iriliktedir. Meyve etinde renklenme orta koyulukta ve çizgiler halindedir. Usare miktarı yüksek aromalı bir çeşittir. Çekirdeksiz verimli bir orta mevsim portakalıdır. Aralık-ocak aylarında olgunlaşır. Olgunlaştıktan sonra meyveler ağaç üzerinde bırakılırsa şiddetli dökümler görülür. Muhafazaya elverişlidir. Kan portakalları içerisinde en kaliteli olanıdır. Ekolojik yönden seçici olması ve olgunlaştığı zaman fazla döküm yapması sebebiyle ülkemizde çok fazla yaygınlık kazanmamıştır.

Alanya Dilimli (Yerli Portakal), Portakal Türü
Kökeni üzerinde kesin bir bilgi bulunmayan Alanya ve yakın çevresinin ekolojisi dışında özelliklerini kaybeden yöresel yerli portakal çeşididir. Türkiye’de sadece Alanya ve çevresinde yetiştirilmekte, günümüzde giderek önemini yitirmekte ve yeni dikim alanlarında yer alamamaktadır. Kabuk, açık portakal rengindedir.

Alanya Dilimli (Yerli Portakal), Portakal Türü:

Alanya Dilimli (Yerli Portakal), Portakal Türü.

En önemli özelliği, kabuk üzerinde sap tarafından stil ucuna doğru 4-8 arasında değişen sayıda olukların bulunmasıdır. Kabuk kalınlığı 4,06 mm’dir. Olgunluk ilerledikçe kabuk kalınlığı incelir. Kabuk hafif pürüzlü, kabuğun ete bağlılığı gevşek, meyve eti koyu portakal renginde ve çok suludur. Meyveler küçük veya orta büyüklükte ve yuvarlak şekilli, genişliği 68,59 mm, uzunluğu 69,71 mm, ağırlığı 162,36 g’dır. Usare miktarı % 41,93, suda çözünebilir kuru madde miktarı (SÇKM) % 11,11, titre edilebilir asit miktar (A) % 1,51, SÇKM/A oranı 7,51 ‘dir. Meyve başına 0.23 çekirdek düşer. Verimlidir fakat mutlak periyodisite gösterir. Ağaç tacı, gençlik döneminde dağınık ve dikine büyür; olgunlukta ise, yuvarlak taç yapar. Bilinen portakal çeşitleri içinde kirece en dayanıklısıdır. Partenokarpiye eğilimi oldukça fazladır. Orta mevsim çeşididir. Alanya koşullarında ocak ayı içerisinde olgunlaşır.

Şeker Portakal (Yerli Portakal), Portakal Türü
Kökeni bilinmeyen asitsiz bir yerli portakal çeşididir. Meyve rengi soluk-sanya yakındır. Meyvelerin değişik görünüşlerinin çekiciliği yoktur. Meyveler küçük-orta büyüklükte, usare tulumcukları çok belirgin, sulu, aroma ve kalitesi iyi bir çeşittir. Meyve ağırlığı 131,96 g, uzunluğu 62,77 mm, genişliği 63,87 mm’dir. Kabuk kalınlığı 4,11 mm’dir. Meyve başına düşen çekirdek sayısı 2.09 adettir. Usare miktarı % 43,74, suda çözünebilir kuru madde miktarı (SÇKM) % 10,99, titre edilebilir asit miktarı (A) % O,22’dir. Kasım ayı başlarından itibaren olgunlaşmaya başlar. Yerli pazarlarda tüketilir.

Şeker Portakal (Yerli Portakal), Portakal Türü:

Şeker Portakal (Yerli Portakal), Portakal Türü.

Sanguinelli, Portakal Türü
İspanya kökenli bir kan portakalıdır. Meyveler yuvarlak oval şekilli, küçük-orta iriliktedir. Meyve eti parçalı renklidir. Usare miktarı %27 civarındadır. Çekirdeksiz sayılabilecek bir orta mevsim portakalıdır. Ocak-şubat aylarında olgunlaşır. Olgunlaştıktan sonra meyveler ağaç üzerinde fazla bekletilmemelidir.

Sanguinelli, Portakal Türü:

Sanguinelli, Portakal Türü.

Fukumoto, Portakal Türü
1983 yılında Japonya’da S. Fukumot tarafından geliştirildi. Hasat zamanı kasım-aralık aylarıdır. Erkenci bir portakaldır. Et rengi zengin ve parlaktır.

Cara Cara, Portakal Türü
Cara cara portakal Washington Navel portakalın mutasyonudur. 1976’da Venezuela’da geliştirildi. Washington Navel portakalın çoğu özelliklerini taşır, fakat meyve eti kırmızı etli bir greyfurt gibi koyu pembedir. Hasat zamanı aralık-mart aylarıdır.

Cara Cara, Portakal Türü:

Cara Cara, Portakal Türü.

Portakal Bitkisinin Genel İstekleri

Portakal yetiştiriciliği, ülkemizde tüm narenciyenin yarısını teşkil ettiğinden harcanan emek-sermaye ve zamanın boşa gitmemesi için; ekoloji, bahçe planlaması ve çeşit seçimi gibi konular çok iyi irdelenmelidir. Bir portakal bahçesinin planlanmasında birinci adım çevreyle ilgili özelliklerin tespitidir.

Portakal Bitkisinin Toprak İsteği
Dikimden önce arazinin toprağı, mutlaka analiz ettirilmelidir. Turunçgil bahçesi tesis edilecek yerin toprak derinliği en az 1.5-2 m olmalıdır. Turunçgil yetiştiriciliğinde üzerinde durulacak esas konu, toprağın havalanan bir yapıya sahip olmasıdır; çünkü turunçgil kökleri yüksek oranda oksijen ister ve havasızlığa çok duyarlı olup boğulma tepkisi gösterir. Bu sebeple toprak, havalanan-süzek bir karakter taşımalıdır.

Portakalların etkili kök derinliği 30-90 cm’dir. Toprağın havalanma miktarı düştükçe kökler toprak yüzeyine doğru çıkar. Portakal kökleri yatay olarak çok elverişli toprak koşulları ve anaçlara bağlı olarak 7,5 m uzaklığa kadar yayılabilir.

Portakallar için uygun topraklar; hafif ve orta ağır yapıda, iyi drene olabilen, gevşek ve iyi havalanabilen, kumlu, kumlu-tınlı, tınlı, killi tınlı yapıdaki topraklardır. Bunlar içerisinde, süzek ve iyi havalanabilen kumlu-tınlı topraklar ise en uygun olanıdır; taban suyu yüksek olan toprakları hiç sevmez. Böyle yerlerde, mutlaka drenaj yapılmalıdır. Ağır bünyeli ve fazla kireçli topraklar da turunçgiller için tercih edilmez.

Taban suyu seviyesi 1,5-2 m’nin altında orta bünyeli (kumlu-tınlı, killi-tınlı), gevşek, zengin, havadar, yapıda, su geçirgenliği iyi olan topraklar portakallar için uygundur. Ayrıca toprak pH’nın 5,5-6 olması idealdir. Ağaçlarda emici köklerin %85-90 kadarı toprağın 0-90 cm’lik katmanında bulunur. Genel olarak saçak kökler 5-120 cm’de bulunur. Dikim öncesi en az 120 cm’ye kadar toprak örneği alınmalı ve sonucuna bakılarak uygunsa bahçe tesis edilmelidir. Eğim %3 ve daha fazla ise teraslama yapılabilir. Topraktaki kireç miktarına mutlaka bakılmalı; çünkü kireç oranının %5’in üzerinde olması P, Fe gibi elementlerin alımını büyük oranda etkilemektedir.

Bunun yanısıra bahçe kurulacak toprağın fiziksel nitelikleri aşağıdaki gibi olmalıdır:

  • pH hafif asit veya nötr; yoksa hafif alkali olmalıdır.
  • Kil oranı %20’yi kesinlikle geçmemelidir. Kum oranı %50 civarında olması istenir. Tın oranı %20 civarında olmalıdır.
  • Toprağın geçirgenliği 10-20 cm/saat olmalıdır. Bu değer fazla olursa toprak çok süzek olacağından besin maddeleri ve gübre yıkanmak suretiyle akar gider.
  • Toprağın içerdeği boşluk-gözenek çok önemlidir. Topraktaki gözenek oranı hiçbir zaman %10’un altına düşmemelidir. Düşük ise havalanamaz, elverişli değildir.
  • Portakallar için topraktaki tuz miktarı %0,30’u geçmemelidir. Ayrıca yanlış sulama ve drenajsızlık tuzluluğu teşvik eder.

Portakal Bitkisinin İklim İsteği
Portakallar ülkemizde genellikle Akdeniz ve Güney Ege bölgelerindeki, iklim şartlarının uygun olduğu yörelerde yetiştirilir. İklim faktörleri denildiğinde temelde sıcaklık anlaşılmaktadır. Portakalların yayılma alanını en sınırlayıcı etmen düşük sıcaklıklardır. Düşük sıcaklıklar portakallarda meyve verimliliği ve kalitesini birinci dercede etkileyen iklim faktörleridir. Yetiştiriciliğini sınırlayan en önemli iklim olayı, düşük sıcaklıklardır (don). Türlerin düşük sıcaklıklara dayanıklıkları farklılıklar gösterir. Portakal -2°C altında zarar görür. Zararın şiddeti don olayının süresine bağlıdır. Uzun sürerse zararı da artar.

İkinci önemli iklim faktörü, rüzgârdır. Rüzgâr hem şiddetiyle (ağaçların kırılması, meyve dökümü, ağaç kollarının bir birine sürterek yaralanmalar)

Ülkemizde portakal olğunlaşma tarihlerini gösteri harita:

Ülkemizde portakal olğunlaşma tarihlerini gösteri harita.

Portakallarda zorunlu dinlenme yoktur. Çevre koşulları elverişli olduğu sürece büyüme sürer. Fakat subtropiklerde gelişme dönemleri söz konusudur ve büyüme çift sigmoid bir eğri izler.

Ekoloji tespitinde sıcaklık durumunu belirlerken soğuk akışını göz önününde bulundurmamız gerekmektedir; çünkü İç Anadolu’dan Akdeniz’e doğru daima bir soğuk hava akımı söz konusudur. Bu akış boylu boyunca uzanan Toros Dağları tarafından engellenmektedir.

Dağların soğuk akışını engelleyişi kademeli bir engelleme olup ovanın sahile yakın kesimleri ile soğuk havanın biriktiği bölgeler, turunçgil yetiştiriciliği açısından risk taşımaktadır.

Portakal Üretimi

Fidan üretiminde kullanılacak tohumlar, mutlaka virüs ve virüs benzeri hastalıklardan temiz olduğu bilinen ağaçlardan alınmalıdır. Tohum üretiminde kullanılacak meyveler ağaç üzerinden hasat edilmeli, yere düşmüş meyveler tohum üretiminde kullanılmamalıdır; çünkü meyvelerin dolayısıyla tohumların mantari hastalıklarla bulaşması söz konusudur.

Turunç tohumu ve çöğürleri:

Turunç tohumu ve çöğürleri.

Portakal ve Tohum Ekimi
Tohumlar, tohum yastığı olarak kullanılan sehpalara ya da plastikten yapılmış kasalara ekilebilir. Tohum kasaları ve sehpalar yeterli sulamanın yapılabilmesi için üst kısmında 2-3 cm boşluk kalacak şekilde harç karışımı ile doldurulur. Tohumlar şablon yardımı ile sıra üzeri 2,5 cm, sıra arası 4 cm olacak şekilde ve 1 cm derinlikte ekilir. Tohumların üzeri 1 cm kalınlığında harçla kapatılır. Bir lata yardımı ile üstteki harç bastırıldıktan sonra süzgeç başlıklı hortumlarla haftada bir kez sulanmalıdır.

Portakal ve Tohum Ekimi:

Portakal ve Tohum Ekimi.

Portakal Çöğürlerinin Şaşırtılması
Tohum yastığındaki çöğürler 10-15 cm boya ulaştıklarında içerisinde harç karışımı bulunan polietilen torbalara şaşırtılır. Ortalamadan önemli derecede büyük ya da küçük boya sahip çöğürler ile anormal yaprak özelliği gösteren tip dışı çöğürler kullanılmamalıdır.

Seçilen çöğürler kök tuvalet budamaları yapıldıktan yani fazlalık ve kıvrılmış olan kökleri alındıktan sonra 4,5-5,5 litrelik plastik torbalara şaşırtılır. Şaşırtma, dikim kazıkları yardımıyla açılan deliklere çöğürleri yerleştirip yan taraflardan bastırılarak yapılır. Şaşırtmadan hemen sonra bitkiler sulanmalıdır. Plastik torba ve saksılar, yeterli sulamanın yapılabilmesi için üst kısmında 2-3 cm boşluk kalacak şekilde doldurulmalıdır.

Plastik torbalara şaşırtılmış portakal çöğürleri:

Plastik torbalara şaşırtılmış portakal çöğürleri.

Portakal Çöğürlerinin Bakımı
Çöğür yetiştiriciliği süresince seralarda sıcaklık ve nem, kontrol altında tutulmalı, sulamanın düzenli yapılmasına özen gösterilmelidir. Aksi durumda, özellikle yüksek sıcaklık, %50’nin altındaki oransal nem ve sulamadaki düzensizlikler bitkileri strese sokar. Strese girmiş bitkilerde tepe büyümesi durur ve yan gözlerden sürgün oluşumu artar. Çöğürler 30-35 cm boya ulaştıklarında hereklere bağlanır.

Portakal Çöğürlerinin Bakımı:

Portakal Çöğürlerinin Bakımı.

Portakal Çöğürlerinin Aşılanması
Çöğürlerde aşı, iki değişik zamanda yapılır. En iyi sonuç alınan aşılama zamanı eylülekim döneminde yapılan durgun göz aşısıdır. İlkbaharın girmesi ve fidanlarda filizlenmenin (sürgün) başladığı zamanlarda Mart’ın 20’sinden başlayarak nisan ve mayıs ayları içerisinde sürgün göz aşısının yapılma zamanıdır.

Aşı için göz alımı:

Aşı için göz alımı.

Yukarıda belirtilen başlama tarihi, mevsim şartlarına bağlı olarak daha önce veya daha sonra olmak üzere değişebilir. Burada önemli olan ağaçların uyanması, yeterli ısı ve bir don olma ihtimalinin uzak olmasıdır. Aşı yapmaya başlamadan önce anaç üzerindeki diken ve sürgün gibi fazlalıklar alınır. Önceden ağzı bileylenmiş ve dezenfekte edilmiş aşı bıçağı kullanılarak aşıya başlanır. Ayrıca yapılan aşıları bağlamada kullandığımız aşı bağları da aşının tutması açısından çok önemlidir. Bunun için kullanmamız gereken aşı bağı, piyasada satılan ve plastikten yapılmış olan şerit aşı bağlarıdır.

Çöğürler, 1 m boy ortalamasına veya 0,5 cm çap ortalamasına ulaştıklarında aşılanabilir. Çöğürler, aşılama büyüklüğüne tohum ekiminden itibaren 8-9 ay içerisinde ulaşır. Aşılamada genellikle “T” göz aşısı kullanılır. Aşılama yüksekliği 25-30 cm olmalıdır.

Kullanılacak aşı gözleri virüs ve virüs benzeri hastalıklardan temiz olmalıdır; bu nedenle aşı gözleri, virüs ve benzeri hastalıklardan temiz, aşı gözü üreten resmi kuruluşlardan temin edilmelidir. Erdemli Alata Araştırma Enstitüsü ve bununa benzer araştırma enstitüleri virüs ve virüs benzeri hastalıklardan temiz aşı gözü üreterek fidan üretimi yapan resmi ve özel kurumlara dağıtmaktadır.

Yeni yapılmış aşı noktasının aşı bağı ile sarılması:

Yeni yapılmış aşı noktasının aşı bağı ile sarılması.

Aşılanan gözlerin sürmesini çabuklaştırmak ve fidan gelişimini hızlandırmak için 1520 gün sonra, aşı noktasının 5 cm üzerinden tepe kesilir. Gözler, aşılamadan 15-20 gün sonra sürmeye başlar. Bu arada aşı bağları çözülmelidir. Sürgün boyları 15 cm’ye ulaşınca hereklere bağlanır. Aşılanan gözün dışında anaçtan çıkan sürgünlerin büyümesine izin verilmez ve düzenli olarak koparılır. Aşılanan gözden çıkan sürgün 60 cm boya ulaştığında tırnak, aşı noktasının hemen üstünden yapılan kesimle çıkartılır. Sürgün boyu 80-100 cm’ye ulaştığında tepeleri 75 cm’den; satsumalar yavaş geliştiği için 65 cm’den vurulur. Kesim yapılan bu yüksekliğe taçlandırma yüksekliği denir.

Kesim yerinin altından birçok göz sürer. Tepeden itibaren 10 cm’lik kısımdan çıkan sürgünlerden 3 tanesi ana dalları oluşturmak üzere bırakılır ve diğer sürgünler alınır. Bırakılacak sürgünlerin ağaca iyi bir taç oluşturacak şekilde olmasına özen gösterilmelidir. Şekil budaması tamamlanan fidanlar, sera koşullarından doğal koşullara kolay uyum sağlaması için yarı gölgeli tel seralarda bekletilir ve toprakla kavuşacağı anı bekler.

Portakal Anaçları
Akdeniz Bölgesinde yetiştiricilik olan bütün çeşitlerin, uygun anacı, turunçtur.

Turunçgiller; dünyada en fazla üretimi yapılan meyve grubudur. İnsan beslenmesindeki önemi, kendine has renk ve kokusu, kozmetik sanayinin ham maddelerinden oluşu bunun nedenlerinden bazılarıdır. Tohum ve diğer vegetatif yollarla da çoğaltılabilen turunçgiller hastalıklar, iklim ve toprak şartları nedeniyle çoğunlukla anaç üzerine aşılanarak çoğaltılmaktadır.

1920’li yıllardaki Tristeza (Göçüren) salgını ve Florida’da meydana gelen don olayları sonunda dünyada turunçgil anaçları üzerine ciddi çalışmalar yapılmaya başlanmış ve değişik özellikte anaçlar ortaya çıkarılmıştır. Hastalık ve çevre şartlarına uyum yanında; ağacı erken meyveye yatırmak, ağaç ömrünü uzatmak, verimi artırmak, sık dikim, meyve kalitesini yükseltmek gibi amaçlarla anaç kullanılmaktadır.

İdeal bir turunçgil anacında aranacak özellikler:

  • Hastalık ve zararlılara karşı dayanıklı olmalıdır.
  • Yörenin toprak özelliklerine uyumlu olmalıdır.
  • İklim koşullarına özellikle soğuklara dayanıklılık göstermelidir.
  • Anaç olarak kullanılan meyveleri çok çekirdekli olmalıdır.
  • Anaç çeşit tohumlarında poliembriyoni oranı yüksek olmalıdır.
  • İyi bir turunçgil anacının, aşılandığında anaç-kalem uyuşması bakımından son derece iyi özellikler göstermesi lazımdır.

Anaç kullanımı söz konusu olduğunda virüs hastalıkları büyük önem taşımaktadır. Bu hastalıklara karşı turunçgil anaçlarında tepkiler farklıdır. En önemlisi Tristeza (Göçüren) hastalığıdır. Göçüren hastalığı için hemen karşımıza çıkan anaç, turunçtur. Dayanıklılık mekanizması ve hassasiyet, virüsün kendinden kaynaklanmaz. Tristeza’da ölüm birden olur. Daha meyveye fırsat vermeden ağaç kurur gider.

Soğuklara dayanmada en çok kullanacağımız üç yapraklı ve melezleridir ama diğer özelliklerini de göz önüne almak gerekir. Üç yapraklı anacın kireçli ve tuzlu topraklarda hassasiyeti fazladır.

Kirece ve tuza dayanma bakımından değerlendirildiğinde; üç yapraklı anacın her ikisine de duyarlı olduğu görülür. Doğu Akdeniz’de fazla kullanılmaz. Kirece en dayanıklı anaç turunçtur. Tuzluluğa dayanıklı anaçlar ise Kleopatra madalina ve Rangpur Laymı’dır.

Ağır ve ıslak topraklarda, üç yapraklı en elverişli anaçtır; kaba limon ve Rangpur Laymı hemen ölür. Kuru topraklarda, limon ve volkameriana kullanılır. Meyve kalitesini yükseltmek içinse üç yapraklı ve melezleri tercih edilir. Erken meyveye yatırmak için üç yapraklı ve melezleri avantajlıdır.

Ülkemiz için genelde; Doğu Karadeniz Bölgesi’nde üç yapraklı, Ege’de Sitranj (Carrizo ve Troyer), Akdeniz’de (Güney Ege dahil) turunç kullanılır.

Önemli Turunçgil Anaçları
Turunç (Citrus aurantium): 1920’li yıllara kadar dünyanın pek çok yerinde anaç olarak turunç kullanılmaktaydı. Ancak o yıllarda meydana gelen Tristeza (Göçüren) virüs hastalığı salgını sonucu dünyada yaklaşık 200 milyon turunçgil ağacı yok oldu. Bunun sonucu olarak hızlanan anaç çalışmalarıyla birlikte farklı anaçlar elde edildi ve turunç kullanımı geriledi.

Limonların bazıları ve satsuma mandarini dışındaki tür ve çeşitlerle genellikle iyi uyuşma gösterir. Turunç üzerine aşılı ağaçlar, standart büyüklükte taç oluşturur. Nuseller embriyonu oranı yüksektir. Çoğaltılması ve aşılanması kolaydır. Exocortis (Cüceleşme) ve Xyloporosis (Gözenek) hastalıklarına dayanıklıdır. Uçkurutan (Phoma tracheiphila) hastalığına duyarlıdır. Bazı turunç anaçları Phytophthora’ya dayanıklı iken bazıları hassastır; çünkü bütün turunç anaçları aynı özellikte değildir. Ülkemizde Doğu Akdeniz kesiminde yapılan çalışma sonucu 31 adet farklı turunç klonu saptanmıştır. Turunç ağır topraklarda gelişebilir, kirece karşı dayanıklıdır ve kazık kök yapmaya eğilimlidir.

Turunç meyvesi:

Turunç meyvesi.

Türkiye’de Muğla dahil tüm Akdeniz sahilinde anaç olarak kullanılır. Dünyada ise Tristeza’nın yaygın olmadığı yerlerde daha çok Akdeniz çevresinde ve bir miktarda A.B.D’de kullanılmaktadır.

Tüm Akdeniz Bölgesinde Yaygın Olarak Kullanılan Turuncun Özellikleri:

  • Kolay çoğaltılır.
  • Kireçli topraklara dayanıklıdır.
  • Tristeza (Göçüren) ve uçkurutan hastalıklarına duyarlıdır.
  • Bazı limonlar ve satsuma mandalina ile iyi uyuşmaz.
  • Cüceleşme, gözenek virüs hastalığı ve kök boğazı çürüklüğüne dayanıklıdır.
  • Ağır topraklarda gelişebilir, kazık kök eğilimi vardır.
  • Turunç üzerine aşılı ağaçlar standart taç oluşturur.
  • Dona dayanımı iyidir.

Aşağıda anaç olarak turunç kullanılarak elde edilmiş portakal fideleri göreceksiniz.

Turunca Washington Navel aşılanmış fideler:

Turunca Washington Navel aşılanmış fideler.

Turunca Navelina portakal aşılanmış fideler:

Turunca Navelina portakal aşılanmış fideler.

Turunca Valencia portakal aşılanmış fideler:

Turunca Valencia portakal aşılanmış fideler.

Turunca Yafa portakal aşılanmış fideler:

Turunca Yafa portakal aşılanmış fideler.

Üç yapraklı (Poncirus trifoliata), Portakal Anacı
Subtropik koşullarda yaprağını döken bir anaçtır. Önemli özelliklerinden biri soğuğa dayanıklı olmasıdır; ancak, sıcak iklimlerde soğuğa hassastır. Kök sistemi nispeten küçük olup ağır-killi topraklara uyum sağlayabilmektedir. Phytophthora’ya dayanıklı, uçkurutan, Tristeza (göçüren), Xyloporosis (gözenek), Psorosis (kavlama) hastalıklarına karşı toleranttır. Nematodlara, kirece ve tuza karşı duyarlıdır. Mekanik yolla taşınan Exocortis (cüceleşme) hastalığına çok duyarlı olduğundan özellikle budama aletleri iyi dezenfekte edilmelidir.

Üç yapraklı anaç ve meyvesi:

Üç yapraklı anaç ve meyvesi.

Üç yapraklı, üzerine aşılı ağacı erken meyveye yatırır ve meyve kalitesini olumlu yönde etkiler. Özellikle Eureka grubu limonlar (ör. kütdiken) ve laymlar dışındaki tür ve çeşitlerle genellikle iyi uyuşma gösterir.

Türkiye’de nemli olan Doğu Karadeniz’de ve az miktarda Finike-Kumluca civarlarında kullanılır. Dünyada Brezilya, Akdeniz çevresi, Avustralya, Uzakdoğu (özellikle Japonya’da Satsuma mandalina için) ve A.B.D.’de kullanılmaktadır.

Üç yapraklı anaç:

Üç yapraklı anaç.

Üç Yapraklı (Poncirus trifoliata) Anacın Genel Özellikleri

  • Kış soğuklarına en çok dayanan anaçtır.
  • Kök boğazı çürüklüğüne dayanıklıdır.
  • Akdeniz iklim kuşağında sorunları vardır. Daha çok Karadeniz ve Ege kıyı şeridinde yaygındır.
  • Erken verim alınmasını sağlar.
  • Cüceleşme hariç diğer virüs hastalıklarına dayanıklıdır.
  • Kireçli ve tuzlu topraklara dayanamaz, kloroz başlar. Nematod’a da duyarlıdır.
  • Portakal için uygun bir anaçtır.
  • Bodurlaştırma özelliği vardır.

Turunçgil yetiştiriciliğinde anaç seçiminde anacın özellikleri yanında yetiştirilecek tür ve çeşit, iklim ve toprak şartları, hastalıklar göz önünde bulundurulmalı ve seçim dikkatli yapılmalıdır.

Portakal Bahçesi Tesisi

Portakal Bahçesi Yerinin Seçimi

Çok yıllık kültür bitkilerinin yetiştiriciliğinde gelecek 10-15 yılı kapsayan analizlere göre tesis kurulması uygundur.

Portakal bahçesi tesis edilecek yerin seçiminde, yetiştirilecek tür ve çeşit için en yüksek ve en düşük sıcaklıklar düşünülmelidir. Bahçe tesis edilecek yerin rüzgâr zararına karşı korunaklı olmasına dikkat edilmelidir. Bahçe iç drenaja sahip olmalı ve bahçede yeterince derin ve verimli, yeksenak bir toprak bulunmalıdır. Ayrıca bahçede sulama için yeter miktarda ve iyi kalitede su kullanılmalıdır. Bahçe tesisi için seçilen alan donlara sıkça maruz kalmamalıdır. Bahçenin en az on yıllık iklim kayıtları gözden kaçırılmalıdır. Don gölü oluşumuna uygun çukur ve alçak araziler ile vadi tabanlarında bahçe tesisinden kaçınılmalıdır. Fazla yağış alan alçak arazilerde ise suyun drene edilebilme olanakları iyi araştırılmalıdır.

Portakal Bahçe Tesisi

Fide Temini
Portakal yetiştiriciliği için öncelikle, kaliteli fidan üretimi veya temini gerekir. Ticari turunçgil fidan yetiştiriciliğinde en çok kullanılan yöntem, çöğür anaçları üzerine istenilen çeşidi göz aşısı ile aşılamaktır. Portakal ağaçlarından bol verim alınabilmesi için; bahçe tesisinde virüs ve virüs benzeri hastalıklardan temiz, anaç-kalem uyuşması iyi, nematodlardan ari, adına doğru, bir örnek ve hızlı gelişme gösteren sağlıklı fidanların kullanılması gereklidir.

Toprağın Hazırlanması
Öncelikle tarlanın tesfiyesi yapılmalı ve pulluk tabanı olarak anılan sert kısım mutlaka patlatılmalıdır. En iyi patlatma zamanı toprağın kuru olduğu eylül ayıdır.

Tarla işleme kullanılan traktör pulluğu:

Tarla işleme kullanılan traktör pulluğu.

Tesfiye ve patlatması yapılmış toprağın dikimden önce ocak – şubat aylarında uygun bir herbisit ile ilaçlanması, bahçe tesisinden sonra sorun yaratan yabancı otlara karşı alınan tedbirlerin başında gelir.

Dikim Çukurlarının Açılması
Geniş bahçelerin tesisinde çukurlar burgu ile açılmalıdır. Fakat burgu ile çukur açarken yaş ve ağır yapılı topraklarda, çukurun yan duvarlarında kaymak tabakası oluşur. Bel veya kürek ile bu sert tabaka alınmalıdır. Küçük alanlarda kazma ve kürek ile çukur açımı en yaygın yöntemdir.

Fide yalaklarını kazmak için kullanılan burgu makinesi:

Fide yalaklarını kazmak için kullanılan burgu makinesi.

Seçilen türün ve çeşidin ağaç büyüklüğüne, arazinin eğimine ve uygulanacak kültürel işlemler düşünülerek dikim yapılacak yerlerde ölçüm yapılarak fidan dikilecek sıralar oluşturulup dikim yerleri tespit edilir. Dikim için iki fidan arasının portakal türlerine göre değişmekle beraber 7x7m veya 8x8m olması uygundur. Çukurların açılmasında değişik teknikler kullanılmasına karşın en uygunu kürek ve bel ile açılmasıdır. Çukurlarda 35- 40 cm çap ve 35 – 40 cm derinlik yeterlidir.

Portakal Fidesi Dikimi
Portakal fidesinin toprağa dikilmesi:

Portakal fidesinin toprağa dikilmesi.

Turunçgillerde dikilecek alan önce tesviye edilir, fidan yerleri belirlenir. Kare, dikdörtgen ya da üçgen dikim yapılabilir. Fidanlar 60×60 cm çapında, 40-50 cm derinliğinde bir çukur açılarak bir dikim tahtası yardımıyla dikilir. Kazık kök kesilir. Makaslar, seyreltilmiş Hypo ile temizlenmelidir. Dikim çukuruna 8-10 kg ahır gübresi konulabilir. Dikim sonrasında, fidan başına 30-40 litre can suyu verilmeli, fidan iyice tutuncaya kadar 10 günde bir sulanmalıdır. Güneşten korumak amacıyla, fidan gövdeleri kireç, tutkallı saman veya bezle kapanmalıdır.

Ülkemizde uygun dikim zamanı ilkbahar dönemidir. Şubat ortalarından nisan sonlarına kadar, dikime devam edilebilir. Dikimden önce, fidanlarda budama yapılmalıdır. Fidanların tutması ve gelişmesi için polietilen torbalarda yetiştirilen fidanlarda da, dikim budaması uygulanmalıdır. Polietilen torbalardaki fidanlar, genellikle gölge evlerinde ve seralarda yetiştirildiklerinden; dikimden önce, topluca 10-15 gün süreyle, güneş altında bekletilmelidir. Köklerin temizlenmesinden sonra fidan taşla doldurulmuş toprak üzerine konularak dikim yapılır. Turunçgil bitkisi derin dikilmemelidir.

Fidanın toprağa dikimini gösterir resim:

Fidanın toprağa dikimini gösterir resim.

Dikim Sonrası Yapılacak İşler
Fidanlar iyice tutuncaya kadar toprak tipine göre 10-15 günde bir sulanmalıdır. Fidanın dikiminden sonra dengeli ve sağlam bir taç oluşturmak amacıyla 60 cm’den tepe kesimi yapılmalıdır. Aşı noktası ile kesim yeri arasındaki mesafe 5-6 cm olmalıdır.

Genç fidanların gövdeleri, güneşin zararından korumak amacıyla gazete kağıdı veya kalın kağıtla sarılmalıdır. Fidan büyüdükçe kâğıt yerine kireç badanası yapılmalıdır. Yalnız kireç tek başına kullanıldığında çabuk yıkanan ve dökülen bir maddedir. Bunun için kirecin içerisine az miktarda beyaz tutkal karıştırılmalıdır.

Sık aralıklarla dikilmiş eski bahçelerden, yeterli miktarda ve kaliteli meyve elde etmek için, ağaçların mutlaka seyreltilmesi gerekir. Bu suretle, her türlü bakım işlemi de kolay uygulanabilir hale gelecektir. Seyreltme, verilen plana uygun olarak, köşegen doğrultusunda yapılmalıdır.

Turunçgil Bahçesi Kurulurken;
Toprak yapısı uygun olmalıdır. Çeşitlerin toleranslan kirece karşı farklı olabilir. Arazi, çukur ve don tehlikeli olmamalıdır.

Taban suyu 1,5 m’nin altında olmalıdır.

Sürekli ve hâkim rüzgâr varsa mutlaka rüzgâr kıran tesis edilmelidir.

Yüksek nispi nem olmalıdır; çünkü meyve kalitesi artar, usare miktarı yüksek olur.. Nemin az olması haziran-temmuz aylarında küçük meyve dökümüne neden olabilir.

Mümkünse (Özellikle kış ve ilkbahar donları yaşanan bölgelerde) bahçeler güney yamaçlara tesis edilmelidir.

Turunçgil fidanlarının dikim aralıkları, tüm çeşitler dâhil taç büyüklüğüne göre değişmektedir. Limon ve altıntopların 7x7m (20 adet/da.), Portakal ve geniş taç yapan mandalinaların 5×5 m veya 4×6 m (40-42 adet/da), küçük taç yapan mandarinlerin ise 4×3 m (83 adet/da.) aralıkla dikilmesi uygundur.

Bazı turunçgil çeşitlerinde kendine uyumsuzluk ve tozlayıcı gereksinimi vardır. Örneğin, Minneola Tanjelo, Robinson ve Nova çeşitleri tozlayıcı istemektedir. Fremont, Lee çeşidi bu amaçla kullanılabilir.

Fidanlar sertifikalı olmalıdır. Virüs ve virüs benzeri hastalıklardan ari ve nematodla bulaşık olmamalıdır.

Bahçe tesis edilmeden önce yaz aylarında (temmuz, ağustos, eylülde) dipkazan ile patlatmalıdır.


İlginizi Çekebilir!
Facebooktwitterpinterestlinkedin

ilk yorumu siz yazın

Lütfen yorum bırakın.

E-mail ve isim zorunlu değildir.